kapat

23.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Şanlıurfa'ya üç müfettiş gönderildi

Ecevit'in Şanlıurfa gezisinde DSP konvoyunun kente sokulmadığı iddiaları ortalığı karıştırdı biliyorsunuz. Şanlıurfa Emniyet Müdürü Orhan Okur'u aradım. Okur müfettişlerin geleceğini söyleyerek şu anda konuşmak istemediğini söyledi. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'nden bir yetkili ile konuştum. Adının şu anda açıklanmasını istemeyen yetkiliye olayı sordum:

Bülent Ecevit'in konvoyu kenti niçin sokulmadı?

- Bir yanlış anlama olabilir.

Nasıl bir yanlış anlama?

- Konvoyun sokulmaması diye bir şey olmadığını söylediler.

Kim söyledi?

- Emniyet Müdürü

Peki Rahşan Hanım niçin öfkelendi?

- Ona başka bilgi verilmiş.

Nasıl başka bilgi?

- Meydanda yeterli kalabalık olmayınca Rahşan Hanım'a "polis konvoyu durdurdu" demişler.

Konvoy durdurulmamış mı?

- İki yerde durdurulmuş.

Yani durdurma sözkonusu?

- Evet, birinde Harran Üniversitesi'nin önünde. Bunu Ecevit istemiş.

Neden Ecevit istesin?

- Çünkü çok kısa kalacakmış, bu nedenle sadece basın otobüsünün girmesini istemiş, diğer araçlar kapıda bekletilmiş.

Gazetecilerle tartışma var ama?

- O havaalanındaki olay, gazeteciler aprona girmek isteyince tartışma yaşanmış.

Peki ikinci durdurma?

- O vilayete giden yol üzerinde.

Orada neden durdurulmuş?

- Emniyet vilayetin arkasındaki caddeyi konvoy araçları için park olarak ayırmış.

Evet, ne olmuş?

- Ama konvoydakiler park yerine gitmek yerine vilayet meydanına gitmek istemişler.

Emniyet Müdürü'nün yasağı yok mu?

- Yasak şöyle, araçların parka gitmesi istenmiş, aksi halde meydan içinden çıkılmaz hale gelebilir diye düşünmüşler.

Emniyet Müdürü'nün kusuru yok mu?

- Bana göre yok, çünkü böyle bir şeyi yapan insanın deli olması gerek.

Neden deli olsun?

- Bir başbakana bu yapılır mı, emekli olmayı istemek gibi bir şey bu.

Emniyet Müdürü görevden alınabilir mi?

- Onu bilemem, ben size ilk gelen bilgileri aktardım.

Şimdi ne olacak?

- Bu gece (dün gece) 22.00 uçağı ile üç mülkiye müfettişi Şanlıurfa'ya gidiyor. İfade alacaklar.

- Sizce müdürün kusuru ya da kasti var mı?

- Bilemem ki, raporları göreceğiz.

Merkez sağın da solun da çökmesi kimseye yaramaz

Şunu hemen söylemek istiyorum ki, MHP Merkez sağ bir parti değil, kimse de olmasını beklemesin.

Her ne kadar MHP "uyumlu" izlenimi vererek merkez sağ oylara gözünü diktiyse de, bu partinin ne yönetim kadrosu ne de tabanı merkez sağda değil.

Bu nedenle, ANAP ve DYP'den umutlarını kestikleri için MHP'den "acaba" diye medet umanların "bu duygularını yeniden gözden geçirmesi gerek" derim. Türkiye'nin merkez sağa da merkez sola da ihtiyacı var. Özellikle globalleşen, küçülen ve bilgi çağına geçen dünyamızda sağın ve solun uçları eskisi kadar çözüm üreten, yönetime talip olan karakterleri taşımıyor artık.

Ancak, sorumsuz davranışlarla merkez sağı da merkez solu da çökerten bir zihniyet, sağın da solun da uçlarına prim vermiş olur ki, bu bizi dünyanın dışına atar.

Bugün, liderleri yüzünden iki merkez sağ parti ile bir merkez sol partiyi olabildiğince küçülttük. Hatta, kendi çıkarlarına karşı da olsa, bu partilerin küçülmesini büyük bir keyifle izleyenler arasında "beter olsunlar" diyenler var.

Oysa akıl var mantık var, merkezdeki partilerin küçülmesi, dışlanması Türkiye'nin geleceğini karartır.

Eğer bugün, şöyle ya da böyle bütün soruşturma dosyaları tamamlanacaksa, buraya bir çizgi çekmeli, artık aynı kısır tartışmalara dönmeden güçlü, kararlı ve moralli olarak yolumuza devam etmeliyiz.

Onca akıllı adamın, iki lideri değiştirmekten aciz oldukları için, faturayı tüm sisteme çıkarmalarının cezasını önümüzdeki yıllarda hepbirlikte çekerken, yine dizlerimizi döveriz.

Garanti Bankası yarı finale kalacağımızı tahmin edemedi

Başlık tamamen doğru da, aslında kimse Türkiye'nin finallere kalacağını varsayarak plan yapamazdı. Sadece Türkiye mi, diğer ülkeler için de geçerli, onlar da turu atlamayı garanti göremiyorlardı.

Konu nereden aklıma geldi?
Garanti Bankası Avrupa 2000 finalleri için bir promosyon düzenlemiş. Kredi kartı sahipleri arasında en çok işlem yapanlar ile işyerlerinde Garanti Bankası post makinasında en çok ciro yapanlardan 45 kişilik bir grubu ilk tur maçları için Hollanda'ya götürdü.

Garanti Ödeme Sistemleri Müşteri Bağlılık bölümü uzmanlarından Seçil Özmen'in rehberliğinde 15'şer kişilik üç grup halinde Avrupa 2000'e giden Garanti Bankası müşterileri birer maç izledikten sonra geri döndüler.

Garanti Bankası yetkililerine "bu maçlar için de promosyon yapacak mısınız?" diye sordum. Sonuçların kendilerini çok sevindirdiğini söylediler ve eklediler "Yarı final garantisi yoktu, şu andan sonra organize olmak çok zor, ama finale kalmamız halinde bir sürpriz yapabiliriz."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır