kapat

08.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Yılmaz'dan mesaj
ANAP lideri Mesut Yılmaz, Grup'ta Yüce Divan kararının hükümeti bitireceği mesajını verdi: "Suçluysak hem Yüce Divan'a gitmeliyiz, hem ortaklık bozulmalı"

ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, dün, partisinin Meclis Grup toplantısında yaptığı duygusal konuşmada, koalisyon ortağı MHP'ye Yüce Divan tartışmasında yanıt verdi. 35 dakikalık konuşmasında MHP'yi hukuka ve vicdana uygun davranmaya çağıran Yılmaz, "Bugün bize lazım olan hukuku gözardı edenler bir gün kendilerine de lazım olacağını hiç unutmamalıdırlar" dedi. Yılmaz, koalisyon ortaklarınca suçlu görünüyorsa Yüce Divan'a sevk edilmesini ve ortaklığın bozulmasını önerdi. Yılmaz konuşmasında şu noktaların altını çizdi.

* Bizim eleştirimiz, komisyonda aleyhimizde bir sonuç çıkmasına değildir. Bizim eleştirimiz, komisyonun tespit ve bulgularıyla, vardığı karar arasında 180 derece ters bir aykırılığın bulunmasıdır.

* SEKA arazisinin devri kararı YPK ve Bakanlar Kurulu'nca alınmıştır. Bakanlar Kurulu kararlarına imza atmanın cezai sorumluluk doğurduğunu ihtilal yönetimleri bile iddia etmemişlerdir.

* Soruşturmalar, önceki dönemde FP, DYP ve CHP oylarıyla, siyasi hesaplarla açıldı. Bunları anlamak mümkündür. Ancak, aynı hesap ve davranışın koalisyon ortağı olduğumuz bir partiye mensup komisyon üyelerinde de tezahürünü görmek bizim için son derece üzücü olmuştur.

* Eğer biz Yüce Divan'da yargılamaya değer fiilin sahibi isek, hem Yüce Divan'a sevk edilmemiz şarttır, hem de bizimle böyle bir ortaklığa devam edilmemesi gerekir.

* Siyasetin bu tür oyunlarla yıpratılmasını önlemek için milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması, soruşturma komisyonlarına yargıçların da eklenmesi veya bu komisyonların tamamen yargıçlardan oluşturulması gerekir.

* Sonuç olarak, bu meselede bizim ortaklarımızdan tek beklentimiz hukuku ön planda tutmalarıydı. Muhaliflerimizin ve bazı çizerlerin oyununa gelmemeleriydi. Burukluğumuz hukukun gözardı edilmesindendir. Yoksa ne yaptığımız işlerin doğruluğundan şüphemiz vardır ne de Yüce Divan'a gitmekten korkumuz vardır. Ama bugün bize lazım olan hukuku gözardı edenler birgün kendilerine de lazım olacağını hiç unutmamalıdırlar.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır