Ve bu "ayıp"la seksen yaşının gençliğiyle "Bir Dinozorun Anıları" ile "Bir Dinozorun Gezilerini" yazdı. Oysa çok daha önemli eserlere imzasını atmıştı. İngiliz Edebiyatı tarihi "Shakespeare ve "Hamlet", "Virginia Wolf" gibi...
"Anıları" ve "Gezileri" ile İngiliz Edebiyatı uzmanlığından "çok okunur"luğa terfi etti.
Şimdi bakıyorum da hiçbir edebiyat sözlüğünde ne adı var, ne soyadı...
Neydi M”na Urgan'ın son yıllarda bunca sevilmesinin nedeni?
Paniğe yakın bir dehşet içinde yaşaması, iflah olmaz iyimserliği mi? Hayatın her zevkine ve güzelliğine iştah açıcı gözlerle bakmayı sevmesi mi?
Herkes Bodrum'a yazın giderken onun kış aylarını sevmesi mi?
Hayatımızda bir dinozor olarak yer aldı ve bir dinozor olarak ayrıldı ölesiye sevdiği bu dünyadan...
Bir hayat ustasıydı, davranışları, sigaraya sevgisi, kötülük setlerini yıkan öfkesi ile edebiyatın olduğu kadar bir hayat duayeni idi de...
Açık yürekli ve naif...
Yaşaması da öyle oldu, ölümü de...
Bu dünyası aydınlıktı, bundan sonrası da öyle olacak sanırım.
REFİK DURBAŞ