Cüneyt Tanman dünkü yazısında, Mustafa Denizli'yi Fenerbahçe Teknik Direktörü olduğu için koruduğumu yazmış. Cüneyt, Türkiye'de uzun yıllar futbol oynamış bir kardeşimiz. Çok kısa bir süre de Milli Takım'da Denizli'nin yardımcılığını yaptı. Ama yazarlıkta henüz çaylak. Hıncal'ı, Hüsnü Çil'i eleştirmek için daha çok uzun yıllara ihtiyacı var.
Tüm Türkiye iyi bilir ki, F.Bahçe'yi yanlışlarında en çok eleştiren yazarım. Cüneyt herhalde Ekvator'da falan yaşıyor. Ne Mustafa'nın, ne de F.Bahçe'nin benim korumama ihtiyaçları var.
Mustafa'yı iki defa eleştirdim. Birincisinde 10 Kasım 1996'da San Marino'yu 7-0 yendiğimiz maçta 4 gol atan Oktay'ı 75. dakikada gereksiz yere oyundan aldı. Milli Takım'da o zaman bir maçta 4 gol atan bir tek Zeki Rıza Sporel vardı. Oktay oynasa bir veya iki gol daha atıp rekor kırabilirdi.
34 gün sonra Cardiff'de Galler ile 0-0 berabere kaldık, Oktay takımda yoktu. "Bir maç önce 4 gol atan bir futbolcuyu nasıl oynatmadın?" diye Mustafa'yı eleştirdim. Ardından 1997'de Ali Sami Yen'de Galler'i 6-4 yendiğimiz maçta Milli Takım maça 1-0 galip başlamıştı. 18, 20, 32 ve 53. dakikalarda yediğimiz 4 golle mağlup duruma düştük. Sonra Hakan (4) ve Oğuz'un golleriyle maçı 6-4 kazandık. O zaman çok formda olan Fatih Akyel'i oynatmadığını ve defans kurgusunu eleştirmiştim. Dikkat edersen Oktay da, Fatih de F.Bahçe'de oynamıyorlar.
Yazında diyorsun ki, "Ben Milli Takım'da görevliyken bizi eleştirenlere vatan haini gözüyle bakıyordum, şimdi öyle bakmıyorum." İşte ikimizin arasındaki fark burada ortaya çıkıyor. Ben sadece, dürüstçe ve şeffaf yorumlar yazarım. Oradayken, buradayken diye hiç bir ayrım yapmam.
Cüneyt kardeşim, yorumlarını yazarken çok dikkat et. Daha çaylaksın. Çamur atayım derken çamurda boğulup kalma.