


Rusya'da macera dönemi bitiyor!
Rusya'nın şu anda içinde yaşadığı ruh halini çözümlemek kolay değil. Yeni düzenden memnunlar mı, umutlular mı, gelecekle ilgili perspektifleri nedir tam anlamak mümkün değil. Rusya toprakları üstünde 120 çeşit ırkın yaşadığı, 120 ayrı dilden konuşan insanların 8 ayrı bölgede 167 milyon nüfus oluşturdukları bir dev ülke.
Toplam milli gelirinin yüzde 80'in 11 milyon nüfuslu Moskova'da toplandığı, geri kalan yüzde 20'nin de 156 milyon kişiye verildiği gelir dağılımı korkunç bozuk bir ülke... Henüz demokrasi, şeffaflık, insan hakları, hukukun üstünlüğünü yerli yerine oturtamamış.
Rusya 4 ayaklı at olmuş
Bir ayağı geçmişte.
Bir ayağı gelecekte.
Bir ayağı hayallerde.
Bir ayağı gerçeklerde...
İki ön ayağı ileriye doğru, diğer iki ayağı geriye doğru koşmakta olan bir at. Büyük Rus şairi Puskin'nin bir şiirinde; "Atın dört ayağı vardır ama yine de tökezler..." diye yazdığı gibi bu at nereye kadar gidebilir?
Rusya ne kadar koşabilir?
Kestirmek çok zor...
***
Ancak altını özellikle vurguladıkları bir yeni gelişme var. Rusya'da Putin dönemiyle başlayan pazar dışında kalmış büyük fabrikaların küçülerek üretime yeniden sokulmaları. Rusya fabrikaları artık vitrinler için ve halkın beğenerek almaya başladığı ürünleri üretmeye başlamış.
Ulusal şirketler çıkıyor.
Ve bunlar pazardan her çeşit talebe göre biçimlenip organize oluyorlar. Bizim Kelebek Mobilya'nın Rusya temsilcisi Orhan Kartel bu yenilenmeyi şu sözlerle anlatıyor: "Pazar çok değişti. Güncelleşmeye başladı. Şimdi üretimden yana bir değişim yaşanıyor. Rus şirketleri bu pazara ithalat yoluyla giren yabancılar ve Türk şirketleriyle amansız bir rekabete giriyorlar. Biz Kelebek Mobilya olarak 1994 yılından beri buradayız. Satışlarımızı yılda 4.5 milyon dolara kadar çıkartmıştık. Şimdi 1.5 milyon dolara indi. Bizim ve bu piyasaya mağaza açıp malı dışardan getirip satan İtalyan, İspanyol, Alman, Finli, Polonyalı rakiplerimiz için avantaj kalmadı. Çünkü bizim mobilyalar üzerinde büyük gümrük var fakat üretime başlayan Rus şirketlerine gümrük yok. Kalite aynı fakat fiyat farkı çok yüksek."
Aslında iki yıldır iyileşme var.
Yılda yüzde 17 büyüyorlar.
Ve enflasyonu...
Yüzde 2.5'da tutabiliyorlar.
Fakat bu pazarda var olabilmek artık burada temsilcilik bulup, mağaza açarak var olmak mümkün değil.
Ne yapılabilir...
Orhan Kartel diyor ki; "Türk işadamları bu büyüyen ve gelecek vaad eden Rus pazarında kalmak istiyorlarsa buraya yatırım yapmaları ve üretime burada başlamaları gerekiyor."
***
Bu konuda örnekler var.
Efes Pilsen, geçen yılın Temmuz ayında 150 milyon litre kapasiteli bir bira fabrikasını 17 ay gibi çok kısa bir zamanda 80 milyon dolar harcayarak burada kurmuş. İşçilik ucuz ve hammadde bol. Efes Pilsen, ayrıca bu pazar için "İhtiyar Değirmenci" anlamına gelen yeni bir marka da yaratmış. Buradaki fabrikanın Müdürü Sevim Maviş, "Yerli yeni bir marka yaratıp, tutturunca pazarın yüzde 22'sini biz ele geçirdik. Üretimin tamamını satıyoruz. Önümüzdeki yıl içinde kapasiteyi 300 milyon litreye çıkarmayı düşünüyoruz."
Bir başka örnek daha var.
Koç ve ENKA'nın ortaklaşa kurdukları Ramstore'da satışlarda yüksek bir patlama yakalamış. 25 bin kalem mal satıyor ve mağazanın buradaki Müdürü Cüneyt Taşkın, "1999 yılı ciromuz 80 milyon dolara ulaştı. Bu rakam Türkiye'deki en çok satış yapan Beylikdüzü ve Gimat mağazalarını geçmiş durumda" diyor. Şişe Cam'ın da burada yatırım yaparak pazara girmek için proje başlattığını öğreniyoruz.
Dolayısıyla...
Rus pazarında...
Getir malı sat...
Aç bir iki mağaza sat...
Dönemi kapanmış bulunuyor.
Rus şirketleri her çeşit malı aynı kalitede ve ucuz fiyata üretmeye başladıkları için Laleli Piyasası için de yolun sonuna gelinmiş oluyor. Kendileriyle konuştuğumuz tüm işadamları Rusya pazarında macera arama dönemi artık bitti. Burada ciddi şirketler ya da işe ciddi bakacak yeni firmalar için gelecek var diyorlar. Rus-Türk İşadamları Derneği Başkanı Ali İhsan Akıskalıoğlu ise "Bizim Rus pazarında şimdiye kadar ki girişimimiz cahil cesaretiydi. Yapamayacağımız bir şey yoktu. Ve başarılı olduk. Para kazandık. Deneyim elde ettik. Güven verdik. Artım bu pazarda uluslararası rekabeti biliyoruz. Bundan böyle maceracılık akılcılığa dönüşmüştür. Yabancının projesini, yabancının parasını ve Rus pazarını kullanarak yönetim becerisi gösterecekler için yeni bir dönem başlıyor" diyor.
ÖZÜR: Dünkü yazıda ENKA'nın Rusya Temsilcisi'nin adı Murat Sökmenoğlu olarak geçmiştir. Doğrusu Murat Söylemezoğlu olacaktır. Okurlarımdan özür dilerim.