


Kamuoyu ve gurur
Galatasaray'a avanta verilmesine karşı büyük bir kamuoyu oluştu.
Millet tufaya gelmedi, iş tepti!..
Bendeniz...
Asaf Savaş Akat'ın belirttiği gibi "küreselleşmeden" yana olduğum için...
Devletin her türlü müdahalesine karşı "serbest piyasa ilkelerini savunduğum" için...
Galatasaray ile "gurur duyduğum" halde, siyasetçiden para dilenmek gururuma dokunduğu için...
Çalışan insanların zorunlu tasarruf paraları üzerine yıllardır adaletsiz ve hukuka aykırı biçimde yatılırken...
Galatasaray'ın başarısında "aniden" gurur timsali kesilmelerini anlayamadığım için...
Bu devlet yardımı, "sosyalist despotizmi" çağrıştırdığı için...
Spor'da herhangi bir siyasi nüfuza temelden karşı olduğum için...
Bu girişime karşı durdum...
İyi ki de durmuşum!..
Sabancı
Başkan Gürtuna, Sabancı'yı 2 yıl sonra Haliç'te yüzdürecekmiş... Zavallı Sabancı'nın ne kötülüğünü gördün başkan?..
Yeşil
Gazeteler yine soruyor: Yeşil yakalandı mı, diye.. "Yeşil" yakalandı mı bilmem ama galiba "Siyah" gözaltında!..
Borç
Bakan Önal, "Devlet zorunlu tasarruf borcunu mutlaka ödeyecektir" diyor... Çıkmaz ayın son Çarşambası'nda mı?..
Saray'da otobüs var
Sabah'ın İstanbul Gazetesi...
Topkapı Sarayı'na turist otobüslerinin girişini fotoğraflamış, soruyor:
"Saray'da otobüs ne arıyor?"
Yerden göğe haklılar...
Sahi, Topkapı Sarayı'nda otobüsün işi ne? O kültür mirasına, çiçeğe, ağaçlara, gezinen insanlara, giriş çıkış mahalline koca koca otobüslerin verdiği zarar...
Hiç zarar vermeseler bile çirkin görüntü niye?..
Padişahların girip çıktığı yerlere, otobüslerin girip çıkması ne "çirkin" yarabbi?
Yolcuyu beride bıraksalar da herkes yürüyerek gitse, şoförlerin nazik bedenleri mi incinir?
Şoförlerinin nazik bedeni, kültürel tarihimizden daha mı kıymetli?..
Ne dersiniz sayın Erkan Mumcu?
Yanlış mı düşünüyoruz?..
Olacak o kadar
İki İngiliz'i öldüren Türk holiganların duruşmasında, bir grup vatandaş "Türkiye sizinle gurur duyuyor" diye bağırmış...
Bağırabilirler... Hiçbir önemi yok!.. Ama bilmiyorlar ki, Türkiye onlarla gurur duymuyor.
Epi topu 15-20 kişi, pis bir cinayetle gurur duysalar ne olur, duymasalar ne olur?
70 milyonluk ülkede, okyanusta damla kuvvetindeler.
Bu vızıltılar, olgun ve çelebi insanlarımıza vız gelir tırıs gider...
Türkiye, 1500 yılında bile böyle bir cinayetle gurur duymazdı...
Ev işi yapın
Bizim Aktüel dergisi "muhteşem" bir haber yakalamış...
"Ev işi yapmak" strese iyi geliyormuş...
Ey ev kadınları, yaptığınız ev işi stresinizi hâlâ yok etmediyse, daha da fazlasını yapın...
Ey çalışan kadınlar!.. Eve girer girmez çamaşıra, temizliğe girişin, ev temizse bile yerlere, camlara, büfelere yumulun... Ey erkek milleti!.. Sizler de, müdürünüzden fırça yediğinizde, eve koşup, yerleri fırçalamaya başlayın...
Aktüel haklı, fırçayı fırça temizler... Stresi, ev işi paklar!..
Jiplerin demirleri
Ülkemizdeki cip merakı malum...
Cip mi, jip mi o da belli değil ya, neyse...
Öyle merak ki, Fatih Terim ile Hakan Şükür bile jip yüzünden papaz oldular...
Parayı denk getiren altına jip çekiyor...
Gözümüz yok, tepe tepe kullansınlar...
Ama bazıları, eşşeğin kuyruğuna su kaçırmaya başladılar.
Bu görgüsüzler, jiplerin önüne kalın demirler taktırıyorlar.
Jip, gladyatör arabasına dönüyor...
Ama bu kesinlikle yasak...
Şehir trafiğinde yasak...
Çünkü trafikte bir başka otomobil ile çarpışma riski var...
Bu durumda, çarpışılan öteki araç hurdahaşa dönüyor, jipte çizik bile yok...
Bu jipçiler kendi malını koruyor, ötekiler isterse ölsün...
Eğer jip sadece dağda, bayırda, çiftlikte kullanılıyorsa serbest...
Ağaca falan çarpılırsa zarar görmesin diye...
Ama bizim görgüsüzler, şehirdeki insanları ağaç yerine koyuyorlar...
Bu davranışta, öldürme kasti yoksa bile, ihtimâli var...
Öteki insanları düşünmeyen bu görgüsüzlere karşı trafik polisinin bir önlem alması gerekiyor.