Elimdeki dosya gittikçe kabarıyor. Neden kabardığını bilmiyorum ama bildiğim birşey varsa o da trilyonlar kazanan bir firmanın hâlâ adam gibi bir Halkla İlişkiler Sistemi kurmamış olması... Zira gelen bütün şikayetlerde, vatandaş TURKCELL'e yaptıkları müracaat sırasında ve sonrasında hiçbir netice alamadığını söylüyor. Ayrıca muhatap bulmakta da güçlük çekiyorlar. Özellikle geçmiş aylarda yapılan ödemelerin tekrar istenmesi ve bazı telefonlara, kapatıldığı halde 1 yıl sonra para tahakkuk ettirilmesi insanları çileden çıkarıyor. Bakın buna bir misal vereyim;
Mehmet Kiremitçi bir Kore Gazisi, 70 yaşına gelmiş. Diyor ki; "0532- 621 12 91 no.lu cep telefonu sahibi idim. Keşke olmaz olaydım. Ben telefonumu 99 senesi Ekim ayının 10'da çaldırdım ve hemen firmaya bildirdim. Ayrıca Lüleburgaz Emniyet Amirliği'nde de şikayet dilekçem mevcut. Vallahi o zaman telefonumu çalan hırsızı yakalasam affedeceğim. Fakat TURKCELL'i kesinlikle affetmem, hakkımı da helal etmem... Allahlarından bulsunlar. Bu yaşımda hasta bir kardeşim olduğundan dolayı telefon almıştım. Sırf onun sağlık durumunu öğrenmek için kullanıyordum. Ama kapatılan telefona ne hakla, her ay ödeme faturası gönderiyorlar anlamış değilim. Hele son gönderdikleri 10.4.2000 tarihli faturayı alınca, kan beynime çıktı, hasta oldum." Mehmet bey mektubunun altına bir de not düşmüş; "Şimdi ben onlardan alacak talep ediyorum. 14 ayda onlara ödediğim fazla ücretleri en yüksek düzeyde faiziyle geri istiyorum. Kazanırsam da depremzedelere bağışlayacağım."
İşte olay böyle... TURKCELL'den gelen cevap ise, Mehmet beyi daha da çıldırtmış. O da ben de... Bilmem ne yapacağız. Elimde bu konuda o kadar çok şikayetler var ki, hangisini yazacağımı şaşırdım. Yahu TURKCELL yöneticileri, etek yükü ile para kazanıyorsunuz, gözümüz yok. Ama elin gariplerini kazıklamaya da hakkınız yok, bunu böyle bilin... Zira bu garibanlara da ben sahip çıkacağım, bilginiz olsun.