kapat

28.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Silahları toplayın

Büyük hizmetler vermiş olan Özal'ın, maalesef ülkeye bıraktığı en korkunç miraslardan biri, silah!..

Türkiye silah cennetine döndü...

Ki, Teksas solda sıfır kalır...

Üstelik, Teksas'takilerin silah taşıma bilinci ve kullanma raconu vardı...

Bizimkilerde ne racon, ne bilinç, ne zekâ var!..

Neymiş, at, avrat, silahmış...

At zaten gitmiş...

Avrat desen, dama bağlanmış koyun misâli eve terkedilmiş...

Fakat silah sevdası tam gaz...

Bu silahçıların çoğu tabancayı hava atmak için taşıyor...

Maç seyrederken havaya ateş açıyor...

Kebapçıda lahmacunla iki kadeh devirdi mi, eli beline gidiyor...

Bunu da erkeklik sanıyor...

Halbuki, yumruk yumruğa kavga etmek zorunda kalsa poposuna neft yağı sürülmüş gibi kaçar, o ayrı...

Yürekleri demir makinaya bağlı adamlar...

Silah taşımak değil, insan olmak önemli...

Bir tek bebe bile, kaza kurşunu ile öldüğünde, silah taşıyanların yüzü kızarmıyorsa, koyver gitsin...

Bu korkunç tablo, silaha meraklı sahte kabadayıların reyine bırakalmamaz...

Ecevit Hükümeti, bir yol bulup ülkedeki bütün silahları topladığı gün, benim gözümde tarihe geçecektir.

Cinnet
Yazla birlikte cinnet mevsimi geliyormuş... Türkiye cinayet mevsiminden direk cinnet mevsimine geçiyor, arada bahar yok...

Rüya
İslamcı yazar, rüyasında Hz. Musa'yı görmüş... Laik yazarlarımız rüyasında Atatürk'ü gördüğü için kıskanmış olmalı...

Dosya
Orhan Aslıtürk hakkında oluşmuş 20 çuval dosya inceleniyormuş... İşi böyle çevireceksin ki, içinden çıkamasınlar...

Egebankİddia şu:
Batık Egebank'ın kurucusu Murat Demirel, devlet bankaya el koymadan son anda bankadaki 8 milyon doları da cebe indirmiş...

Bunu kim görmüş bilmiyorum çünkü böyle durumlarda paralar "alenen götürülmez!"

Şimdi size bir soru, ahret sorusu da değil, korkmayın...

Siz bir banka kurup, mevduatların önemli bir kısmını usulsüz işlemlerle cebe indirip bankayı batırsaydınız...

Kasada kalmış son parayı bırakır mıydınız, yoksa götürür müydünüz?..

Giriş-gelişme ve sonuç mantığı ile düşünün...

Bankayı niye kurdun, nasıl işlettin, niye batırdın?..

8 milyon doların akibetini anlamak çok mu zor?..

CHP nereye?

İflâh olmaz bir "CHP seçmeni" olarak, içleniyorum, dertleniyorum...

CHP nereye gidiyor?..

Meclis'te olmaması, yüce halkımızın takdiridir deyip işin içinden çıkamıyorum.

Çünkü sen kendini anlatamazsan, halk da böyle takdir eder...

CHP'nin sinsi bir "sol muhasarası" altında olduğunu da görüyorum. ÖDP, EMEP, İP, SİP gibi "oysuz" partilerle eş tutulmaya, onlarla aynı potada eritilmeye çalışıldığını da izliyorum.

CHP'nin önündeki soru şudur:

Bir fikir kulübü mü olacak yoksa yeniden kitle partisi mi?..

Kitle partisi olacaksa, sol muhasaradan kurtulup, nasıl ve hangi "evrensel konseptleri" oluşturacak?..

Türkiye'nin ikinci CHP'ye çok büyük ihtiyacı var...

Sayın Mumcu'ya
Önceki gün, Topkapı Sarayı'nda otobüsün işi ne, diye yazıp, Turizm Bakanı Erkan Mumcu'ya seslenmiştim. Basın Müşavirliği'nden aradılar. Bakan Bey görüşlerime aynen katılıyormuş ama konu Kültür Bakanlığı'nın görev alanına giriyormuş...

Onu ben de biliyorum.

Şunu da biliyorum ki, Kültür Bakanlığı, "entel etkinliklerden" başını alıp, çevresindeki "entel kuşatmadan" kendi işlerine dönebilse, zaten Saray istilâya uğramazdı.

Ben, Sayın Mumcu çok daha hızlı hareket eder diye düşünmüştüm.

Kaldı ki, Topkapı Sarayı Kültür Bakanlığı emrinde ama oraya giriş-çıkış işi de, Turizm Bakanlığı'nın uhdesinde...

Sayın Mumcu!

Kültür Bakanlığımız şu sıra Nazım Hikmet'in mezarına toprak götürme etkinliği ile meşgul, gelin siz şu meseleyi çözüverin, sevaba girin...

Turizmcilerden, "Otobüslerle saraylara girmeyin" diye ricada bulunsanız yeter...

Hem, otobüs şoförleri de saraya girmekten dertliymiş... Meğer, yer işgal etmesinler diye trafik polisleri zorla içeri sokuyormuş...

Vali Çakır'ın da bilgisine arz ederim...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır