İstanbul'un fethinin 547. yıldönümü kutlamaları, bu yıl beraberinde "fetih mi, işgal mi?" tartışmasını getirdi. Tartışma, Cumhuriyet gazetesinden Erdoğan Aydın'ın "İstanbul'un Fatih tarafından fethi ile İngilizler'in İstanbul'u işgal etmeleri arasında özde bir fark yoktur" sözleriyle başladı. Bu sözlere tepkiler gecikmedi. İşte dün gazete sütunlarından köşelerine kadar sıçrayan "İşgal mi fetih mi?" tartışmasından satır başları...
Erdoğan Aydın şunları yazdı: "Pek çok diğer şey gibi tarihi algılama ve kutlama günlerine ilişkin de çarpık bir durum yaşanıyor Türkiye'de. Cumhuriyet'in kuruluşunda önemli bir kilometre taşı olan İstanbul'un emperyalist işgalden kurtuluşu, sıradan bir ordu gününe indirgenmeye çalışılırken, şehrin Osmanlılar'ca işgal günü ülkeye yayılan şoven gösterilerle kutlanıyor. İstanbul'un 29 Mayıs 1453 günü Osmanlılarca işgali ile 15-16 Mart 1920'de İngilizlerce işgali arasında, işgalcilerin kimliği dışında öz olarak bir fark yok."
"Cumhuriyet'ten Şerefsizlik" başlığını atan Akit gazetesi, "Cumhuriyet'in mantığına göre Malazgirt'te Sultan Alparslan'ın Bizans ordularını yenerek Anadolu'ya girmesi de işgal. Bu çok mu eski örnek oldu? E kolay! 1974'te Ordu'nun Kıbrıs'a yaptığı "Barış Harekatı" da işgal..."
DOĞAN Hızlan ise, köşesinde şunları yazdı: "Fetih ile işgali karıştırmazsak, bunun bir Hıristiyan kırımı olmadığını bilirsek, İstanbul ve fetih olgusunu daha çağdaş ve hümanist biçimde algılayabiliriz. Çünkü Fatih de bunu böyle algılamıştı. Kutlamaları birbirimizi suçlamaya dönüştürmenin onun ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum. İstanbul'un alınışında sadece zafer çığlıkları yankılansaydı, bu fetihin üzerine bir imparatorluk kurulamazdı."