kapat

23.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Kurtuldu mu?

Meclisteki soruşturmalara kimse güvenmiyor. Dün yapılan oylamaların da meclis denetimi ile bir ilgisi yok.

"Yüce Divan hesaplaşması" sözü, bu kof çekişmeyi daha iyi tanımlıyor.

Meclis, 15 yolsuzluk iddiasını soruşturmak amacıyla kurulan komisyonların raporlarını görüşüp oylamaya başladı.

Yüce Divan'a sevk kararı için 276 oy gerekiyor. DYP "protesto eylemi" bahanesiyle toplantılara katılmıyor. DSP ve ANAP grupları blok dayanışması yapıyor.

MHP ve Fazilet hiç fire vermeden hareket etse bile 46 eksik kalıyor.

Bu gerçek dün hükmünü yürütmeye başladı. Sonuna kadar da böyle gideceği belli. Çiller'in dosyası da dahil..

Yalnız dikkat: Komisyon savcılık değil, meclis de mahkeme değil. Verilen kararlarla kimse aklanmış olmuyor. Millete "Demek ki hırsızlık yokmuş" huzuru verilmiyor.

Parmak sayısı 276'yı bulsa, bu siyaset geleneği bir meleği bile hırsız ilân edip mahkemeye gönderebilir. Bunu herkes öğrendi..

Yüce Divan şantajı iktidar-muhalefet çatışmasının aracı idi. Şimdi iktidar ortaklarının da ilişkilerini zehirliyor.

Temelli çözüm, bu şantajı siyasetin elinden almaktır.. Yolu da Anayasa'nın 100'üncü maddesini değiştirmek, başbakan ve bakanlar hakkındaki yolsuzluk iddialarında yargıyı belirleyici role çıkarmaktır.

Siyasi kan davasının yarattığı insafsızlık, bu şantajı düne kadar bol bol kullanan partileri bile yargının adaletine sığınmak konusunda terbiye etti. Hemen tümü Anayasa değişikliğine en azından sözde "evet" dediler.

Ama korkarız dosyaların meclisten geçmesiyle bu sözler unutulacak.

İstikrarın yalnız iftiraları geri püskürtmekle değil, yolsuzluk üretmeye alışmış sisteme işleyen, etkin bir denetim düzeni kazandırmakla sağlanacağını Ecevit'in görmesini diliyoruz.

Ve bir maddelik anayasa değişikliğini meclis tatilinden önce çıkarmak için elinden geleni yapmasını bekliyoruz.

Yürüyelim..
Meclis demokrasinin kalbi ama algılama kabiliyeti çok zayıf..

Kızını Bağdat Caddesi'ndeki trafik cehenneminde yitiren Boray Uras, Ankara'ya yürüyüşe geçerken, trafik cezalarında etkili değişiklikler içeren dört yasa teklifi verildi.

Bu değişiklikler, ehliyetsiz, alkollü ve sürat limitini aşan sürücülerin eylemini "bilinçli taksir"e sokuyor, cezalarını üçte bir arttırdığı gibi, hapis cezasını tecil etmiyor, paraya çevirmiyor, sürücülerin ehliyetini alıyor, aracını da müsadere ediyor.

Ama Boray Uras meclis kapısına dayandığı halde bu yasa teklifleri, mecliste görüşülme aşamasına getirilemedi.

Meclis Başkanı Akbulut Danışma Kurulu'nda "Adamcağız geliyor, çıkartalım şu yasayı" dediyse de "incir çekirdeği doldurma tesisi" haline gelen meclisin "geçici işçiler"i bana mısın demedi.

Yine de bu tecrübenin öğrettiği bir şey var.

Demek ki eylem, bir yerleri kıpırdatıyor. Tek kişilik eylem başkanı telâşlandırdığına göre, çokluk daha büyük işler başarabilecektir.

Boray Uras'ı Ankara yolunda yalnız bırakmanın sorumluluğuna hepimiz ortağız!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır