kapat

17.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Git Hakan!.. Git!..

Mustafa Denizli'ye bir önerim var.. Hakan'ın kendisine de.. Bu maçın bandını alsınlar, bir odaya kapansınlar ve başbaşa izlesinler.. Hayır.. Hakan'ın İsveç önündeki on para etmez futbolunu değil.. Kendisini.. Kameralar sık sık yakın çekimde gösterdi, Boğaz'ın Boğasını.. Hangi boğa? Buzağı bile değildi.

Hakan'ın zaman zaman oyuna küstüğüne şahit olmuş ve yazmıştım.. Bu öyle de değil..

Bu kadar hırssız, bu kadar coşkusuz, bu kadar duygusuz bir ifade olamaz..

Belli aklı başka yerde.. Nerde olduğunu tahmin etmek zor değil..

Arka arkaya iki jip konusunda nasıl davrandığını yakından izlediğimden beri, bu delikanlının dininin, imanının para ve menfaat olduğuna inanmaya başladım..

Yahu Türkiye'nin kader maçı bu.. İnsan biraz, bir nebze katkıda bulunmaya çalışır.. Başı önde, süt dökmüş kedi gibi dolaştı durdu 90 dakika.. Takım arkadaşları 90 dakika boyu bu hayalete top indirmek için uğraştılar. İsveç defansı havadan gelen tüm topları rahatsız bile edilmeden topladı..

O kenardan çok iyi maç okuyan Mustafa Denizli, müdahele edip "Topu yere indirin, ayağa oynayın" demedi, diyemedi. O hayaletin canlanacağını ümitle bekledi durdu.

Yerden oynasak, o ruhsuz Hakan'ın yerinde Ahmet Dursun, koşan, çırpınan, pozisyon koklayan Ahmet Dursun olsa, turnuvanın en zavallı takımı İsveç'i perişan ederdik.

Şimdi, son umut, Belçika maçında..

Bu hayaletle, gene hiç şansımız yok.. Adamın kafasında transfer dolarlarından başka şey dolaşmıyor.. İnter mi?.. Galatasaray mı?.. Naz mı?.. Müşteri kızıştırma mı?.. Kararsız Kasım mı?.. Yoksa aklınca kurnaz tüccar mı?..

Mustafa Denizli'de Hakan'ı kesecek yürek kaldığını sanmıyorum.. O zaman..

Ne yapsak acaba?..

Bir bankada, jip hesabı açsak ve "Belçika'yı geçer ve çeyrek finale kalırsak, sana bir jip" desek, biraz oynama teşebbüsünde bulunur mu dersiniz?..

***

Efendim, bu zavallı İsveç'e yenilmedik ya.. Tabelacılar aniden değiştiler.. Tarihinin en kötü maçlarından birini oynayan takımın rezalet halini yazan yok. Biz başka maç izledik herhalde.. Rakip sahada, arka arkaya üç pas yapabildik mi?.. Çam yarması gibi İsveç savunmasına, ısrarla ve aptalca doldur boşalt oynamadık mı?. Okan iyi oynamış diyenlerin gözleri bozuk olmalı.. Özellikle ikinci yarıda tüm topları ziyan eden, bir de bedava golü avuta atan Okan iyi oynamışsa eğer, kötü oyun nasıl olur?.

Maçın kasedini, buyursunlar birlikte izleyelim. Deli danalar gibi koşmak ve bin telaş içinde topa vurmanın adı ne zamandan beri futbol?.

İtalya önündeki takım ve futbol, İsveç maçından çok ilerdeydi.

***

Ve bir görüntü.. Maçın onuncu dakikası falan.. Saat, 21.55!.. Kenarda güya ısınan, aslında sadece ayakta duran Sergen geldi, görüntüye..

Esniyordu.. Sahada Türkiye kader maçını oynarken, kenarda güya oyuna girmek üzere hazırlanan Sergen esniyordu..

Kral komutana sormuş..

"Savaşı niye kaybettik" diye..

"Birincisi, mermi yoktu" demiş komutan..

"İkinci sebebe gerek kalmadı" demiş kral..

Kabahat Sergen'de değil tabii.. O saatlerde uykuda olmaya alışmış çocuk.. Gecenin saat onuna maç koyarsan, esner tabii..

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır