


"İdam cezası kalkmalı"
Sakıp Sabancı son bir hafta içinde iki ayrı konuda çok çarpıcı sözler söyledi. Birincisi alçak bir suikaste kurban olan kardeşi Özdemir Sabancı'nın katillerinden Fehriye Erdal'ın iade edilmemesi, diğeri ise işçilerine verdiği yüksek zam ve bunun yarattığı tartışma. İki ayrı konuda Sabancı'ya sorular sordum.
* Fehriye Erdal'ın iade edilmemesi sizi üzdü mü?
- Evet, bu bizim içimizde yara, adaletin yerine gelmesini istiyoruz.
* İade edilmeme nedenini biliyorsunuz herhalde?
- Evet, Türkiye'de idam cezasının olması yüzünden.
* İdam sadece Türkiye'de yok ki.
- Evet ben de onu söyledim, Amerika'da var mesela.
* Onlarınki biraz farklı ama?
- Belki öyle, anlamadığım şu, Avrupa'da insan hakları var da, Amerika'da yok mu? Demek ki toplum menfaati görüyorlar.
* Parlamentoya tepki gösterdiniz, neden?
- Türkiye Avrupa ile yaşayacak mı yaşamayacak mı, ona karar vermek zorundalar.
* O zaman ne olacak?
- Eğer Avrupa ile yaşamak istiyorsak kurallarına uyacağız.
* Avrupa idamı kaldırın diyor mesela?
- Eğer Türkiye'nin menfaatleri Avrupa ile birlikteyse, ki bana göre öyle, o zaman idamı kaldıracağız.
* Bunu yürekten mi söylüyorsunuz?
- Bakın şimdi iki türlü bakmamız gerek. Özdemir Sabancı'nın ağabeyi olarak yüreğim yanıyor, adaletin yerine getirilmesini istiyorum.
* Buna rağmen idam kalkmalı diyorsunuz?
- Aynen öyle diyorum, eğer 65 milyonun geleceği söz konusuysa idam elbette kalkmalı.
* İdamı kaldırırsak Avrupa'ya girer miyiz?
- İşte mesele bu, bu ülkenin geleceği Avrupa ile birlikte olmaktan geçiyor. İdamı kaldırıp Avrupa'ya giremezsek o zaman olmaz.
* Sorun sadece idamda mı?
- Değil elbette. Bakın eski püskü elbiselerle baloya gideceğiz diye tutturursak herkes bize güler.
* Yani?
- Pekçok sorunumuz eski püskü kanunlar yüzünden yaşanıyor. Bunları değiştirmemiz gerek.
* Niçin değiştirilmiyor?
- Partiler birleşip güçlenemiyor, öyle olunca iktidarlar güçlü olmuyor. İstikrar sağlanmıyor. Hiçbir iktidar cesaretli davranamıyor.
* Davranırsa ne olur?
- Eğer bu şartlar oluşursa iktidarlar güçlü kanunları gümbür gümbür getirirler, o zaman Avrupa'ya da gireriz, dünya ülkesi de oluruz.
Af sonbahara kaldı sürpriz ise haziran
Af konusu artık kabak tadı ve giderek toplumsal bir yara haline geliyor. Af konusu ortaya atıldığında en şiddetle karşı çıkanlardan biriydim. Ama şimdi öyle düşünmüyorum, çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde af konusu bu kadar uzun süreli gündemde kalmaz. Kalırsa toplumda öfke ve şiddete yol açar. Hükümetin önünde iki yol var. Ya çıkıp "Af konusu hiçbir şekilde gündeme gelmeyecektir" demeli ya da af yasasını toplumu rencide etmeyecek biçimde derhal çıkarmalıdır. Siyasi kulislerden edindiğim bilgilere göre, af yasasının Temmuz'da tatile girecek Meclis'in gündemine gelmesi zor görünüyor. Ancak, af konusunda baskılar altında oldukları için sıkıntı yaşayan partiler ve milletvekilleri, tatilden iki gün önce yıldırım hızıyla affı çıkarabilirler.
"Evet kötü örnek olduk"
* Bir anda hedef haline geldiniz.
- Neden?
* Hazine Bakanı "Üç Sabancı daha çıkarsa enflasyonu tutamayız" dedi.
- Sakıp Sabancı Türkiye'nin menfaatini bol üretimde görür.
* Ama siz işçinize yüksek zam yaptınız.
- 6 aydır Başbakan'a, yardımcılarına, bakanlara, ilgili bürokratlara anlatıyoruz.
* Ne anlatıyorsunuz?
- Enflasyonu tutmak için yüzde 25'in üzerinde zam yapmayın dediler, bunun nasıl olacağını anlatmaya çalışıyoruz.
* Siz ne istiyorsunuz?
- Ekonomik Sosyal Konsey'in toplanması gerektiğini anlatıyoruz. İşçisi, işvereni, hükümeti, bürokratı bir araya gelsin, karar alınsın diyoruz.
* Yapmıyorlar mı?
- Hayır yapmıyorlar, oysa biz ne mallara ne de ücretlere yüzde 25'in üzerinde zam yapılmamasına razıyız, biz serbest piyasadan bir süre vazgeçmeyi göze alıyoruz.
* Ama işçiler de yaşayacak.
- Evet ama yüksek zam aldıklarını sanıyorlar. Bir iki ay sonra enflasyon kazançlarını alıp götürünce ne olacak?
* Peki anlaşma neden sağlanamıyor?
- DİSK karşı çıkıyor. Bunu herkes biliyor. Hükümetin de bunu çıkıp söylemesi gerek.
* Neden söylemiyor?
- Başbakanımız bütün ömrünü sendikalarla geçirdi. Bu kötü demiyorum, ama böyle olunca çıkıp söylemiyor.
* Ne yapabilir?
- Cesaretle ortaya çıkıp sorunu ortaya koymalı, kimin engel olduğunu söyleyebilmeli.
* Biz yüzde 25'e razıyız diyorsunuz, ama yüzde 65 zam veriyorsunuz.
- Ne yapabilirdim başka, işçi greve gitti.
* Devam mı ediyor?
- Hayır, hükümet en palyatif kararı alarak grevi iki ay erteledi, bu sorunu çözer mi?
* Çözmedi mi?
- Çözmedi tabii. Ardından Sasa işçisi greve gitti. 12'nci gün kimyasal maddeler donmaya başladı. Benim yabancı ortaklarım var, ne oluyor dediler, zam vermekten başka çarem mi vardı?
* Kötü örnek olduğunuza inanıyor musunuz?
- Evet kötü örnek olduk. Ama İş Bankası başlattı. Benim işçim de geliyor, onlar almış diyor.
* O zaman başkaları da yapacak.
- Yapacaktır herhalde, ama iyi olmayacak. 200 bin kişi bekliyor.
* O zaman ekonomide yaratılan iyi tabloya rağmen, siz karamsar bakıyorsunuz öyle mi?
- Yine de tedbir alınabilir.
* Zamlar geri alınabilir mi?
- O çok zor, ama başta dediğim gibi Ekonomik Sosyal Konsey toplanır, herkesin uyacağı kararlar alınır, o zaman iş değişir.