kapat

23.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Ben Sibel Can dinlemem ki!
Sahtecilikten hüküm giyen Sulhi Aksüt, "Birdenbire Sibel ile medyatik oldum. Onun şarkılarını dahi bilmem. Ama herkes Sibel'in eşi olduğum için üzerime geldi" diyor.

SULHİ Aksüt... 36 yaşında genç bir işadamı. Karadenizli. Libya ve İsrail'de inşaat işleriyle uğraşıyor. Türkiye onu Sibel Can'ın hayat hikayesi içinde 'hiç konuşmayan adam' olarak tanıdı. O konuşmadıkça hakkında konuşulanlar arttı. İş hayatında açmazlar içinde olduğu, Sibel Can'ın bütün paralarına el koyduğu söylendi. 'Sahtecilik', 'dolandırıcılık' davalarıyla bu kadar çok sık gündeme geldiği günlerde telefonda konuştuk. "Aylardır hiç konuşmayan Aksüt, "Artık ben de konuşacağım" dedi ve Bodrum'da buluştuk. Dolmuştu, taşmıştı ve anlattı... Anlattıkça açıldı...

Sahtecilik suçundan yargılanan Aksüt'ün ilk davası 8 yıl öncesine dayanıyor. Onun ifadesiyle ne şikayetçisi, ne suçlusu var ne de alacaklısı var. Yalnızca kamu davası sürüyor. "900 mark senet için ben 8 ay hapis yatıyorum." diyor. Bir diğer dava ise bir banka şubesinden alınan kredi ile ilgili. "Sanki biz trilyonları çarpıp gitmişiz. 'Sahtecilik yaptı' deniyor. Çocuğuma, aileme sahteci babası, sahteci damgasını yedirmem." derken içindeki isyan gözlerine de vuruyor, sesinin rengine de.

Esbank'tan aldığınız krediye teminat olarak sahte bono vermişsiniz. 'Sahtecilik' davası bundan açılmış.

Esbank'dan 20 bin mark civarında kredi alındı. Kredi alındıktan sonra banka bizi çağırıyor. 'Müfettişler gelecek. Bizim teminat olarak göstereceğimiz bir takım senetlere ihtiyacımız var. Daha sonra size bunları iade edeceğiz.' diyorlar. Bizim muhasebe 'peki' diyor, veriyor senetleri. Daha sonra bu senetler unutuluyor. Şirket kapanıyor. Ama bu parayı ödüyoruz biz. Banka şikayetten vazgeçiyor ama dava devam ediyor.

900 marklık dava için yeniden mahkemeye başvuruyorsunuz. Sizi dava eden kişinin ifadesi sizi kurtarabilecek mi?

Biz bu kişinin dinlenmesini istedik. Mahkeme buna itibar etmedi. Eğer bu delil zamanında gitseydi eminim ki Yargıtay bunu bozacaktı. Ben elimdeki dosyamla Türkiye'nin en ünlü avukatlarının, hukuk profesörlerinin kapısını çaldım. 'Bundan bir şey olmaz' dediler. Ama biz cezayı yedik. Soruyorum, 'Peki niye böyle oldu' diye. Onlar da bana 'Sen medyatiksin' diyor. İşte o zaman isyan ediyorum. Ben Libya'nın, İsrail'in, Pakistan'ın çöllerinde eşşek gibi çalışıyorum, buraya getiriyorum, vergi veriyorum. İnanmak ve güvenmek istedim bu devlete. İnsan olarak hiçbir şeyden etkilenmeyen bir adalet sisteminde yargınlanmak istiyorsun.

Bunun kararı ne zaman çıkar?

Bu ay sonunda çıkar gibi geliyor. Benim vicdanım bu cezaları kabul etmiyor. Ben bu iki kararı da içime sindiremem.

3 yıl 10 ay hapis yatacak mısınız gerçekten?

Hayır... 91'de infaz yasası çıktı. Geçtiğimiz yıl dört ay yattım. Şimdi biz bankayla ilgili davanın temyizine gideceğiz. Öbür davada da düzeltme istemimiz var. Eğer ceza alırsam toplam 10-11 ay gibi bir şey olur.

Eğer işleriniz yurt dışında olmasaydı, Türkiye'de çalışıyor olsaydınız bu sahtecilik damgası sizi nasıl etkilerdi?

İflas ederdim. Türkiye'de iş yapıyor olsaydık batardık.

Sizin kaçtığınız, saklandığınız söylendi.

Suçlu olduğuma inansaydım kaçardım. Ben suçlu değilim ki. Bağıra bağıra da söylüyorum; suçlu değilim.

Sibel Can sizinle evlendiğinde Türkiye'nin en zengin kadınlarından biri olarak biliniyordu. Ama Hakan Ural'ın 400 bin dolarını iki senedir ödeyemedi. Çalıştığı TV kanalından 1 milyon dolar, plakçısından da 400 bin dolar aldığı, bu paralara da sizin el koyduğunuz söyleniyor...

Sibel bugün ödemediği vergilerin cezasını ödüyor. Para düşkünü bir adam olsaydım Sibel'e çalışma izni verirdim. O esas parayı sahnelerden kazanıyordu. Sibel'in sahneye çıktığını gördünüz mü?

Çıkamaz da. Benimle evliyken asla yapamaz böyle bir şeyi. Sibel benim eşimdir. Param olmadığı zaman 'bana bin dolar' ver derim. Ama Allah bize böyle bir parayı nasip etmesin. Ben bu dünyadan çok uzak bir insanım. Sibel'e de 'Beni bu dünyadan uzak tut' dedim. Ama Sibel olmasaydı bunlar başıma gelmezdi.

ŞENGÜL BALIKSIRTI


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır