kapat

30.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Deniz Baykal

Deniz Baykal'ın sesi soluğu çıkmıyordu ki, önceki gün Ankara'ya gelen CHP delegeleri topluca kendisini ziyaret edince, gazetelerde Baykal adına rastlayıverdik.

Deniz Baykal, parti içi demokrasinin ve de geçen yılki siyasi çarpışmaların garip bir tecellisi olarak politika dışında kalmış bir lider...

Ama Deniz Baykal birikiminde bir insanın, "düşünsel üretimin" dışında durması beklenemez...

Bu, Türkiye gibi kadro fakiri bir toplumun katlanamayacağı da bir lükstür.

Baykal, 30 yılını siyasete vermiş olması bir yana...

Entelektüel anlamda, politika genel çıtasının çok üzerinde bir şahsiyet...

Bu bakımdan kendi kendime düşünüyorum...

"Pratik siyaset", iç kirliliği bakımından Baykal gibi bir ismi içinde barındıramıyorsa...

"Teorik siyaset", neden barındırmasın ve Baykal'ın entelektüelizminden yararlanmasın?..

Baykal'ın da içinde yer alacağı bir "Think Tank" grubu ya da Beyin Fırtınası Ekibi'nin toplumun çözemediği problemlere, çağdaş anahtarlar ve kuramlar getirebileceği bence çok açıktır.

Gündelik siyasetle, kuramsal etkinlikleri bağdaştırıp, bu iki sürece uygun isimleri oturtabilseydik, Türkiye çok daha yüksek bir kaliteye tırmanmış olmaz mıydı?..

Türkiye, Deniz Baykal'ların evde oturacağı derecede eleğini duvara asmış bir ülke değil ki!..

Fener
Gazetelerde haber: Zola, Fener'i kilitledi... Vallahi Fener de kilitlenmeye o kadar hazır ki, Zola ne yapsın?..

Yuva
Maliye müfettişleri, sosyete barlarını denetlemeye başlamış. Devlet parasını toplarken yuvaları yıkılmasın da...

Dondurma
Wolfensohn, maraş dondurmasını yedikten sonra 600 milyon dolarlık krediye imza atmış... Elma şekeri hikayesi...

TOBB'da kavga
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin başkanlık seçimlerinde yumruklar konuştu, üyeler birbirini tartakladı.

200 çevik polis ekibi görev yaptı.

Neymiş, Fuat Miras kazanmış...

Kim kazanırsa kazansın...

Değil mi ki, Türkiye'nin kerli ferli işadamları, sanayicileri ve tüccarlarının katıldığı bir genel kurul yumruklarla yapılıyor...

Değil mi ki, polis çağırmaksızın uygarca bir seçim yürütülemiyor...

Demezler mi adama, bu mu sizin medeniyetiniz?..

Bu sizin fikir ve davranış düzeyiniz?..

Sevmedim bu tabloyu, çünkü Türkiye'ye örnek olmadı...

Kurnaz 'siyah!'
Hürriyet'in "siyah yazarı" geçen gün iki TV dizisini eleştirdi.

Biri kendi gruplarının Kanal D'sinde yayınlanan Yılan Hikayesi idi... Diğeri, Show TV'deki Deli Yürek!

Ertesi gün Kanal D Genel Yayın Müdürü Faruk Bayhan, "düzeltmeyi" yapınca "siyah", "Ben aslında Deli Yürek'i kastetmiştim" dedi...

Kurnaz ya, "çocuklara zarar veriyor, geceleri yayınlansın" demeyi de ihmâl etmedi...

Asıl maksadı Deli Yürek'i vurmak, dürüst görünsün diye, çerez kabilinden Yılan Hikayesi'ni de eleştiriyor.

Peki, Deli Yürek'e niye düşman?..

Çünkü Deli Yürek, ajan gazetecilerle dalga geçiyor da ondan...

Korunma saltanatı mı?

Bazı insanların korunması için devletin tahsis ettiği 140 otomobil, geçen yıl 400 bin litre benzin yakmış.

Yıllık benzin masrafı 240 milyar lirayı buluyor.

50-60 milyar da bakım ve tamir masrafı olsa, yuvarlak hesap 300 milyar...

Sadettin Tantan, bir genelge ile "koruma israfına" çeki düzen verilmesini istedi.

Ama bu meseleye yalnızca "saltanat" gözüyle bakamayız.

Fukara edebiyatına abanıp, "ne bu debdebe, alın bu korumaları" diyerek işin içinden çıkamayız.

Elbet "saltanat" maraklıları da vardır ve olacaktır.

Ama masraf oluyor diye devlette hizmet görmüş insanları ortada bırakmak da olmaz.

Hele terörün göbeğinde...

Aksi halde, korunacağına inanmayan insanlar neden kelle koltukta iş yapsınlar?

Öyleyse, bu konuda "mutedil" bir yol bulunmalı.

Koruma tahsisinde, israfa kaçılmaması için, belirli bir ölçü getirilmeli, korunan kişilerin bu ölçüye uymaları istenmeli...

Bir yanlıştan, başka bir yanlış sürüklenmek, bizim kaderimiz mi?..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır