Demokrasimiz 50 yaşında ama en eski partimiz bile 17 yaşında... 83 doğumlu.
Buna rağmen sâkin bir siyasi hayat yaşıyoruz.
Çoktanberi çevrenizde bir siyasi tartışma görüyor musunuz?
Ben Mesutcuyum, ben Çillerciyim diye kavga edenler var mı?
Ecevit genel bir kabul görüyor ama dağlara taşlara duvarlara onun ismini kazıyanlar kaldı mı?
Devlet Bahçeli'nin disiplini sizi rahatsız ediyor mu? Etmiyor.
Faziletliler'in Anıtkabir ziyaretleri artık yadırganıyor mu? Yadırganmıyor.
Durgun bir tablo bu.
.....
Ama sanmayın ki siyasi yelpazede bir boşluk var... hayır.
Parçalanmışlığa bile alıştık.
Tek derdimiz:
- Türkiye'nin iyi yönetilmesi.
Zaten başka şey tartışılmıyor... Muhalefet hiç hırçınlaşmıyor... Sadece eksik ya da yanlış bulduğu icraatı eleştiriyor... Elbet endişelerini de söylüyor.
Demek ki, bundan sonra ideoloji yarışı yok, iktidar mücadelesi var.
Aslında 91'de başladı bu tablo... DYP-SHP koalisyonu, 46 yıllık ezeli rekabeti yok etti...
Yumuşama ilk öyle başladı.
Sonradan Yılmaz-Çiller arasındaki gereksiz kavga, biraz ipleri gerdi ama şimdiki DSP-MHP ittifakı, eski davaların hepsini birden rafa kaldırdı...
Onlar rafa kalkınca ANAP-DYP kavgası artık hiç yakışık almayacaktı... O da duruldu... Öyle gözüküyor.
Liderler yüksek ses tonu'yla bile konuşmuyor şu ara... Herkes ağzından çıkan lâfa dikkat ediyor.
Renksiz bir siyaset demeyin.
Millet kavga istemiyor.
Bağırıp çağırmayın... Buyrun... Yeteneklerinizi, bilgilerinizi, deneyimlerinizi yarıştırın... Jüri: Genç ve dinamik Türkiye.
Bundan sonra böyle.