kapat

23.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


TUSİAD'ın Türkçesi

Çok partili sistemle geçen 50 yılda, en etkili ekonomik icraatları, "güçlü hükümetler" gerçekleştirdi.

Yaklaşık 25 yıllık "koalisyonlar" döneminde ise, ülkemiz büyük bir zaman kaybı yaşadı.

Büyük siyasi ve ekonomik tahribatla karşılaştı.

Ne yazık kı koalisyonların vazgeçilmez olduğunu biliyoruz.

Seçimler, güçlü hükümetler çıkarmıyor. Koalisyonlara mahkumuz.

Öyleyse koalisyonları, "güçlü tek parti hükümetleri" gibi algılayıp, ona göre davranmalıyız.

ANAP destekli, DSP-MHP hükümeti baştan beri bu rasyonalizmi sergiledi.

Kararlı adımlar da attı.

Fakat son günlerdeki çatlak, koalisyon çatışmalarını hortlatmaya başladı.

Ankara, bu izlenimi derhal silmeli ve kararlı adımlarına sürdürmelidir.

Ben, dünkü TUSİAD yüksek istişare konseyinin söylediklerini böyle anladım.

Acaba Ankara da anladı mı?..

Kahraman
Ağca'nın ağabeyi Adnan Ağca basın toplantıları yapıyor. Yeni bir kahramanımız oldu, gözünüz aydın!..

Yunanlı
MHP'li Tuncay Kılıç, "Yunanlı kızlarla evlenin" çağrısı yapmış... Kız almak iyi de, kız verilmesine razı mı peki?

Yangın
Bodrum'da yemyeşil ormanları yakup kül ettik... Aslan yattığı yerden, insanlar da yaşadıkları yerden belli olurmuş...

Cebellezi
Devletin el koyduğu bankalardan Yurtbank'ın içi boşaltılmış; sahibi Ali Balkaner aleyhine 380 trilyon lira götürdüğü gerekçesiyle "alacak davası" açılıyor.

Yanarım yanarım, zamanında bir banka kurmayı akıl edemediğime yanarım...

Ne lüzum vardı yıllarca dirsek çürütüp, merkep gibi çalışmaya...

Kur bir banka, mevduatları topla, kasadaki paraları cebe indir, sonra battı bu banka kardeşim diyerek, cami önüne bebek bırakır gibi devletin kucağına bırak boş bankayı... Böyle imkan hangi ülkede var?

Hadi bizler yandık, peki evlâtlarımızı niye okutuyoruz?

Hipnoz
Bakan Durmuş, Hülya Avşar'ın Showtv'deki hipnoz gösterisine yasak koydu. Yasaklara karşıyım ama bu yasağa karşı çıkamadım. Çünkü, Türkiye'de vatandaşın hipnoz edilmesi maharet sayılmaz ki...

Üfürükçülere meraklı, büyülere sevgi besleyen, hurafelere saygı duyan, günlük yaşantısını da binlerce siyasi hokkabazlık ve ekonomik sihirbazlık altında sürdüren vatandaşın hipnoz edilmesi çocuk oyuncağı...

Zaten uyumak için fırsat bekliyoruz.

Ankara'nın hipnotizmacıları yanında, Hülya'nın hipnozcusu çırak bile olamaz.

Memur
Cumhurbaşkanımız, memur maaşlarının arttırılmasını istedi... Sezer, meseleye "benim memurum" şeklinde girdi.

Mangal
Yangınlar yüzünden ormanda mangal yasağı getirildi. Bu yasağı uygulamak için mangal gibi yürek lazım!..

Kokoreç
Yunanistan Euro'ya geçince kokoreç tamamen yasaklanmış...

Ben olsam eoru'yu bırakır kokoreçi seçerdim...

Sorumluluk
Denizli'ye "püskürenlere" karşı çıktım.

"Denizli'nin hataları olabilir. Ama daha önce başarılı olan hocayı asmanın alemi yok.." dedim. "Bir haksız penaltı, takımımızı hüsrana uğrattı. Maçın kaderi değişebilirdi de... Rüştü, bu maçta kötüydü. Ama iyi oynadığı zaman utanırsınız." dedim.

"Önümüzde Belçika maçı var. Belçika'yı yenebiliriz. Şimdi önemli olan Milli Takıma omuz vermektir.." dedim.

Dediklerim buydu ve hayat beni doğruladı.

Fakat, bütün bunları hiç okumamış gibi yorum gönderen okuyucular çıkıyor, zaman zaman...

Rica ediyorum: Okuyucu olmanın da bir sorumluluğu olduğunu unutmayalım!..

Paradoks
Özel iş sahaları kısıtlı, istihdam yetersiz, genç nüfus kalabalık...

Devlette maaş üç kuruş ama garanti...

İşten atılma riski de yok...

Bu durumda, vatandaş memuriyete hücum ediyor.

Son memuriyet sınavlarına 1 milyon 200 bin vatandaş girdi. 320 bin kişi memur adayı oldu. 20 bini kişinin ataması gerçekleşti, 80 bin kişi sırada bekliyor.

Evet memuriyet de bir ekmek kapısı...

Ama sonuçta devlet de sürekli olarak büyümüş olmuyor mu?

Devletin hantallaşması, memur sayısının 3 milyona gidişi, acaba doğru mu, yanlış mı? Burada bir paradoks var!

Ama bu paradoksu kim, nasıl ve ne zaman çözecek, o belli değil..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır