İMKB Başkanı Osman Birsen yerli yatırımcıların büyük potansiyelinin kullanma noktasına gelindiğini söyledi. Birsen, yabancıların payının gerilediğine dikkat çekerek, kafaların değişmesi gerektiğini ve analizlerin sadece yabancı tarafına bakılarak yapılmasının yanlış olacağının altını çizdi. Birsen sorularımızı şöyle yanıtladı:
* Dünya finans piyasalarındaki son dalgalanmaları değerlendirir misiniz?
Amerikan ekonomisinin yüksek gelişme hızını daha aşağılara çekmek için düşünülen bir politikaların sonucu. Amerika, dünya sermaye piyasalarında işlem hacmi bakımından yüzde 50'sini temsil eder. Bu şekilde yeni bir yapıya doğru gidiyor. Diğer piyasaların da buna uyum sağlayabilmek için dalgalanmalar içinde olması kaçınılmazdır.
* Dış etkilenmeler daha ne kadar devam eder?
Türk sermaye piyasasının takip edilmesinin doğru olmadığına inanıyorum. Son olaylar gösterdi ki bizim iç dinamiklerimiz dış yatırımcılarla aynı boyutta. Halka arzlara baktığımızda tablo tamamen değişti. Eskiden yüzde 75'ini yabancılar, yüzde 25'ini yerli yatırımcılar alırken şimdilerde bu rakamlar tersine döndü. Bu yapı gösteriyor ki, içerdeki büyük potansiyelimizi kullanma noktasına yavaş yavaş geliyoruz. Şu anda ilave 400 bin bireysel yatırımcı katıldı. Daha kurumsal yatırımcılar tam harekete geçemedi. Kendimizi tamamen yabancı yatırımcılara bağlı olmaktan, onların davranışı ile piyasayı analiz edip senteze varmanın yanlış olduğunu, eski alışkanlığımızdan vazgeçmememiz gerektiğini düşünüyorum.
* Önümüzdeki dönemde yerli yatırımcıların piyasadaki payı yabancıları geçecek diyebilir miyiz?
Evet. Şu anda yerli yatırımcılar yüzde 50'yi geçerken yabancı yatırımcıları yüzde 45'lerde kaldılar.
* Ekonomide üç yıllık bir stabilizasyon paketi uygulamamız, bu dönemde bize nasıl bir avantaj getirdi?
Bizim kendi ekonomik stabilizasyon programının uygulanmamızın getirdiği bir değişim de var. Bu müspet bir değişim. Bizi ileriye doğru daha avantajlı gelişme trendine sokan bir gelişme. Ama bunun da ilk şekli ve uygulamasında, belli noktalarda bazı zorlukların olması beklenir. Onlardan birini yaşıyoruz. Piyasanın verdiği tepkiler çok anlamlıdır. Piyasa eskisine nazaran bu tepkilere daha olgun yaklaşıyor. Daha az panik havasında yaklaşım vardır.
*Özel emeklilik yasa tasarısını nasıl değerlendiriyorsunuz. Kaynak yaratmak açısından yeterince cazip mi?
Özel emeklilik konusunda bir yasa çıkması aşamasına gelindi. Bu önemli bir gelişim. Bunun sonuçları bugünden yarına olmaz. Orta ve uzun vadelidir. Ama bizim piyasamızın eksik olan ayağını tamamlayıcı niteliktedir. Bu fonlara toplanan kaynaklara vergi indirimi veya istisnası getirmek suretiyle, fonlar hızlı bir şekilde kaynak yaratır hale gelecektir. Şu anda bu konuda çalışmalar var ama mevcut paketin içinde görünmüyor. Bunun da bir şekilde buna ilave etmenin gereğine işaret etmek gerekir.
* Vergi avantajları sağlanmaz ise özel emeklilik fonu topal ayakla başlamış olmayacak mı?
Bundan beklediğimiz hızlı gelişimi sağlayamaz. Özel emekliliği de ifade eden bazı poliçe yapılarına ilişkin düzenlemeler vardır. Ama bizim istediğimiz noktalarda değil. Buna istenilen verimi kazandırmak, teşvik açısından bu tasarrufu yapanlara, vergi ile teşvik etmek gerekir.
* Uzaktan erişim ve kurumsal yatırımcı alanındaki çalışmalar ne durumda?
Yabancı yatırımcıların büyük çoğunluğunun kurumsal yapıda olmasından dolayı biraz şanslıyız. Ama gönül ister ki, buna benzer bir yapıda iç piyasada oluşsun. Safha safha uzaktan erişim projesine devam ediyoruz. Bu noktada önceliği tahvil ve bono piyasasına verdik. Yarıya yakın bölümünü uzaktan erişimi sağlayacak noktaya getirdik.