


Galatasaray seviliyorsa!
Sevmekten daha feci bir şey yoktur. Çünkü her sevginin bedeli var, bedel acıtsa da ödenir. Galatasaray çok seviliyorsa, ki oyuncular ve teknik adamlar seviliyor çünkü zoru başardılar, o zaman Cim-Bom'un hayranları bedeli ödesinler.
Takımın borçlarını...
Sevenleri paylaşsın...
İsterseniz konuyu şu soruyla vidalayalım: Galatasaray'ın 70 milyon dolar borcu varsa bu borcu takıma kimler verdi? Kaç işadamı bunlar? İsimleri nedir, ne iş yaparlar? Bu parayı hangi şartla verdiler? Bunların verdiği parayı devlet niçin karşılasın?
Bir soru daha soralım:
Galatasaray sivil toplum mu?
Yoksa resmi toplum mu?
Galatasaray, sivil, sportif, renklere aşık olmaktan doğan gerçek bir topluluksa ve bu takımın kurulmasında, büyümesinde, gelişmesinde, başarıdan başarıya koşmasında hep sivil emeklerin ve parasal katkıların payı olmuşsa, şimdi bu takımı Hazine yardımıyla destekleyip, onu resmileştirmenin adı: devleti tırtıklama olur.
Transfer ekonomisi olur.
Ulufecilik, padişahçılık sayılır.
***
Galatasaray seviliyorsa!
Bütün taraftarlar...
Cim-Bom renkleri aşıkları...
Toplansalar...
Birlik olsalar...
Sevginin karşılığını ödeseler.
Yani bu Galatasaray sevgisi, boş sepete konulmuş musluk suyu mudur? Üstten koyarsın alttan akar. Bu görkemli sevinç, bu şimşekler çaktıran bağlılık boş bir şamata değilse, ödeyin bedelini.
Ödemenin binbir yolu var:
Futbol yazarları yazıyor:
Galatasaray'ın...
5 milyon taraftarı varmış...
Yeni doğan çocukların da yüzde 90'ı
Galatasaraylı olarak doğuyormuş.
5 milyon taraftar....
İsrail nüfusu kadar...
Finlandiya halkı kadar...
Her bir taraftar 100 doları götürüp Galatasaray Kulübü'ne bağışlasa 150 milyon dolar eder. 150 milyon dolar nakit girişine sahip bir takım, bugün dünyanın en zengin takımı olur. Finansman yapısı güçlenir; Arsenal'i de geçer Real Madrid'i de geride bırakır.
Böylece Galatasaray yücelir.
Devlet tırtıkçısı..
Ulufeci imajından kurtulur.
Kendi ayakları üzerinde duran.
Hür, bağımsız, bağlantısız.
Hesabını kitabını iyi yapan.
Borç dilenmeyen.
Gelirini giderini denkleyen...
Ciddi bir işletme olur.
Fener'e de örnek olur.
Beşiktaş'a da...
Trabzon'a da...
Ve Anadolu takımlarına da...
***
Palavrasyon sevgi...
Nerde görülmüş...
Bedavadan sevineceksin...
Gurur duyacaksın...
Nerede işitilmiş?
Galatasaray bu kadar seviliyorsa, bu kulübün yöneticileri şirket haline gelip, hisse senedi çıkartsalar. 5 milyon taraftara satsalar, halka açılsalar, trilyonlarca liralık bir fonu faizsiz, kesintisiz, vergisiz kasalarına aktarabilirler.
Takım müflislikten kurtulur.
Galatasaray sivil olur...
Halka dayanan bir kulüp olur.
Bu 5 milyon taraftarın içinde hiç zengin yok mu? Bir yalıya 5 milyon dolar, bir tekneye 3 milyon dolar ödeyebilen, her yıl yalı değiştirip, tekne yenileyen 10 tane zengin işadamı Cim-Bom'lu yok mu?
10 tane zengin Cim-Bom'lu...
20'şer milyon dolar koysalar.
200 milyon dolar eder..
Galatasaray, dünyanın en zengin sivil toplumu oluverir.
Dünyaya örnek olur.
Bırakın zora düşmüşlerin devlet beslemeciliğine sığınan pis kokulu eski geleneğe sarılmayı..
Hani diyorsunuz ya....
Biz farklıyız...
Farkınızı fark edelim...