kapat

23.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Akıllılara...

Çok uzun yıllar önce, uzak diyarlarda aksakallı bir ihtiyar yaşarmış. Bu ihtiyar hiç konuşmadan bir dağın yamacında yalnız yaşarmış. Bir gün köyün çobanı merak etmiş. "Bu ihtiyar neden hiç konuşmaz, neden köye gelmez" diye... İhtiyarın yanına gitmiş, "Var mı bir istediğin" demiş. İhtiyar, başını kaldırıp çobanın gözlerinin içine bakmış, "Yıllar önce yağmurdan saklandım. Buralara kaçtım oğul... Şimdi tez buradan köyüne git. O yağmur bu akşam yine yağacak. Ve ıslanan herkes delirecek. Köye haber ver, hepsi saklansın" deyivermiş, bir daha da konuşmamış...

Şaşırmış çoban... Köye doğru koşmaya başlamış. Bir düğün varmış ve köyün hepsi meydana toplanmış. Çoban, köye varmadan yağmur yağmaya başlamış. Çılgınca, saatler boyu yağmış... Çoban, bir ağacın kovuğuna saklanıp, yağmurun dinmesini beklemiş. Sabahleyin köye gitmiş. Bir de ne görsün... Köydeki herkes çırılçıplak dolaşıyor, kendi pisliklerini yiyiyor, inanılmaz şeyler yapıyormuş. Aksakallı ihtiyarın dediği gibi yağmur bütün köyü delirtmiş...

Çoban, en güvendiği kişiden başlayarak herkese ihtiyarın söylediklerini anlatmış. Köylüler bir anda toplanıvermiş çobanın etrafına ve başlamışlar aralarında konuşmaya... Sonunda karar vermişler. Çobanı yakalayıp bir barakaya kapatmışlar. Barakanın üstüne de "Köyün delisi" diye yazmışlar...

***

4 yıl önce, tam 4 yıl önce Oğuz ve Aykut'u kovmuştu Ali Şen... Ve demişti ki, "Kafa ve kas yapıları F.Bahçe'de oynamaya uygun değil. Ben, Avrupa şampiyonu F.Bahçe'yi yaratıyorum..." Biz de karşı koyup, "F.Bahçe'nin kaderiyle oynuyor, geleceğini çalıyorsunuz. Ortamı gerip, herkesi F.Bahçe düşmanı yapıyorsunuz" demiştik... Çok tepki aldık F.Bahçeliler'den. Hainlikle, bölücülükle suçlandık...

Geçen yıl amigoların F.Bahçe'de çok tehlikeli bir güce sahip olduklarından bahsetmiştik. Takımın uçağıyla yolculuk edip, içki içmelerini, bizimle aynı otelde kalmalarını sindirememiştik içimize... Günlerce tehdit edildik, "Amigolarla uğraşma" mesajı aldık. Ta ki Rüştü olayına kadar yönetimden bu tehlikeli ilişkiye bir önlem göremedik. Derken F.Bahçe kaptanı, F.Bahçe tesislerinde dövüldü...

Dardanel-Kombassan maçında eli bıçaklı bir taraftarın futbol sahasına dalıp önüne geleni kovalamasına yetkililerin tepki göstermemesine şaşırmıştık. Bıçağın sırtında olduğumuzu yazdık, pek etkili olamadık. Taksim'de iki insanın, ülkeleri ne olursa olsun, iki insanın bıçaklanmasına tanık olduk... Hem utandık hem üzüldük...

İki hafta önce "Kusursuz cinayet"ten bahsetmiştik. Çok tepki, küfür, hakaret aldık. F.Bahçeli olduğumuz için G.Saray'ı karıştırmakla suçlandık. İstanbul ve Adana'yı zan altında bırakmakla itham edildik... Ama pazar günü gördük ki, en ince ayrıntısına kadar yazdığımız herşey gerçekleşmiş, cinayet "en kusursuz" biçimde işlenmişti...

***

Federasyona, Uzanlar'a, G.Saray yönetimine, F.Bahçe'ye ve daha birçok kişiye ve kuruma soracağımız çok, ama çok soru var. Yanıtlarını bildiğimiz, ama artık halkın da öğrenmesini istediğimiz...

Akıllılara sesleniyoruz... Bu ülkede yaşayanlar, futbol adı verilen çılgın bir yağmurda delirecek kadar ıslandıklarının farkında değiller... Depremde evini kaybedenler çadırlarda sefalet içindeyken, onları temsil eden milletvekillerinin Kopenhag'a gidip, G.Saray için de milyonlarca dolar toplamaya çalışmasını görmezden gelemeyiz...

Siirt'teki insanlar işsizlikten birbirini yerken, o yörenin zaafiyetini ve ismini kullanan, kim olduğu belirsiz bir kişinin futbol dünyasında döndürdüğü entrikalara kulaklarımızı kapatamayız...

Bütün Türkiye G.Saray-İstanbul maçını merak ederken, Uzanlar'ın kanalı Teleon'un skoru belli olan Erzurum-Beşiktaş, Antalya-Altay maçını ekranda tutmalarını hayra yoramayız... Son hafta 3 maçı dönüşümlü veren bir televizyonun, İstanbul-Adana maçını gözlerden kaçırmasına seyirci kalamayız... O takımı çalıştıran, canımız kadar çok sevdiğimiz kişi de olsa, o takımın futbolcuları ter de akıtsa, masabaşı oyunlara göz yumamayız...

Kusursuz da olsa hiçbir cinayetin peşini, hiçbir zaman bırakmayacağız... Her kim olursa olsun futbola siyaset, para, şike, şaibe karıştıran herkesi maalesef tedirgin edeceğiz..

Neden mi? Neyin uğruna mı?

Yağmur yağarken kovuktaydık da...

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır