Can Dündar'ın Çarşamba günü Sabah'ta yayımlanan "Aşkta terörizm" başlıklı yazısı bence tek kelimeyle harikaydı.
Levent Kırca ile Oya Başar'ın boşanmalarına ve basın toplantısındaki tartışmalarına getirilen yüzeysel yorumlardan, eleştirilerden öylesine derin ve doğru bir bakış açısıyla yazılmıştı ki hayran olmamak elde değil.
Dündar, Kırca ve Başar örneğinde olduğu gibi, acil bir durumda kadınlarla erkeklerin birbirinden çok farklı çözüm metodları sergilediğini, kadınların daha sakin ve tutarlı davrandığını belirterek başladığı yazısında psikoterapist Michael Vincent Miller'in "İkili İlişkilerde Terörizm" isimli kitabında neredeyse ekrandaki tartışmayı anlattığını bildiriyordu.
Miller bu kitapta, boşanma kararından önce umutla kendisine gelen çiftlerin çeşitli nedenler ileri sürdüğünü ancak aslında bunların altında bir başka neden yattığını söylüyor; iktidar çatışması.. Can Dündar'a göre bu tartışma da "İki karizmatik kişiliğin medya önündeki iktidar hesaplaşması, Kırca'ların halka açık terapi seansı" idi.
Ve aynen öyle. Onları yıllardır tanıyorum, ne RTÜK olayındaki açlık grevinin, ne de bu boşanmanın reklâmla ilgisi yok. Zaten Türkiye'nin en ünlü, en çok ödüllü, ratingi en yüksek güldürü ustaları olduklarına göre böyle nedenlerle reklâma ihtiyaç hissetmeyecekleri açıkça ortada.. Bu boşanma yılların birikiminin patlama noktasına gelmesinden başka bir şey değil. Aynı derecede çalışan, aynı derecede başarılı iki sanatçı, ama kadın -alışıldığı üzre- hep geri plânda.. İlk kez bir oyunda "Al Birini, Vur Ötekine"de eşinden daha ön plânda rol alıyor, ilk kez bir oyunu yönetiyor -çok da başarılı oluyor- ve o oyunda kavga çıkıyor. İmajinasyonunuzu biraz geliştirin lütfen, herşeyi ben anlatmayayım size.
Tabii Türkiye'deki kadın prototipine göre kadınların en büyük haksızlıklar karşısında bile susması, sineye çekmesi, evlilikleri koruması gerekiyor. Hele de böyle ünlü ve halkın sevdiği bir ailede kesinlikle öyle. Ama buna rağmen eğer Oya Başar, belki bizim bilmediğimiz başka olayların, konuşmaların, tartışmaların da etkisiyle bu noktaya geldiyse, iyiniyetle, daha fazla yıpratılmamak amacıyla başladıkları toplantı çok fazla psikolojik yıpranmaya maruz kaldıkları için "suçlama-cevap" haline dönüştüyse (ki neticede mesleki bir tartışma) buna biraz hoşgörüyle bakılmalı diye düşünüyorum.
Onlar sıradan insanların sessiz, sakin boşanma hakkına sahip değillerdi.
Anormal şekilde üstlerine gidilmesini, yaşamlarının her kesitinin görüntülenmek istenmesini normal karşılarken, kendilerinin beklenenden daha açık bir davranış sergilemelerini bu kadar eleştirmek haksızlık olmuyor mu?
İstanbul Müzik Festivali sürerken 15 Haziran'da Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda, Büyükşehir Belediyesi'nin organizasyonuyla Boğaziçi Festivali başladı. Ahmet Özhan ve Tuluyhan Uğurlu'nun da yer aldığı Hoşgörü İmparatorluğu adındaki tarihi müzikal gösteriyle başlayan festivalde Azerbaycan Devlet Balesi'nin "1001 Gece" balesi, Gloria Gaynor, Fahir Atakoğlu konseri, "Sound of Dance" İrlanda dans topluluğu, Çin Balesi, Saraydan Kız Kaçırma ve daha bir çok önemli sanatçı ve sanat eseri yeralıyor.
7. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nde bu akşam "Uyuyan Güzel" balesi var. Azerbaycan Devlet Opera ve Balesi'nden "Kız Kalesi", İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nden "Samson ve Dalilah", Ferhat ile Şirin, İzmir Devlet Opera ve Balesi'nden Don Giovanni ile sürecek olan Festival 10 Temmuz'da, "Best of Bolshoi" gösterisi ile bitecek. İmkanınız varsa sakın kaçırmayın!
Gerçi benzerlerini daha önce duydunuz, biz Türkler'i böyle nedenler korkutmuyor ama bakalım güç değilse bırakmayı düşünenlere yardımcı olacak mı?
* Sigara dumanında polonium 210 denilen bir radyoaktif element de var. Günde 20 sigara içen biri senede 200 göğüs röntgeni çektirmiş kadar X ışını alıyor.
* Sadece İngiltere'de her yıl sigaradan 120 bin insan ölüyor.
* Endüstri işçilerinin milyonda 50'den fazla karbonmonoksit (CO) seviyesinde çalıştırılmaları yasaktır. Sigara dumanında ise milyonda 1000 ile 50 bin arasında (CO) var.
* Bu karbonmonoksit kalp adalelerini süratle zehirlediği için sigara içenlerde içmeyenlerden iki kat fazla kalp hastalığı görülüyor.
* Sigara içilen evlerde büyüyen çocuklar diğerlerinden iki kat fazla astım, bronşit ve zatürre olma ihtimali taşıyorlar.
* Sigarayla ilgili kanserler arasında ağız, boğaz, idrar kesesi, pankreas, rahim ve penis de bulunuyor.