kapat

26.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
"Bir gün belki döner"
Ağca'nın, Papa suikastı sonrası İtalya'da tutuklanmasına misilleme olarak kaçırılan Emanuela Orlandi'nin ailesiyle 17 yıl sonra yüzyüze görüştük

Vatikan'da iki katlı bir evde oturan Orlandi ailesinin fertleri Anne Maria Orlandi ile baba Ercole Orlandi kızlarının Ağca'nın Papa suikasti sonrası, ülkücüler tarafından takas amacıyla kaçırıldığını bir kez daha vurguluyor. Baba Ercole, kaçırılış hikayesini şöyle anlatıyor;

"Emanuela 22 Haziran 1983 günü öğleden sonra flüt eğitimi aldığı Katolik Müzik Akademisi'nden çıkmıştı. Kızkardeşi Cristina ile 10 dakikalık mesafede Adalet Sarayı'nın önünde randevusu vardı. En son okul çıkışında, Senato'nun önündeki polisler görmüş. Senato önünde parkeden bir arabadan çıkan bir "bay"la konuşuyormuş. Bir satıcı. Emanuela bu baydan daha önce kızkardeşi Federica'ya sözetmişti. Avon kozmetik malzemeleri sattığını söyleyen ve Emanuela'ya yüksek bir parayla iş teklif eden biri. O "bay"a dair hiç bir bilgi yok..."

Anne Orlandi ise kızı Emanuela'nın çok iyi tanıdığı bir Papaz'ın arabasına bile binmeyecek kadar çekingen ve dikkatli bir çocuk olduğunu söylüyor.

"L'AMERICANO KAÇIRDI"
Baba Ercole Orlandi ekliyor:

Emanuela Çarşamba günü kaçırıldı. Cumartesi ve Pazar günü bir şahıs telefon etti. Kızımızı gördüğünü söylüyordu. Biz, daha sonra kaçıran örgüte 1 milyon dolar teklif ettik. Cevapları "Bizim arkamızda tahmin edemeyeğiniz kadar çok para var, paraya ihtiyacımız yok, biz sadece Ağca'nın serbest kalmasını istiyoruz" oldu.

5 Temmuz günü bazen takılarak konuşan, İtalyancası bozuk bir yabancı bize telefon etti. 'I'americano' (Amerika'lı) adını taktığımız bu şahıs aslında bir Türk ya da Doğu Avrupa vatandaşıydı. Telefon kayıtlarını dinleyenler bu yönde görüş bildirdiler. .

20 Temmuz 1983'de Vatikan'a gönderdikleri bir bildirinin gazetelerde tam olarak yayınlanmasını istiyordu. O tarihlerde örgütün talebi üzerine Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Casaroli ile doğrudan bir telefon hattı kurulmuştu. Görüşmeleri artık Vatikan yürütüyordu. L'Americano'nun söylediği en son sözlerden biri de "Ben grubun güverciniyim, kızınızı koruyacağım" oldu. Ancak bizi bir daha aramadı. Bir mesaj göndermek istiyorum: "Bunca yıldan sonra hayatta ise bizi arasın ve gerçeği söylesin..."

L'Americano 1984 Noel'inde ortadan kayboldu. Zaten Vatikan ve İtalyan devleti ile pazarlıkları yürütüyordu. Bu irtibatın neden ve nasıl bittiğini hiç öğrenemedik.

VATİKAN'IN KÖSTEBEKLERİ
Tahkikatları 5 ayrı savcı izledi. Gizli bir el bu tahkikatları bir hiçe doğru götürdü. Önemli bir olayı anlatmak istiyorum: Savcı Sica bir keresinde I'Americano'nun bize verdiği telefon randevusunu dinlemek için geldi. Gece vakti, sivil bir şekilde kendi cinquuecento FIAT arabasıyla. Bekledi ama telefon eden olmadı. Geceyarısı gitti. Sica'nın Vatikan'dan çıkışından 10 dakika sonra I'Americano aradı. Bana göre örgütün, Vatikan'da her şeyi gözleyen ve haber veren bir köstebekleri var. Emanuela'nın Roma'dan sonra kuzeyde Bolzano'ya oradan Almanya ve Fransa'ya Paris'e götürüldüğü saptandı. Dikkat ederseniz Oral Çelik de Fransa'dan İtalya'ya iade edildi ve daha sonra da geri verildi. Fransız gizli servisleri Papa'ya suikasttan önce sukikastle birlikte, bir Vatikan vatandaşının kaçırılacağı ihbarını da vermişler. Bunu bilen İtalyan gizli servisleri ne yaptı? Oral Çelik verdiği ifadelerinden birinde "Emanuela Orlandi davasında İtalyanlar her şeyi biliyor. Adliye binasında birileri kağıtları (belgeleri) değiştiriyor" dedi.

Orlandi ailesi, ayrıca 27 Aralık 1983 tarihinde Papa'nın Rabibbia Cezaevi'nde Ağca ile yaptığı 22 dakikalık görüşmede Ağca'nın suikastle ilgili günah çıkardığına, ancak Papa'nın, Katolik dininin gereği bunu hiç bir zaman açıklamayacağını söylüyor.

Baba Orlandi sözlerini şöyle tamamladı: "Emanuela Müslüman veya değil hiç önemi yok. Yeter ki sağ olduğunu bilelim. Bu konuda bize yardımcı olabilecek tek insan Mehmet Ali Ağca, ailesi. Yaşıyorsa Malatya'ya kadar gitmeye razıyım. Yıllarca kızımız belki bir gece döner diye anahtarı kapının üstünde bıraktık... Belki bir gün çıkagelir. "

Yasemin TAŞKIN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır