kapat

26.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Değişmez başkan
TÜGİAD'ın başkanı sanayici Muharrem Yılmaz'ın, yarın yapılacak seçimlerde yeniden bu koltuğa oturacağına kesin gözüyle bakılıyor

27 MAYIS Cumartesi günü, 45 yaşın altındaki genç iş adamları (TUGİAD) başkanlarını seçecekler.

Bir yıl önce Akfen'in sahibi, yeni havaalanının yapımını 19 ayda bitiren "cin" müteahhit Hamdi Akın'dan başkanlığı devralan Muharrem Yılmaz'ın bu yıl da seçilme ihtimali çok yüksek. Çünkü bu neslin son veliahdı Muharrem Yılmaz, Türk insanının zihinsel ve bedensel kapasitesinin artırılmasında, Türk çiftçisinin önemli katkısına inanan, gerçekçi bir insan.

"SANAYİCİ OLACAĞIM"
Muharrem Yılmaz'ı geçen yıl TÜGİAD'ın Roma'daki toplantısında tanımıştım. Eşi, gazeteci Arzu Yılmaz'la toplantılardan arta kalan saatlerde bilgi alışverişi yaptığımız günlerde, Muharrem Yılmaz hakkındaki görüşleri ve hisleri beni çok etkilemişti.

Doğduğu Harmanlı Köyü'nde Muharrem'in babası ailenin mandırasını kendi babasından devralmış. Bir mandıracı olarak iddialı sayılan Sadık Bey, "şişede pastörize süt üretmek" rüyasını gerçekleştirerek birkaç ton kapasiteli fabrikasını kurmuş. En büyük oğlu Muharrem'in ise rüyası Galatasaray Lisesi'nde okumakmış. Babası "Aslan" burcunun tüm özelliklerinden nasibini alan oğlunu kırmamış. Onu Galatasaray'a yollamış. Babası mandıracılıktan adım adım sanayiciliğe dönüşürken, Muharrem de felsefeye duyduğu büyük ilgi yüzünden Galatasaray'daki hocalarıyla unutulmaz dostluklar kurup onlara münazaralarda kök söktürmüş.

Muharrem Yılmaz ailesine yakın olmak için Uludağ Üniversitesi'nde İktisat öğrenimini tamamladıktan sonra Belçika'da İşletme stajı yapmış.

1980'de Sadık Bey oğlunu karşısına alıp sütçülüğün zorluklarını sıraladığı halde Yılmaz, "Ben sanayici olacağım" diye diretmiş. Sadece 6 ton ham madde işleyerek süt üreten Sütaş'ın ürün yelpazesini genişletmekle işe başlamış; sütün yanına yoğurdu, beyaz, kaşar ve dil peynirini eklemiş. Ama asıl gözbebeği daima geleneksel Türk meşrubatı "ayran" olmuş.

20 yıl sonra fabrikanın işlediği ham madde miktarı ve dağıtım ağı 100 kat büyürken ve Türkiye geneline yayılırken, Yılmaz Burdur'da ikinci fabrikası Paksütaş'ı kurmuş.

KIZINI ÇOK SEVİYOR
42 yaşındaki Yılmaz yeniliğe açıklığı, girişimciliği ve azmi sayesinde TUGİAD'ın başkanlığını 3 yıl daha taşıyacağa benziyor. Tabii genç işadamları yasalarını değiştirip yaş seviyesini 50'lere çıkarırsa başkanlığı daha uzun yıllar sürebilir.

Çocukluk yıllarında denize çok uzakta yaşarken tahtadan oyduğu kayıklarına evdeki bez parçalarından yelken takan Yılmaz'ın hala bir teknesi yokmuş. Ancak vakit buldukça kayak ve sörfün dışında mavi yolculukları kiralık teknelerde yapıyormuş. Eşi Arzu'nun ısrarla belirttiğine göre kadın-erkek eşitliğini yaşamının en tartışılmaz kuralı olarak benimseyen Yılmaz'ın renk, ırk, sınıf ayrımcılığı ve laiklik konusunda tavizsiz, katı yanı en beğendiği hasletleri...

10 yaşındaki kızlarına aşırı düşkünlüğünü eşinin en zayıf yönü olarak tanımlayan Arzu Yılmaz, "Allah'tan tam bir işkolik de, kızını şımartacak vakti bulamıyor" diyor.

Arzu Yılmaz'ın sesinde eşine duyduğu hayranlık kulağa çok hoş geliyor. Muharrem Yılmaz da Arzu'ya sadece gazeteci değil, fevkalade bir eş ve anne olduğu için minnetini, tüm davranışlarıyla gösteriyor.

Leyla Umar yazıyor


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır