  
Fatih
KİMİ batılıların Fatih için yaratmaya çalıştığı "barbar hükümdar" imajındaki çarpıklığa bizden bazılarının da, "katılıyor" demesek bile, "ılımlı" yaklaştıklarını görmek, sağduyuyu rahatsız ediyor. Bir gazetedeki yazı dizisinde "İstanbul'un fethi" ile "1920'deki İngiliz işgali"nin benzeştirilmesi bizce, yanlış ve talihsiz bir değerlendirme. Neyse ki Prof. Dr. Zeki Arıkan'ın "Fatih, Osmanlı ve Rönesans" üzerine kaleme aldığı gerçekçi makale yine aynı gazetede çıktı; doğrular gösterildi. Franz Babinger gibi tarihçilerin Fatih hakkında haşin görüntüler çizdiğini vurgulayan Prof. Arıkan, bunun peşin hükümlü, bilimsellikten uzak bir tarz olduğunu kaydederek şunları yazıyor:
"... KÜLTÜREL yönden çökmüş, ekonomisi felce uğramış, nüfusu alabildiğine azalmış, bir zamanların 'akıl ve himmet beldesi' olan, fakat 'harap' bir kent durumuna gelmiş bulunan İstanbul'u şenlendirmek, Fatih'in temel kaygılarından biriydi. Bunu başardı da... İstanbul'un nüfusu her yerden, kimi zaman zorla getirilenlerle arttırılırken, ekonomik yapıyı güçlendirmek için önlemler alındı. Kent yeni dükkan, çarşı, cami, çeşme ve saraylarla donatıldı. İstanbul Asya ile Avrupa'yı, Akdeniz ile Karadeniz'i birleştiren bir imparatorluğun merkezi konumuna geldi."
BELDİCİANU, Tviritinova, Arnold Toynbee gibi önemli tarihçilerin Fatih'i "Doğu Rönesansı'nın mimarı" olarak kabul ettiklerini hatırlatan Prof. Arıkan, "Kritovulos'un belirttiğine göre en keskin zekalı filozoflardan biri olan Sultan Mehmet birkaç yabancı dil biliyordu" diye yazıyor. Bu yabancı diller arasında Arapça, Farsça ve Grekçe'nin yanı sıra, Fatih ve Papa arasındaki yazışmaların kanıtladığı gibi, Latince de bulunuyor. Prof. Arıkan Fatih'in, "Mubarek olsun, İstanbul'u dualarımız sayesinde aldınız" diyen "ulema"ya verdiği "Hayır, ben bu şehri askerlerimle aldım" yanıtına da değiniyor ve ekliyor: "Fatih şüphesiz Müslümandı. Fakat o, laik bir anlayış ve tutum içerisinde bulunuyordu."
SULTAN 2. Mehmet İstanbul'u fethetmekle yeni bir çağ açtı. O çağ ki, batının ortaçağ karanlıklarını yırttığı çağ oldu. Batıdaki aydınlanmanın ışığını da, İstanbul'u merkez alan "Doğu Rönesansı"tuttu.
|