Başbakan Başdanışmanı Güven Erkaya'nın "Ege Ordusu'nu kaldıralım" önerisi Atina'da beklenen heyecanı uyandırmadı.
Yunanistan bu aşamada öneriyi spekülasyon sayıyor ve "uygulama" bekliyor.
Yani "uygun olduğuna inandığınız adımı atın, sonra bakarız" demeye getiriyor.
Ege Ordusu, Yunanistan'ın Ege Denizi'nde karasularını 12 mile çıkarma niyetini açığa vurduğu 1975 yılında kurulmuştu.
12 millik karasuları Ege Denizi'ni bize tamamiyle kapadığı için Türkiye böyle bir kararın savaş nedeni olacağını ilân etmişti.
Emekli Oramiral Güven Erkaya, Yunanistan'ın bugün böyle bir niyeti "kesinlikle" taşımadığını düşünüyor.
Dolayısiyle işlevi kalmamış duruma gelen Ege Ordusu'nu lağvetmemizin, Yunanistan'la aramızdaki sorunları çözmek için elverişli bir iklim yaratacağını, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecini de destekleyeceğini söylüyor.
Karşı tarafın iyi niyetine güvenmek rahatlatıcıdır ama dönüşü olmayan adımlar için yeterli değildir.
Türkiye bu orduyu durduk yerde kurmadı.
Yunanistan antlaşmalara aykırı olarak adaları önce silâhlandırdı, sonra buna güvenerek hava sahasını kapattığı yetmiyor gibi denizi de kapamaya niyetlendi.
Şimdi Türkiye'nin tek taraflı olarak aldığı tedbiri kaldırması, yani Ege Ordusu'nu lağvetmesi, "Ege'de doğan gerginliğin sorumluluğunu üstleniyor ve geri adım atıyorum" anlamına gelmeyecek mi?
Ya Yunanistan bu tavizi sepetine koyup aynı verici politikanın devamını öteki sorunlarda da bizden isterse ne olacak?
Bu önerinin gerçekleşmesi, ancak karşılığında elde edilecek sonuçların garanti edilmesi koşulu ile mümkün olabilir.
Yani Türkiye'nin Ege Ordusu'nu kaldırma kararı ile Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarmayacağı taahhüdünü dünyaya aynı anda ilân etmeleri şartı ile..
Unutmamak lazım..
Karşılıksız bırakılmış tek taraflı ödünün yaratacağı eziklik ve ondan doğacak ulusal öfke, barışa çözümsüzlükten bile daha çok zarar verebilir.
Milliyet Galatasaray'a bu manşeti atmış..
Bence İstanbulspor beraberliği pek çok şeyi unutturan, Galatasaray'ın Avrupa'daki başarısının gönüllerimizde yarattığı güzellikleri ve umutları gölgeleyen bir talihsizlik oldu.
Dört kupalı bir şampiyona, gücünü esirgemeden kullanmak yakışırdı.
Çünkü güç, adil kullanılmadığı zaman haksızlık ve zulüm yaratır. Yarattı da..
Galatasaray gerçek gücünü kullanarak oynasaydı -ki öyle oynaması gerekirdi- o zaman ikinci lige düşen takım büyük ihtimalle Altay değil İstanbulspor olacaktı.
Elbette bu sonuç sarı kırmızılı takımın başarılarını küçültmeyecektir.
Ama gönlümde büyüyen aslanın düşürüldüğü durumdan mutlu olmadığına inanmak istiyorum.