ÖNCEKİ akşam iş çıkışı vapurla Kadıköy'e geçtim. Rıhtım Caddesi'nde bir yürüyüş yaptım. Saat 19.30 sıralarıydı; cadde kalabalıktı. Birden, bir hareketlenme oldu. Seyyar satıcılar çil yavrusu gibi kaçışmaya başladı. Kaçarken, ters yönden yürüyen insanlara çarpıyor, deviriyorlardı. Neye uğradığını şaşıran bir çok genç kız ve kadın da seyyar satıcıların darbesine maruz kaldı; ortalık ana-baba gününe döndü.
BU kargaşaya ani bir belediye zabıtası baskınının yolaçtığını düşünmüştüm; yanılmışım. Meğerse gelen polismiş. Bir ekip otosundan inen resmi üniformalı polis memurları, seyyar satıcıların üzerine saldırıyor, tezgahlarını tekme vurarak deviriyor, yakaladıklarını fena halde azarlıyordu. Seyyar satıcılar da onlardan kaçarken, Rıhtım Caddesi'nde yürüyen insanların arasına dalıyor, çarpıp savuruyordu.
KADIKÖY Meydanı'ndaki, Rıhtım Caddesi'ndeki korkunç seyyar satıcı istilasına bundan önceki yazılarımızda da değindik. Yetkilileri, "Kadıköy, Eminönü'nden daha beter bir seyyar satıcı cenneti haline geliyor; önlem almazsanız iş işten geçecek" diye uyarmaya çalıştık. Ne yazık ki, Kadıköy Meydanı, seyyar satıcı tezgahlarına her geçen gün biraz daha tutsak oluyor; çirkinleşip yozlaşıyor.
ZABITA olsun polis olsun, görevlilerin seyyar satıcı kaosu ile mücadele etmelerini, önlemeye çalışmalarını elbette ki olumlu karşılarız. Ama bir kaosu yok etmeye çalışırken başka bir kaosa sebep olunmamalı. Rıhtım Caddesi'nin en kalabalık bir saatinde polisin seyyar satıcılara müdahalesi sırasında yaşanan kargaşa, caddenin düzensizliğinden, her köşe başını seyyar tezgahlarının kilitlemesinden zaten bezmiş olan Kadıköylüler'i ayrıca telaşlandırdı, korkuttu. Seyyarlar kaçarken insanlara çarptı, canlarını acıttı. Polis memurlarının tezgahları tekmelerken sergilediği haşin görüntü, ürkütücü oldu. Zaten polisler araçlarına binip gittikten sonra aynı seyyarlar sırıtarak geri döndü, aynı tezgahları aynı noktalara yine açtı.
KADIKÖY Meydanı yakalandığı seyyar istilası, düzensizlik, pislik illetinden mutlaka kurtarılmalı. Ama alınacak önlemler "itici ve geçici" değil, "sosyal ve kalıcı" olmalı.