kapat

17.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
CENGÝZ ÇANDAR(ccandar@sabah.com.tr )


MHP'nin Dimyat yolu...

The Washington Post'un tanýnmýþ köþe yazarlarýndan David Ignatius, çarþamba günkü köþe yazýsýna þu cümlelerle girmiþti: "Yolsuzluða karþý dünya çapýndaki mücadelede þu sýrada izlenmesi en ilginç olan ülke herhalde Türkiye. Orada hiç kuþku yok yolsuzluk had safhada. Fakat Türk siyasetini temizlemek için yükselen bir siyaset var ve dünyadaki reformcularý yüreklendirecek olan da bu."

Ýki gündür görüþtüðüm Türkiye'yi yakýndan izleyen, kim kimdir'den haberdar olan ve Washington'da isimleri "Türkiye uzmaný"na çýkmýþ kiþiler, David Ignatius'u ti'ye alýyorlar. Onun gibi tecrübeli bir gazetecinin manipüle edilerek, "ev ödevi"ni doðru dürüst yapmadan, sallapati bir yazý yazmýþ olmasýný yakýþtýramýyorlar.

Yazý, Tansu Çiller ile Mesut Yýlmaz'ýn Yüce Divan'a sevkine iliþkin komisyon kararlarý üzerine bina edilmiþ. Yýlmaz'dan ziyade Çiller üzerinde odaklanmýþ ve Çiller'e iliþkin yýllar önce gündeme getirilmiþ bilinen iddialarý tekrarlýyor. David Ignatius, kendisine anlatýlanlarý fazla önünü arkasýný araþtýrmadan metne geçirdikten sonra þu hükme varýyor:

"Türkiye birçok yönlerden ortada sýkýþmýþ bir ülke- Avrupa ve Asya arasýnda, az geliþmiþlik ve refah arasýnda, yozlaþmýþ bir siyaset ile dinamik bir gelecek arasýnda. Eski yolsuzluk kültürünü ve bunun Türkiye'nin geliþmesine koyduðu sýnýrlarý ortadan kaldýracak olan Türk halkýnýn kararlýlýðýdýr."

Türkiye'nin yukarýdaki tanýma göre ortada, birbirine zýt yönler ve eðilimler arasýndaki kýstýrýlmýþ hali ve bu arada "eski yoz politika kültürü ile parlak gelecek" arasýndaki çeliþkiyi yaþadýðý elbette doðrudur. Ama, Mesut Yýlmaz ile Tansu Çiller'e iliþkin son geliþmeleri, "Türk halkýnýn kararlýlýðý" ile açýklamak, ya da "Türk siyaset sahnesini yolsuzluktan temizlemek amacýyla, tüm dünyadaki reformcularý yüreklendirecek bir yükselen siyasi hareket"ten söz etmek saflýktýr. Gerçekleri çarpýtýp, hedef þaþýrtmaktýr.

Türkiye halký, elbette, yolsuzluktan tiksinmektedir ve yolsuzluða bulaþmýþ siyaset adamlarýna hiçbir sempati duymamaktadýr. Mesut Yýlmaz'ýn bir "ihale yolsuzluðu"ndan ötürü, gensoru ile düþürülen Cumhuriyet tarihinin ilk hükümeti olduðu da bir gerçektir. Yolsuzluklarýn üzerine gidilmesini, "istikrar" teranesi altýnda "yolsuzluklarýn örtbas edilmesi"ni gerçekten istikrar isteyen kimsenin istemediði de besbellidir.

Ancak, son günlerin geliþmelerinin pek de masžm niyetlerden kaynaklanmadýðýný da Türkiye'de herkes bilmektedir. Kimse kül yutmamaktadýr. Amerika'daki Türkiye gözlemcileri bile.

Türkiye'yi içinden ya da dýþarýdan ama yakýndan bilen ve izleyen herkes, ne olduðunun farkýnda: MHP oyun oynuyor. MHP'nin oynadýðý oyunu, Devlet Bahçeli, biraz da siyasi toyluðundan olsa gerek, erken biçimde fahþetti. Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi kararýnca kapatýlmasý ihtimaline karþýlýk, 53 ilde ara seçim yapýlacaðýna, erken seçim yapýlmasýný parti organlarýnda görüþtüklerini beyan etti.

Herþey ortada. MHP, bir yandan Bülent Ecevit'in saðlýk sorunlarýndan ötürü bir süre sonra görevini gerekli bir enerjiyle sürdüremeyeceðinin ya da bir seçim kampanyasýný sürükleyemeyeceðinin hesabýný yapýyor; bu gözlemine baðlý olarak "sað"da "mýntýka temizliði"ni yani Mesut Yýlmaz'ýn ve ardýndan Tansu Çiller'in ayýklanmasýný zorlamayý tasarlýyor. Kapatýlmýþ bir Fazilet'in bir kýsým oylarýnýn üzerine oturma ihtimali de iþin cabasý.

Bunu yaparken, siyaseten "merkez"e yerleþmeyi öngörüyor. Türkiye'de þu sýralarda en geçerli akçe olan "yolsuzluða karþý" olmayý, yani "dürüstlük" kartýný oynuyor. Bu kartý, Ecevit'in elinden almaya bakýyor.

Hesaplayamadýðý ise þu: Türkiye'de birden fazla "derin devlet"in mevcudiyeti. Bir baþka deyimle, "derin devlet" de yekpâre deðil. Ve, M.Ali Aðca'dan Çakýcý'ya, ondan Abdullah Çatlý'ya kadar tümü MHP'li ve türlü "kriminel" iþlere bulaþmýþ kiþiler hakkýndaki bilgiler "devlet"in "derini"nde. MHP'nin þu anda elinde bulundurduðu bakanlýklarda da bir hayli "faul"den söz ediliyor.

MHP "oyunu"nu böyle acemice oynarsa ve çizgiyi aþtýðýna hükmedilirse, dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olur.

Ýdeolojik yaný hayli örselenmiþ, Orta Asya konusunda bile duyarlýlýðý kalmamýþ bir parti, "pragmatik politika"ya daldýðý takdirde; 12 Eylül'de devletin altýnda nasýl þaþkýnlýkla kaldýysa, benzeri bir akýbet bu kez yine tekrarlanacak demektir. Bekleyin görün...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr