kapat

26.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Ah dede, vah dede!
Hasan İnanç, biri önceden yanında çalışan iki genç kızla içki alemi yapmaya kalkınca, ilaçla uyutularak soyuldu...

LEYLA Çelik, Sabahat Güneş... Otostop çektikleri "çapkın" erkeklerin korkulu rüyası iki genç kız. Hep ikisi birlikte geziyor, otostop yapıp arabalarına bindikleri erkekleri soyuyorlardı. Sık sık yakalanıp, mahkemelere çıkarılıyor, onlarca yıllık hapis cezası istemleriyle yargılanıyorlardı. Ama bu işten yine de vazgeçmiyorlardı.

Ancak o sıralar da çok afişe olmuşlardı. Hem Beyoğlu hem de Eyüp adliyelerinde haklarında açılmış davalar vardı. Ortalıkta gezemiyorlardı. Artık neredeyse tüm polisler tanıyordu onları. Sokakta yürürken bile polis çevirecek diye ürküyorlardı. Düşünüp taşındılar. Paralar da suyunu çekmişti. O zaman çok dikkat çekmemeleri gerekiyordu. Hasan dede geldi akıllarına. Leyla tam üç yıl çalışmıştı yanında. Her zaman cebinde birkaç yüz milyonu bulunurdu. Kasadaki paraları almak da çocuk oyuncağı idi. Çok düşünmeden kararlarını verdiler. Yeni kurbanları Hasan dede yani Hasan İnanç olacaktı.

HER GECE İÇERDİ
Leyla biliyordu. Hasan dede her akşam iş bittikten sonra bir kadeh rakı içip günün yorgunluğunu üzerinden atmadan evine gitmezdi. O gece tüm çalışanların iş yerini terketmesini bekleyip süzüldüler içeri. Saat 22.00 civarlıydı. Hasan dede çoktan kadehini doldurmuş, demlenmeye başlamıştı. Şaşırdı Leyla'yı görünce. "Hayırdır" dedi. "Seni hangi rüzgar attı buraya. Bir derdin mi var?" Bir şeyler geveleyip girdi içeri Leyla. Sabahat'ı tanıştırdıktan sonra yazıhanenin misafir koltuklarına iliştiler. Onlar havadan sudan konuşurken Hasan dede de iyiden iyiye içmişti. Sonra "Siz de bir şeyler alır mısınız" diye sormak geldi aklına. Kızlar cin istediler. Uyku ilacı en iyi cinle etki ediyordu. Bende size eşlik edeyim deyip Hasan dedede rakıdan cine geçiş yapınca iyice keyifleri yerine geldi. Çok kolay olacaktı bu iş.

ETKİSİNİ GÖSTERDİ
Hasan dede art arda devirdiği kadehler yüzünden sarhoş olmuştu ama bir türlü sızmıyordu. Bir ara dikkatini dağıtıp avucundaki iki uyku hapını bardağa atıverdi Leyla. Hasan İnanç kendinden geçer geçmez de işe koyuldular.

Ceplerinden 240 milyon lira çıkmıştı. Buldukları anahtarla kasayı açıp oradaki bir milyar lirayı da alıp hemen uzaklaştılar oradan. Ertesi sabah uyandı Hasan dede. Güneş çoktan doğmuştu. Araba motorlarının homurtuları, seyyar satıcıların bağırışlarına karışıyor, açılıp kapanan kapılar, çekilen kepenkler başına şiddetli ağrılar saplanmasına neden oluyordu. Gözünü açınca önce anlayamadı nerede olduğunu. Evde olduğunu sanıyordu. Sonra kapıya ilişti gözü. İşyerindeydi ve kapısı da açıktı. Neler olduğunu hatırlamaya çalıştı. Gayrı ihtiyarı cebine gitti elleri. Soyulmuştu. Kasası da açıktı. O zaman anladı başına gelenleri. Çok kötü tuzağa düşmüştü.

20 YIL İSTENDİ
Hemen karakola, oradan savcılığa koştu. Kızların adını ve eşkallerini verip şikayetçi oldu onlardan. Zaten biliniyorlardı. Kısa sürede yakalanıp cezaevine gönderildiler. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı haklarında. Savcı tam 20 yıl hapis talep ediyordu. Çıktıkları ilk duruşmada 20 yılı duyunca içi acıdı Hasan dedenin. Üç beş milyon lira için değmez diye düşündü. Hem Leyla'nın çok emeği geçmişti ona. Hakimden söz alıp, "Leyla'dan hiç böyle şey ummazdım ama onları bağışlıyorum" dedi ve şikayetinden vazgeçti. Hakim de Leyla ile Sabahat'ı tahliye etti.

PERİHAN YILDIZ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır