


Gazozun gazı
Perşembe, saat 16.00... Meclis Genel Kurulu'nda "Yüce Divan dosyaları" görüşülürken, Başbakan Bülent Ecevit "Meclisteki makamında" çalışıyordu.
Yeni Binyıl yazarı Bilal Çetin'le, Başbakan'ı ziyaret ettik.
Biz "soruşturma... Dosya" konusunu açınca...
Ecevit "bıkkınlığını" üç kelimeyle dile getirdi:
- Artık konuşmak istemiyorum.
Bıkkınlık, sadece Ecevit'te olmasa gerek.
Hukukun siyasallaşması... Siyasetin ise kişiselleşmesi "herkesi bıktırdı."
***
Bilal, bir ara dedi ki:
- Galiba bu konu, hükümetin hızını kesiyor gibi... Ya da kesecek.
Bülent Bey'in tepkisi:
- Evet, o kaygı bende de var... Maalesef... Ama artık bu konuya hiç girmek istemiyorum.
Başbakan'a dedik ki:
- Meclis, soruşturma yetkisini kötü kullandı.. İş sulandı... Bundan sonra soruşturma konusunda TBMM ne yaparsa yapsın... Kamuoyu şüpheyle karşılar.
Ecevit:
- Onun için Anayasa'yı değiştirmemiz ve bu tür konuları doğrudan "yargıya intikal ettirecek bir düzenlemeye" girmemiz lazım.
- Ne zaman yapılabilir?
- Şimdi Meclis tatile giriyor... Tatilden hemen sonra.
***
- Efendim, Sayın Mesut Yılmaz ne zaman hükümete girecek?
- Kendisine söyledim... Ne zaman isterse buyursun.
Meclis tatile girince, hükümet ne yapacak?
Bülent Bey:
- Daha çok çalışacağız... Yurt gezilerine çıkacağım... Heryeri dolaşmak istiyorum.
- Güneydoğu'ya gittiniz... Halkla temasınız oluyor... Ne tür yakınmalar alıyorsunuz?
Ecevit'ten yanıtlar:
* Memurların sıkıntıları var.
* Özelleştirme yürüyecek. Fakat... Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da halk özelleştirmeden şikayetçi... İşçi de, işveren de yakınıyor... Et Balık ve SEK'in mandıracılık tesislerinin özelleştirilmesi de şikayet konusu...
- Ne yapılabilir?
- Özelleştirmeye devam... Fakat bu bölgelerde kooperatifler kurulmalı... Ve tesisi, üreticiler alıp işletmeli. Aksi halde... Birisi alıyor... Tesisi kapatıyor... Sadece arsası için satın almış oluyor.
***
Sohbet sırasında "AB... Demokratikleşme... Uyum yasaları" konusu açılınca...
Bülent Bey "bazı şeyleri yapmamız gerekli" diye söze başladı.
- Mesela Sayın Başbakan?
- Mesela idam cezası... Eninde sonunda hallolacak... Kalkacak... Kamuoyunda genel bir beklenti var... Sayın Cumhurbaşkanı'nın idamın kalkması gerektiği şeklindeki sözleri çok iyi oldu. Sayın Genelkurmay Başkanı da idamın kalkmasına karşı olmadıklarını açıkladılar. Ayrıca... Hem AB'ye girelim diyeceksiniz ve hem de idam cezasının kalkmasına karşı çıkacaksınız... Bu mümkün mü?
- Ya af Sayın Başbakan?
- İkisini de halledeceğiz... Affı da, idamı da... Af konusunda da beklenti var... Çıkaracağız.
***
Başbakan'ın yanından ayrıldıktan sonra...
Meclis'e bir göz attık.
Milletvekilleri, Genel Kurul'a girmek yerine "kulislerde" sohbet etmeyi tercih ediyorlardı.
Bakanlarda ise bir "tansiyon düşüklüğü... Heyecan noksanlığı" gözledik.
Son sürtüşmeler... Kısır çekişmeler sanki hükümetin "profilini" düşürmüş gibi...
Ya da... Başka bir deyimle "gazozun gazını kaçırmış."
Başbakan ise...
"Sakin bir tamirci."
Kırığı... Döküğü... Çatlağı "onarmaya... toparlamaya" çalışan, deneyimli bir siyaset tamircisi...