Haziran ayının başında Orman Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan'la görüşmüş, yangın mevsiminin başladığını, açılışı en güzel ormanlarımızdan binlerce hektar kaybederek yaptığımızı hatırlatmış ve bundan sonrası için aldıkları acil önlemleri görmek istediğimi söylemiştim. Sayfalar, ciltler dolusu çalışma raporu ve açıklama geldi.
HELİKOPTERLER: 12 Nisan'da 2 adet genel maksat ve 2 adet gövdeden su atar helikopter kiralama ihalesi,
12 Nisan'da 8 adet genel maksat ve 8 adet gövdeden su atar helikopter kiralama ihalesi yapılmış.
13 Mart'ta değişik maksatlarla kullanılacak 20 yangın helikopteri kiralama ihalesi gerçekleştirilmiş.
EĞİTİM: Teknik elemanlardan, öğrencilere, turistik tesislerde çalışan personelden, köylülere, askeri birliklere kadar herkesin yangın eğitimi almasını sağlayacak plânlar geliştirilmiş.
YANGIN YOLLARI: 17219 kilometre yangın emniyet yolu, 8928 km. yangın emniyet şeridi yapılmış. Ulaşım organizasyonları plânlanmış.
EYLEM PLANI: Yangın zararlarının minimuma indirilmesi için son derece organize yangın eylem plânları hazırlanmış.
ORMAN TABLOSU: Ormanlar yangına hassaslık derecelerine göre yeniden sıralanmış. Ve her ilde, ilçede orman yangınları için gözetleme ve haberleşme istasyonları kurulmuş.
Çok önemli bir başka gelişme yangınla mücadele masraflarının, sürekli zarar eden döner sermaye bütçesinden, katma bütçeye aktarılması. Böylece Orman Bakanlığı, işçilerinin maaşını ödemek için orman kestirmek zorunda kalmayacak.
Düşünün, bu ülkede en az 45 bin yangın işçisi çalışıyor. Verimli ormanı olmayan bölgelerde bile orman işletme müdürlükleri kuruluyor. Bu işçilerin paraları icabında ormanlar kesilerek ödeniyor, buna rağmen geriye kalan ormanlarımızın, başta en değerlileri olmak üzere, yakılması engellenemiyor. Bakanlığın yaptığı bütün bu çalışmaların sonuca hiçbir etkisi olmuyor.
O zaman ne anlamı var? Yeni düzenlemeyle bu giderler için trilyonlar ödenecek, acaba en güzel, en değerli ormanlarımızın yakılması durdurulabilecek mi?
"Türk'ün aklı başına sonradan gelir" sözü ne kadar doğru, şimdi "Piknik ateşi yasaklandı" diyorlar. Bugüne kadar yasaklamayan tüm bakanların cezalandırılması gerekir. Kaç trilyonluk milli servetimiz onların düşüncesizliği yüzünden kül oldu. Yangınların atılan sigaralardan çıktığı söyleniyor, tüm orman çevrelerine, yangın tehlikesi olacak mesafede sigara içmenin yasak olduğu, cezasının ise "200 milyon TL" olduğunu belirten tabela asılsa ve dikkatle takip edilse kısa sürede bu salaklık da ortadan kalkar.
Tek ihtiyacımız kararlı ve dikkatli yönetimler. Trilyonlarca liralık turizm gelirinin kalkınmamızdaki rolünü, Bodrum gibi en turistik bölgelerimizde ormanların da turizmdeki rolünü anlayan ve ona göre tedbir alan hükümetler.
Bizim hükümet üyelerimiz, milletvekillerimiz ise yangınları ellerinde kahve ve sigaralarıyla masal gibi gazetelerden okuyorlar. Onların gündemi çok farklı, şanssızlığımız burada!
Medi Grup'un genç, dinamik ve akıllı Genel Müdürü Ayşe Sarıoğlu Erman bu konuda yaptığı konuşmada çok önemli bir noktayı vurgulamış. Londra'da yapılan Dünya Reklâm Kongresi'nde artık tüm dünyada aile ve iş yaşamında dengelerin değiştiği, her iki konuda da çok etkin hale geldikleri için kadınların son yıllarda reklâmda da hedef kitle durumuna geldikleri açıklanmış. Bu Türkiye için de geçerli. Erman "Sabah yayın hayatına başladığından bu yana kadına önem veren gazete. Basın sektöründe de kadın okuyucusu en fazla olan gazete" demiş.
Demek ki kadınlar artık medya kuruluşlarının geliri ve geleceği üzerinde erkeklerden daha etkili rol oynuyorlar. Ama ne yazık ki bu durumun kuruluşlar içindeki kadınlara hiçbir etkisi yok. Köşeler, programlar, tüm karar mekanizmaları erkeklerin işgali altında olduğu gibi kadınlar ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar onlardan az kazanıyorlar.
Dürüst ve şeffaf bir düzende -demek ki- bunun da artık tersine dönmesi gerekiyor (Haksızlığa bakın ya, hem biz kazandıralım, hem de daha az kazanalım)..
Önerim şu; Bugünden tezi yok, öncelikle gazetelerde sayıları arttırılmalı ve kadın yazarların kazancı erkeklerden iyi duruma getirilmeli. (Aksi takdirde "Hedef kitlesi"ni ayaklandırırım haberiniz olsun!)