kapat

20.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Ülkede hayvan mı kaldı.. Veteriner hekimler ne yapsın?...

Ülkede üniversiteler var, harıl harıl çalışıyorlar ve her yıl binlerce genci mezun ediyorlar. Bu gençlerin hepsi branşlarına göre eğitim alıp, bir meslek sahibi oluyorlar. Kimi hukukçu, kimi doktor, kimi eczası, kimi öğretmen, kimi mühendis, kimi iktisatçı... İşte bunlardan birisi de veterinerlik...

Veteriner bildiğiniz gibi hayvan doktorudur. Eskiden onlara baytar derlerdi ama şimdi bu isim kalktı ve hekimliğin bir çeşidini yaptıklarından kendilerine Veteriner Hekim denmekte... Biliyorsunuz, üniversitelerimizde gençlerimiz kendi istekleri ile bir branşa giremiyorlar. Ancak merkezi sınav sonrası aldıkları puana göre meslek seçmek zorunda kalıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir seçim yapma zorunluluğu yok... Ama ne diyelim ki, Türkiye böyle bir ülke...

Diyelim ki, Veterinerlik Fakültesi'ni kazandınız. Daha sonra da yıllar boyu dirsek çürüterek okulunuzu bitirdiniz ve veteriner oldunuz. Tabii ki bundan sonra mesleğiniz ile ilgili bir işe girmeniz gerekir. İşte açmaz da burada başlıyor. Okulu bitirdikten sonra, Belediyelerde, Vilayetlerde, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve özel sektörde iş ararlar. Tabii ki torpilli olanlar meselelerini halleder, torpilsizler devamlı dilekçe yazar, dururlar. Nitekim geçenlerde Tarım Bakanlığı 800 Veteriner Hekim alacağını söylediyse de, Maliye Bakanlığı'ndan kadro gelmediği için alamadı. Sonunda kendi mesleklerinde iş bulamadıklarından üniversitelere müracaat edip, Pedagojik Formasyon Belgesi aldılar. Öğretmen olmak istemişlerdi ama bu formasyonun hiçbir faydası olmadığından açıkta kaldılar.

Laf aramızda zaten ülkemizde hayvan da kalmadı... Güneydoğu'da besicilik sıfıra indi... Batı yörelerimizde ise, çok azaldı... Bereket sosyetemiz hayvan beslemeye başladı da, zengin mahallelerinde özel hayvan hastaneleri açıldı ve buralardan biraz iş çıkıyor. Anlaşılan Veterinerlik Fakültesi'ni bitiren gençler işsiz, güçsüz dolaşıp, duruyorlar. Şimdi bu durumda ne yapmak lazım?... Veteriner Fakülteleri mi kapatılsın, yoksa mezun olan gençler inşaatlarda mı çalıştırılsın?... İşte bu ülkede veteriner hekimlerimizin hali..

Alman Konsolosluğuna teşekkür...
Geçen gün Aynur Aslan'ın problemini anlatan bir yazı yazmış, Alman Konsolosluğu'ndan cevap istemiştim. Almanya'nın İstanbul Başkonsolosu Bayan Christiane yazımı okuduktan sonra, kendi yaptığı görevle ilgili bilgileri içeren bir mektup yolladı. Mektupta senede takriben 140 bin kişinin vize için başvurduğunu ve bunun yüzde 90'na ticari, ziyaret, eğitim ve aile birleşimi amaçlı vizenin verildiğini belirtiyor. Ayrıca Başkonsolosluğun vize bölümünde 30'dan fazla görevli bulunduğunu, bunların çoğunun da Türk vatandaşı olduğunu açıklıyor. En önemlisi de Aynur Aslan'ın durumuna gösterdiği yakın ilgi... Aynur hanımın durumunun önemini anladığını ve tekrar bir müracaat ederek, vizesini almasını belirtti. Bu duyarlılığından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır