Kamuoyumuz, fuzuli tartışmalarla zaman ve enerji kaybetmeye kolayca razı olan gönüllü rehinelere benziyor.
- Ne var ne yok?
- Ne olsun; yuvarlanıp gidiyoruz işte!
Yuvarlanıp gitmek..
Bir amaca ulaşma iradesine asılmadan, lâk lâkla vakit öldürmek huyu bu..
Keçi boynuzundan şeker üretme beyhudeliğine programlanmış alışkanlığımızın son sermayesi şimdi Mehmet Ali Ağca..
Gazetelerin sayfaları, TV'lerin haber saatleri ona tahsis edilmiş durumda.
Mahkemeye götürülüyor..
Yüzlerce asker-polis alârmda.. Zırhlı araçlar, korumalar, helikopterler.. Trafik felç oluyor. Herkes ondan konuşuyor.
Çocukların zihninde "önemli adam" ölçüsü çarpılıyor.
Yuvarlanıp gidiyoruz da nereye gidiyoruz?.
Ağca, temsil ettiği karanlığa burada bir ışık mı tutacak? İpekçi ve Papa suikastlerini aydınlatan şeyler mi söyleyecek?
Kimse bir şey ummasın..
Dün mahkemede "Ben, Abdi İpekçi'nin katili değilim. O cinayetin sırları, Bekir Çelenk'in ölümü ile kayboldu gitti" dedi.
"Asrın yalancısı" diyorlar ona İtalyanlar..
İtalyanların 20 yılda kavradıkları gerçeği bizim algılamamız da 20 yıl sürerse yandık!
Sırların sahibi olarak bir "ölü tanık" göstermesi, sağduyu sahibi bir kamuoyu için yeteri kadar öğreticidir.
Biz sağduyu sahibi bir toplum muyuz?
Hayır.. Konuşsun, yalanları ile halkın kafasını karıştırsın, siyaseti iftiralarla daha da zehirlesin diye şimdi bazıları onu zorlayacaktır.
Ağca bir "bubi tuzağı"dır.
Onunla oynamanın yaratacağı her patlama bu ülkeye zarar verecektir.
Ağca bir suçlu ve hükümlüdür. Ona daha ileri önem atfetmek, kötülük yapması için onu teşvik ve tahrik edecektir.
Medya ve siyaset buna dikkat etmeli.
Bildiği bir şey var da onu öğrenmeyi gerçekten istiyorsak yapacağımız şey, delile dayanmayan iddialarını dinlememek ve topluma duyurmamaktır.
Ağca önemsenmeye alıştı. Tutku yarattı.
Onu cezaevinde unutmak, bildiği bir gerçek varsa söyletmenin tek çaresidir!
İstanbul'dan Fazilet Milletvekili seçilen Kavakçı, mecliste türbanla and içme teşebbüsünün başarısızlığa uğramasından sonra hükümet kararı ile vatandaşlıktan çıkarılmıştı.
Kavakçı'nın itirazını Danıştay 10. Dairesi reddettikten sonra dün temyiz talebini inceleyen İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, vatandaşlıktan çıkarma kararını onayladı.
Oybirliği ile alınan karar, hükümetin dini siyasal sömürü silâhı olarak kullanmak isteyenlere karşı gösterdiği kararlılığın yargı organınca tartışmasız paylaşıldığını kanıtlıyor.
Merve Kavakçı belki samimi idi. Ama onu siyasi amaçla kullanan Erbakan, yasalara karşı suç, din katında da günah işlemiştir.
Dileriz bu karar, kadınların ve genç kızların arkasına saklanarak siyaset yapmaya alışmış istismarcılarda pişmanlık yaratmıştır!