Hürriyet'in "siyah yazarı" geçen gün iki TV dizisini eleştirdi.
Biri kendi gruplarının Kanal D'sinde yayınlanan Yılan Hikayesi idi... Diğeri, Show TV'deki Deli Yürek!
Ertesi gün Kanal D Genel Yayın Müdürü Faruk Bayhan, "düzeltmeyi" yapınca "siyah", "Ben aslında Deli Yürek'i kastetmiştim" dedi...
Kurnaz ya, "çocuklara zarar veriyor, geceleri yayınlansın" demeyi de ihmâl etmedi...
Asıl maksadı Deli Yürek'i vurmak, dürüst görünsün diye, çerez kabilinden Yılan Hikayesi'ni de eleştiriyor.
Peki, Deli Yürek'e niye düşman?..
Çünkü Deli Yürek, ajan gazetecilerle dalga geçiyor da ondan...
Korunma saltanatı mı?
Bazı insanların korunması için devletin tahsis ettiği 140 otomobil, geçen yıl 400 bin litre benzin yakmış.
Yıllık benzin masrafı 240 milyar lirayı buluyor.
50-60 milyar da bakım ve tamir masrafı olsa, yuvarlak hesap 300 milyar...
Sadettin Tantan, bir genelge ile "koruma israfına" çeki düzen verilmesini istedi.
Ama bu meseleye yalnızca "saltanat" gözüyle bakamayız.
Fukara edebiyatına abanıp, "ne bu debdebe, alın bu korumaları" diyerek işin içinden çıkamayız.
Elbet "saltanat" maraklıları da vardır ve olacaktır.
Ama masraf oluyor diye devlette hizmet görmüş insanları ortada bırakmak da olmaz.
Hele terörün göbeğinde...
Aksi halde, korunacağına inanmayan insanlar neden kelle koltukta iş yapsınlar?
Öyleyse, bu konuda "mutedil" bir yol bulunmalı.
Koruma tahsisinde, israfa kaçılmaması için, belirli bir ölçü getirilmeli, korunan kişilerin bu ölçüye uymaları istenmeli...
Bir yanlıştan, başka bir yanlış sürüklenmek, bizim kaderimiz mi?..