Size öyle bir olay yazacağım ki, okuduktan sonra eminim hepiniz acıyı yüreğine atan bir baba gibi çıldırmamak için kendinizi zor tutacaksınız. Abdullah Kurtoğlu'nun bana yazdığı faksı aynen yayınlıyorum. Allah kimseye böyle acı göstermesin ama sorumlular da cezasız kalmasın...
"Sayın Ahmet bey,1998 yılı Ocak ayının 11'nde 28 yaşındaki kızım Nevin, misafirlikte olan kız arkadaşını sitemizin karşısındaki otobüs durağına yolcu etmeye çıkmıştı. Arkadaşını yolcu ettikten sonra, geri dönüşte karşıdan gelen belediye otobüsü kızımıza çarptı ve 5 gün hastahanede yoğun bakımda kaldıktan sonra, vefat etti. Nevin henüz 28 yaşında ve İ.Ü. Fen Bölümü Biolojiden yeni mezundu.
Tabii mahkeme ve duruşmalar başladı. Buna karşılık bizde maddi ve manevi tazminat davası açtık.
İkinci dava doğal olarak ceza davasının sonuçlanmasını bekliyor. Ceza davasının duruşmaları esnasında, bizim kıza çarpan otobüs şoförünün 1996 yılında Unkapanı civarında yine bir kız çocuğuna çarpıp, ölümüne sebep olduğunu öğrendik. Tabii bunun sabıka kaydını Fatih Adliyesi'nden alıp Şişli'deki dava dosyasına ilave ettik. Ceza davasının 25 Nisan 2000 yılındaki son duruşmasında bu şahsın hâlâ İETT'de şoför olarak çalıştığı ve yüzlerce kişi taşıyan otobüsü kullandığı ortaya çıktı. Belediyenin bu sorumsuzluğu ve insan hayatına olan bu saygısızlığı benim acımı kat kat arttırdı.
Evet, benim kızı geri gelemezdi. Fakat benim kızımın kazasından 2 yıl önce, ölümle sonuçlanan bu kazadan sonra bu zat otobüsten indirilse idi, şimdi benim kızım hayatta olacaktı. Beni çıldırmanın eşiğine getiren olay, bu sorumsuz kuruluşlara... Hakemin önünde dosya varken, bu olaya dur demeyip davayı ertelemesi...
Bu olay beni son derece rahatsız ediyor. Bundan dolayı bu ve benzeri olayların dosyalardan çıkıp, toplumun öğrenmesini istiyorum. Çünkü, bu sorumsuzluk ve çürümüşlük devam ederse bizim toplumumuz tehlikede... Yani bugün bizim, sizinle hayatta olmamız mucize...
Sayın Vardar, biliyorum ülkemizdeki trafik kanunları yetersiz. Caydırıcılıkları ise sıfır. Eminimki toplulumuz buna karşı duyarlı olup mücadele ederse, dünyada birinci olduğumuz tek dal trafik kazalarında geri sıralara düşeriz..."
Buyrun işte gördünüz... Ülkenin gerçekleri nedir okudunuz... Biz hala birtakım sloganlar bellemiş, onları söyleyip duruyoruz. İçimizden biri de çıkıp, "Yahu zevzekliği bırakıp, adam olalım" demiyoruz. Kader utanmasın biz utanalım...