kapat

17.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
LKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Türkiye'yi sevmek

Her Türk, ortaya çıkıp "Ben Türkiye'yi seviyorum" diyebilir.

Ama bunu söyledi diye, hemen vatansever olmaz.

Çünkü vatanı sevmenin bazı kriterleri var.

Türkiye'yi sevmek için...

Önce namuslu bir iş sahibi olmak icap eder.

O işi dürüstçe yapmak ve alın teriyle para kazanmak icap eder...

Hak edilmemiş kazanca el uzatmamak icap eder.

Yasalara, hukuka ve insan haklarına saygılı olmak icap eder.

Seninle aynı bayrağı, aynı toprağı ve aynı tarihi paylaşan insanların yaşam haklarına ve özgürlüklerine saygı icap eder.

Bu haklara ve özgürlüklere, ülkenin milli birliğine yönelen her türlü teröre karşı olmak icap eder.

Kişisel, ekonomik ve siyasal ilişkilerde dürüst ve mert olmak icap eder.

Uyuşturucuya ve mafyacılığa karşı olmak icap eder.

Türkiye'yi sevmek, yüksek güvenilirlik, mertlik ve yiğitlik icap ettirir ki, bu özellikleri taşıyan biri, fikren anlaşamadığı insanlara pusu kurmayı, kalleşçe arkadan vurmayı ve tuzak kurmayı reddeder.

Kazancı, fikirleri ve ilişkiler mertliğe ve alın terine oturmayan birinin Türkiye sevgisi kuşkuludur.

Vatanın nasıl daha müreffeh olacağına; insanlarımızın daha insanca ve haysiyetle yaşayabileceğine; demokrasinin ve özgürlüğün nasıl daha da pekiştirileceğine; Türkiye'nin uygar dünyadaki güçlü yerini nasıl edineceğine; milli gelirin 3 bin dolardan 23 bine nasıl çıkartılacağına; fukaralığın nasıl yenileceğine kafa yormayan, her türlü haksızlığa isyan etmeyen bir insan, Türkiye'yi ne kadar seviyor olabilir?

Gerçek bir vatanseverin hesabını veremeyeceği ne bir ilişkisi ne de tek kuruşu olur.

Türkiye'yi sevmek güzeldir ama yeterli değil.

O'nu gerçekten sevmek zor iş...

Çünkü çok emek istiyor.

Dürüstlük, mertlik ve alınteri istiyor.

"Ben dürüst ve mertim" demekle, dürüst ve mert davranmak nasıl ayrı şeylerse; Türkiye'yi seviyorum demekle, onu sevmek de ayrı şeyler...

Çağdaş vatansever çağdaş Türkiye'yi sever ve ister.

Çağdışı vatansever ise, köhne ve karanlık bir Türkiye'yi sever ve ister.

"Gerçeğin" kısa hikayesi budur.

Dışardan
Uğur Bayar, "Türkiye dışardan iyi görünüyor" demiş... Dışardan iyi de içerden berbat görünüyor.

Pompalı
Pompalı tüfekler ruhsata bağlanıyormuş... Demek ki, galibiyetlerden sonra artık ruhsatlı sevineceğiz.

Sanat
Erbakan hoca, el sanatları sergisi açılışı yapmış... Siyaset yasaklanınca, sanata yöneldi...

Şimdi biraz endişeliyim

Futboldan anlamayan, sadece beygir gibi koşturan, uzun boylarıyla hava toplarına hakim olmaktan başka özellikleri olmayan İsveçliler'i yenemeyince korkmaya başladım.

İtalya'ya yenilebilirdik ama İsveç'i yenmeliydik.

Mustafa Denizli hatalarından döndüğü halde sonuç yine istediğimiz sonuç değil...

Daha önce değim gibi sahadaki 11'in durumu herşeyden önemli...

Topu maçın başından itibaren yere indirebilseydi, İsveç'i yenerdik. Ama olmadı, yapamadık...

Takımda bir tutukluk var.

İnşallah, Belçika'da bu tutukluğu tamamen atarız da, güzel bir galibiyetle çeyrek finallere çıkarız.

Ben; tekniğimize, yeteneklerimize ve gücümüze güvenmeye çalışıyorum.

Ama yüreğimize tam inanıyorum.

Yüreğimizin, Belçika maçında bize yardım edeceğine inanıyorum...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır