kapat

16.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Parası yok
Ağca gününü yatakta geçiriyor. Kartal'a üstündeki kot ve tişörtüyle gelen Ağca'ya nevresim takımını cezaevi yönetimi aldı. Bir de televizyonu var.

Gazeteci yazar Abdi İpekçi'yi öldüren, Papa'ya da suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca, İtalya'nın affetmesi üzerine Türkiye'ye iade edilerek ünlü suçluları çatısı altında barındıran Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi'ne konuldu.

İSTİYOR AMA PARASI YOK
İlk iş olarak banyo yapan, sonra da bisküvi ve meyve suyu ikramını kabul eden Ağca, dün de karavana yemek yedi. Ünlü tetikçi sık sık bulgur pilavı, bir kez de ızgara köfte istedi. Ancak, Ağca'nın hiç parası olmadığı ortaya çıktı. mehmet Ali Ağca'nın nevresim takımı, cezaevi yönetimi tarafından kantinden alındı, eski tutuklulardan kalma bir de televizyon sağlandı.

TV SEYREDİYOR
Cezaevindeki ilk gecesini deliksiz uyuyarak geçiren Ağca, ikinci gece saat 23.00'da yattı. O zamana kadar kendisiyle ilgili haberleri izleyen Mehmet Ali Ağca, sabah 09.00'da kalkıp, reçel, zeytin ve çaydan oluşan kahvaltısını yaptıktan sonra günlük gazeteleri okudu ve bütün günü yine televizyon izleyerek geçirdi. Öğle yemeğinde ise taze fasülye, domatesli pilav, cacık, ve salatalık yedi.

KİMSE GELMEDİ
Bu arada, Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi'ne getirilişinin üzerinden 32 saat geçmesine rağmen Ağca'yı arayıp soranın olmadığı, cezaevinde görüş talebinde bulunulmadığı öğrenildi. Soyadlarını değiştiren yakınlarının, Ağca'yla akrabalıklarını resmi belgelerle ispatladıkları takdirde görüşe kabul edileceği de bildirildi.

Cezaevinin Sol D Blok 3. koğuşunda, yani yasadışı İBDA-C örgütünün eski "mekanında" kalan Ağca'ya, Alaaddin Çakıcı'nın adamlarının televizyon ve buzdolabı alacakları da iddia edildi. Ağca'nın koğuşundaki eşyaların 4 ranza, 4 dolap ve 1 masadan oluştuğu, tamamının İBDA-C'lilerden kaldığı belirtildi. Bu arada, Çakıcı'nın Ağca'ya hoşgeldin mesajı gönderdiği, Ağca'nın da, "Hoşbulduk. Hastalığına üzüldüm. Acil şifalar dilerim" diye cevap verdiği öne sürüldü.

SIKI KORUMA
Mehmet Ali Ağca'yı koruyan İnfaz Koruma memurlarının sayısının ise Alaaddin Çakıcı'yı koruyan İnfaz Koruma memurlarının sayısından iki kat fazla olduğu öğrenildi. Çakıcı'nın bulunduğu Sağ A Blok 1 koğuşu önünde 4 İnfaz koruma memuru görev yaparken; Ağca'nın bulunduğu Sol D Blok 3. koğuş önünde 8 gardiyanın bulunduğu kaydedildi.

KAMERALI DENETİM
Ayrıca cezaevi koridorlarının gözetleme kameralarıyla 24 saat izlendiği, bu kameramaların kaydettiği kasedin ise daha sonra cezaevi müdür ve savcısının da aralarında bulunduğu yetkililer tarafından seyredilerek kayda geçirildiği belirtildi. Cezaevi içinde güvenlik önlemlerinin tamamen İnfaz Koruma memurlarından oluşturulduğu, jandarmanın ise x-ray cihazı ve dış güvenlikten sorumlu tutulduğu da ifade edildi.

BUGÜN HAKİM KARŞISINDA
Ağca, Kadıköy 2. ağır Ceza mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak. 3 Nisan 1979 tarihinde, kimliği belirsiz iki kişiyle birlikte gaspettiği bir ticari taksiyle Kadıköy Koşuyolu'nda bulunan Fruko Gazoz Fabrikası'nın deposunu soyduğu iddia edilen Ağca'nın gıyabi tutukluma kararı vicahiye çevrilecek. Mehmet Ali Ağca'nın davasını, Söylemezler Çetesi ile Sibel can'ın kocası Sulhi Aksüt'ü yargılayan heyet görecek. Ağca bu suçlarla ilgili olarak İtalya'da da ifade vermiş suçlamaları reddetmişti.

ORG. ÜRUĞ ENGELLEDİ
Abdİ İpekçi'nin öldürüldüğü dönemde CHP azınlık hükümetinin İçişleri Bakanı olan Hasan Fehmi Güneş, Mehmet Ali Ağca'nın İpekçi'yi öldürdüğünü itiraf ettikten sonra, dönemin Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ'un devreye girdiğini söyledi. Ağca'nın, İpekçi cinayetini nasıl işlediğini bizzat kendisine anlattığını belirten Güneş, "İpekçi cinayeti soruşturması dönemin Sıkıyönetim Komutanı Necdet Üruğ tarafından engellendi" dedi.

İpekçi cinayetiyle ilgili olarak çalışmalar yaptıklarına ve Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan 15 günlük ek süre istendiğine dikkat çeken Güneş, dosyanın derinleştirilmesi için istenen ek sürenin Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından kendilerine verilmediğini de söyledi.

ELİMİZDEN ASKER ALDI
O dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hayri Kozakçıoğlu'ydu. Ağca, 25 haziran 1979'da kendi elyazısıyla yazdığı ifadesinde suçunu itaraf etmişti. Kozakçıoğlu o günleri anlatıyor: "Ağca Adli Tıbba girdiği zaman, kaçsın diye odaya bırakılan iki silah vardı. O silahlarla kaçmaya teşebbüs etti ama olmadı. Ağca'nın oradan kaçamayaçağı belliydi ve dışarıda öldürülecekti. Böylece olay büsbütün kapanıp gidecekti.

Silahlar birçok terör olayında, yaralamada kullanılmış silahlardır. Adli Tıp'ta Ağca'nın yanında bir kişi daha vardı. Belki onların yanında cezaevinde eğitim gören biriydi. İkisi kaçmaya teşebbüs etti ama biz bu olayın perde arkasını soruşturamadık çünkü askeri savcılık soruşturmayı bize bırakmadı.

Kaan ÖZBEK- Mehmet ÖZIŞIK


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır