


Batık bankalar
Eskiler maşer” vicdan derdi, biz kamu vicdanı diyoruz ama eskiden de aldıran yoktu, şimdi de.
Oysa bazı yaralar kapanmadığı için kamu vicdanı yıllarca kanamaya devam ediyor.
Faili meçhul cinayetler, siyasi haksızlıklar, saray darbeleri,"Ben yaptım oldu!" mantığı, adaletsizlik, insan hakları ihlalleri, ekonomik dengesizlik gibi bir çok konu vicdanları kanatmakta.
İşte bunlardan birisi de batık bankalar sorunu.
***
Yeni Binyıl gazetesi diyor ki: "Ali Balkaner,eski bankası Yurtbank'tan tam 381 trilyon lira çarpmış."
Rakamları bilmese, hatta bu kadar büyük sayıları aklı almasa bile bu ülkedeki her yurttaş, batan bankalarda binbir katakullinin döndüğünü seziyor.
IMF'nin masa şefine düzenli olarak hesap veren ve kredi arayan bu sıkıntılı ülkenin beş milyar doları, bir kaç bankanın kurtarılmasına gitti.
Ve ortada ne bir suçlu var, ne de bir siyasi sorumlu.
***
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer halkın içinden gelen bir isim.
Ve henüz bu gelişi unutacak kadar da zaman geçmedi arada.
(Umarız hiçbir zaman unutmaz.)
Cumhurbaşkanı diyor ki: "Hükümet memur maaşlarına zam yapmalı, eğer bulamıyorum derse o zaman batık bankalara nasıl buluyorsun diye sorarlar."
işte kamu vicdanı da aynen cumhurbaşkanının sözleri gibi.
Halk böyle düşünüyor.
***
Ama son yıllarda türeyen başka bir moda da eleştiriye kızgınlık.
Bunu sadece hükmet böyle yapmıyor.
Rejimi ve çok kazanan şirketleri savunma içgüdüsü geliştirmiş bazı kişiler müthiş keskin.
Onlara göre Türkiye'de ne yoksulluk var ne de yolsuzluk.
Ortalık güllük gülistanlık demeye getiriyorlar ama kendilerinden başka da kimse inanmıyor bu yalana.