kapat

02.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


İşin kolayı...

Ankara çöplüğüne, yabancı diplomat eşleri savaş açıyor.

Ne yapacağız?

Onlara teşekkür mü edeceğiz yoksa sizi ilgilendirmez mi diyeceğiz?

........

Güneydoğu'nun kalkınması, Amerikan Büyükelçi'sine dert oluyor... Gidip bölgeyi inceliyor, yabancı yatırımlar için kafa tutuyor.

Ne yapacağız?

Şükran mı duyacağız yoksa sen karışma mı diyeceğiz?

........

Demokratikleşme ve İnsan Hakları için, Avrupalı Parlamenterler seferber oluyor, her biri sık sık gelip bizi teftiş ediyor.

Ne yapacağız?

Adamlara sitem mi edeceğiz, yoksa Allah razı olsun mu diyeceğiz?

*

Bizi kendi halimize bırakırlarsa, onlar da biliyorlar ki yine ipe un sereriz...

İşte... İdamı hem kaldırmayıp hem de uygulamayan acayip bir ülke burası.

Af çıkaracağım diye ortalara düşüp, bir türlü çıkaramayan... İkide bir anayasayı değiştireceğim diye heveslenip, bir türlü değiştiremeyen, adalet reformu diye sayıklayıp bir türlü gerçekleştiremeyen, acayip bir ülke.

*

İşkence, bizden çok yabancıların problemi sanki.

GAP...

Tarım Politikası...

Hatta tahıl ürünleri taban fiatı...

Hatta enflasyon... bizim değil, sanki yabancıların derdi...

Kuzey Irak'ta bir Kürdistan Devleti'nin kurulup kurulmaması için, bizden daha fazla fikir söylüyorlar...

Kıbrıs için adeta bizden daha fazla formül arıyorlar...

"Bizi bizden daha fazla düşünmeleri" yüreğimizde bir şüphe yaratacak noktaya varmıştır.

- Acaba mı?

Evet... Sahiden şüphe yaratmıştır.

Altında bir çapanoğlu arayıp bulmak için harcadığımız dikkat ve enerjiyi, planlı programlı bir Türkiye için harcasaydık, belki yabancılara ihtiyaç duymadan kendi kendimize aşabilirdik tüm problemleri...

Ama öyle yapmadık.

*

Bizim ilgi alanımıza hiç girmeyen çağdaş kurallar zinciri, yabancıların baş meşgalesi olmuşsa, eh, o da bir kazanç.

Ben bu yabancılara çok kızardım. Artık karar verdim, kızmayacağım.

Tavsiye ederim, siz de öyle yapın.

Trafik kazalarından cezaevlerindeki rezaletlere kadar iyiliğimizi düşünen birileri olduğuna şükredip oturun.

Ah ah...

Biz bu yabancıları keşke 76 yıldır taşeron diye kullanabilseydik bari...

Ne Haliç kirlenirdi, ne de Fay Hattı üzerinde Sanayi Bölgesi kurulurdu.

Belki Karadeniz sahillerinin cennetliği bile keşfedilirdi.

Söyler misiniz, meselâ Güneydoğu için Ankara ne düşünüyor, acaba nasıl bir kalkınma plânlıyor?

Söyleyemezsiniz.

Amerikan Elçisi, orada sadece Mehmetçiğin gayretlerini ve eserlerini görmüş, kalkınma yolunda hep komutanların plân ve programlarını öğrenebilmiştir...

Ankara'daki sivillere başvursaydı, belki muhatap bile bulamazdı.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır