kapat

02.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Ýstanbul
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
RUHAT MENGÝ(rmengi@sabah.com.tr )


Para futbolu öldürecek mi?

Son Time dergisinin kapak konusu "Futbol intiharý".. Büyük paralar dünyanýn en sevilen sporunu öldürecek mi?" diye soruyor Time ve uzmanlarý konuþturarak cevabý da kendisi veriyor "Futbol spor olmaktan çýkarýlýr ve tümüyle ticari bir aktivite haline getirilirse, yakýn bir gelecekte olacaðý budur.."

Fransýz milli takýmýnýn eski oyuncusu David Ginola "Neden bir aktörün film baþýna 20 milyar dolar almasý eleþtirilmiyor da, bir futbolcunun büyük paralar almasý tenkit ediliyor?" diyorsa da, yine eski Fransýz futbol yýldýzlarýndan Michel Platini'nin "Þu anda futboldaki en aktif isimler bu iþi futbol adýna mý, para adýna mý yapýyorlar?" sorusu ve "Bazýlarý 100 yýlda inþa edilen bir spora bakýyor ve 'istediðimizi alýr sonra çeker gideriz' diye düþünüyorlar" görüþü þu anda Avrupa'da çok daha fazla destek görüyor.

Geçen ay Ýngiltere F.A Kupasý'ný kazanan Chelsea takýmýndaki tek Ýngiliz oyuncunun kaptan Denis Wise olduðu, onun dýþýndakilerin farklý Avrupa takýmlarýndan geldiði örnek gösterilen tartýþmada bu durumun ve hýzla artan bilet fiyatlarýnýn futbol izleyicisini fazlasýyla rahatsýz ettiði belirtiliyor.

Galatasaray örneði
Türk izleyicisi son yýllardaki baþarýlarýn bir kýsmýný da yabancý oyunculara borçlu olduðumuzun bilincinde tabii. Onun için bizim, Platini'nin tepkisini göstermemiz uzunca bir zaman alýr. Ama Ümit Milli Takýmý antrenörünün Ýngiltere karþýsýndaki 6-0'lýk hezimete neden olarak "Transfer mevsimi olduðu için futbolcularýn aklýnýn oyundan çok transferde" olduðunu göstermesi sorunun bizim açýmýzdan da ciddiyetini ortaya koyuyor.

Futbol sinemayla, oyuncular aktörlerle kýyaslanamaz. Futbol sonuçta spordur, bu þekilde tamamen ticarete dökülmesi de izleyicisine, taraftarýna haksýzlýktýr.

Galatasaray örneðine bakalým; onlar "Ne yapalým yani, transfer yapmayalým mý?" diyebilirler. Ama zaferlerine sevinen, sabahlara kadar sokaklarda danseden, sevinç gözyaþlarý döken, onlarý havaalanýnda imparator gibi karþýlayan Türk halkýnýn mutluluðunu katlettiklerini inkâr edemezler. Henüz coþku sürerken, ilk kez böyle bir baþarý elde edilmiþken ve hiç kimse takýmýn daðýlmasýný istemezken Fatih Terim'in býrakýp gitmesi, Hakan Þükür'ün satýþ listesine konmasý büyük hayal kýrýklýðý oldu.

Umarýz Fatih Terim Fiorentina'da, Galatasaray'daki baþarýsýna benzer bir baþarý elde eder. Ama ben bundan çok daha fazla, Hakan'ýn gitmemesini, Galatasaray'ýn baþarýlarýný Terim'siz de olsa sürdürmesini umuyorum. UEFA kupasýnda Terim kadar oyuncularýn inanýlmaz irade gücünün rolü vardý.

Bundan sonra da baþarýlarýnýn tek bir kiþiye endeksli olmadýðýný göstermeleri gerekiyor. Aksi takdirde futbolda da baþladýðýmýz yere döneceðiz.

Af kampanyasý!
Adalet Bakaný Hikmet Sami Türk'ün "Artýk itirazlar da azaldý, kamuoyu affa eskisi gibi karþý çýkmýyor" þeklindeki, hiçbir dayanaðý olmayan sözleri ve basýnda affý destekleyen birkaç yazýdan sonra cezaevlerinden ve mahkžm yakýnlarýndan gelen mektuplar iyice arttý, adeta kampanyaya dönüþtürüldü. Bu noktaya gelinmesinin baþ sorumlusu Adalet Bakanlýðý'dýr. Kimse bunu açýkça dile getirmiyor, herkes olaydaki tüm taraflarý okþayarak konuþuyor ama gerçek bu; Adalet Bakanlýðý sorumludur.

Düþünce suçlularýnýn, eften püften nedenlerle mahkžm edilenlerin býrakýlmasýna itiraz eden yok. Ama bir bakan 2000 yýlýnda halâ "Cezaevleri doldu, içindekilerin çoðunu, suçu ne olursa olsun serbest býrakalým" diyorsa halkýn buna itirazý tabii ki olacaktýr. Bu itirazý, bir hukukçu, bir adalet sorumlusu olarak, somut bir þekilde görmek istiyorsa, sayýn Adalet Bakaný en azýndan bir kamuoyu araþtýrmasý yaptýrmalýdýr.

Mahkžmlarýn duygularýný öðrendiði gibi bu suçlularýn maðdur ettiði insanlarýn da duygularýný sormalý ve öðrenmelidir.

Ceza ortadan kalkýnca Baðdat Caddesi'ndeki kazada iki genci öldüren sanýða olduðu gibi linç giriþimleri baþlýyor. Anarþi devlet eliyle yaratýlmýþ oluyor.

Hükümetin bu soruna bulacaðý "adil" çözümü artýk herkes bekliyor!

Atatürk'e suikastler
Bizim kuþaktan olup da "Karaoðlan"ý tanýmayan yoktur. Hepimiz az ya da çok Karaoðlan okurduk, bazýlarýmýz ise esaslý þekilde tiryakisiydik Karaoðlan'ýn. Ciltler elden ele dolaþýr, hiçbir yeni macerasý kaçýrýlmazdý. 13-18 yaþ arasýndaki yýllarýmda, bu harika resimli romaný çizdiði için Suat Yalaz'a hayran olduðumu hatýrlýyorum.

Yýllar sonra Paris'te, bir seramik sergisinde tanýþtýðým Suat Yalaz ayný baþarýyý Avrupa'da da sürdürdü. Karaoðlan 7 yýl yurtdýþýnda El Kebir adýyla yayýnlandý.

Ve yine yýllar sonra, þu günlerde ben onun son belgesel çizgi romaný "Atatürk'e suikastler"i okuyorum. Büyük bir ilgi ve zevkle.. Çeþitli kaynaklardan, titiz bir araþtýrma sonucunda hazýrlanan kitap sadece çocuklar ve gençler için deðil, her yaþtan okuyucu için son derece ilginç. Tarihi, bir daha unutmamak üzere zihinlere kazýyacak þekilde hazýrlanmýþ. Ýnsan okuyunca "Keþke Suat Yalaz bütün tarih kitaplarýný çizgi roman haline getirebilseydi" diyor.

Okullarda tarihten baþarýsýz olan tek öðrenci kalmazdý!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr