kapat

16.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Basiret sınavı

Türkiye enflasyondan kurtulmak ve Avrupa Birliği'ne girmesini sağlayacak kaliteleri yakalamak için bir çabaya girmişti.

Bu tarihi fırsatı nihayet değerlendireceğimiz inancını tam kazanmaya başladığımız bir aşamada yine geri mi dönüyoruz?

Üzerinde ilerlediğimiz köprüyü yine elbirliği ile havaya mı uçuracağız?

Koalisyon ortakları da dahil bütün partiler, geçmişteki kötü anıları hortlatan yıkıcı üsluplarla birbirlerine saldırıyor.

Meclis denetim görevini, adaleti, temizliği, istikrarı feda eden bir çizgide götürüyor.

Mesut Yılmaz, Türkbank ve çete soruşturmasından aklanıp, Ford yatırımına arazi tahsisi ve GSM ihalelerinden dolayı suçlanıyor.

Büyümek için yabancı yatırım bekleyen ülkeye en büyük kötülük yapılıyor.

Hangi uluslararası şirket, parasıyla rezil olacağı bir ülkeye para yatırmak ister?

Bunlar yetmiyor gibi erken genel seçim tehditleriyle hava daha da zehirleniyor..

Böyle anlaşamazlar

Türkiye'nin iki öncelikli meselesi var:

1. Erken seçim ve hükümet bunalımı tehditlerine zemin yaratmayan bir istikrar;

2. Yolsuzluk iddialarını, siyasetin çıkarcılığından kurtararak hukukun adaleti içinde sonuçlandıracak bir sistem..

Aslında bu iki hedef, birbirinin alternatifi değil bütünleyicisidir.

Ecevit "MHP'nin ne yapmak istediğini anlayabilmiş değilim" diyor..

MHP'liler de cevap veriyor:

"Biz de onu anlayamıyoruz!"

Gazete manşetlerinde atışarak anlaşmaları mümkün değildir.

Küçük tasarrufçular istikrar geldi diye paralarını borsaya yatırdı. Dün borsa 15 bin sınırının altına indi; yazık değil mi?.

Liderler bugünkü ülke şartlarının, koalisyonu yaratan uzlaşma anlayışını dünden daha fazla talep ettiğini ne zaman görecekler?

Acil bir liderler zirvesi ile kontrolu ele almak ve hem istikrarı, hem yolsuzluklarla mücadeleyi birlikte gözeten bir çözümü üretmek mecburiyetini ne zaman farkedecekler?

Acil bir zirve lâzım
Tüm partiler, meclis denetiminin siyasi hesaplarla kirletilip saptırıldığını kabul ediyor. Ama buna rağmen Yüce Divan şantajının istikrara zarar vermesi önlenemiyor.

Liderlik işte böyle zamanlar için lâzım.

Her partinin, yolsuzlukla mücadeleyi siyasi silâh olmaktan çıkarıp hukuk zemininde sistemleştirmek konusunda bir önerisi var.

Meselâ MHP, meclis soruşturma komisyonundan sonra yolsuzluk dosyasının Yargıtay Başsavcılığı'na gönderilmesini, o makamın gerekli görmesi halinde Yüce Divan'da dava açılmasını istiyor..

ANAP ise "Meclisteki soruşturma komisyonu yarı yarıya meclis anayasa komisyonu üyeleri ile Yargıtay hakim ve savcılarından oluşsun" diyor.

DSP ile DYP'nin de benzer çalışmaları var.

Akıl, bu arayışları bir an önce ortak bir çıkış yolunda birleştirmeyi emrediyor.

Koalisyon liderleri şimdiye kadar hep diyalog ve uyum özellikleriyle övüldü. Basiret ve iyi niyet konusunda ilk ciddi sınav şimdi.

Allah hepsine izan ve insaf versin!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır