kapat

21.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Demirel ile Çiller

Gazetelerde Demirel ile Çiller'in yanyana resimleri...

"Baba-kız" muhabbetleri...

Çiller'den "emrinizdeyim" ayakları...

Baba'dan, siyasi nükteler, gülücükler...

Karışmak gibi olmasın, Allah muhabbetinizi artırsın ama neler döndüğünü söyleyin de biz de neşelenelim...

Baba'ya soralım:

Türk siyasetine ihsan eyledikleri bu hanımefendi, sırf kişisel hırsı için Erbakan'ı başbakanlığa taşıyıp da, bütün millete yürek çarpıntısı yaşatmadı mı?..

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla Erbakan'ın gidip Libya çöllerinde Albay Kaddafi'den fırça yemesinde, bu hanımefendinin hiç rolü olmadı mı?..

Ve aynı hanımefendi, hala içerde yatan Selçuk Parsadan'a örtülüden 5 milyarı toka edip etmediğinin hesabını verdi de mi, şimdi güle oynaya bu neşeli muhabetlere girişiyorlar?

Diyeceksiniz ki...

Eee, Demirel de "verdimse ben verdim" dememiş miydi?..

O zaman, tencere yuvarlanıp yeniden kapağını buluyorsa veya bulacaksa, ben de buna şiddetle itiraz ediyorum...

Müthiş rahatsız oldum...

Savaş
Başsavcı Vural Savaş, 19 Mayıs'ta ve de Samsun'da çok sert konuşma yapıyor... Ne oluyor, savaş mı başlıyor?..

Külot
Ankara'da tanesi 200 milyon liraya satılan ithal külotlar kapış kapış gitmiş... Zarfa bakma mazrufa bak!..

Ezan
Nevşehir müftülüğü, İngilizce bilen imam arıyormuş... Ezanı ingilizce okutmayı mı düşünüyorlar acaba?..

Aydın dürtüsü
32 Büst adlı kitap için soyunan aydınlarımız için, "Bırakın soyunsunlar" demiştim.

"Aydın" dediğin zaten budur, "tuhaf etkinlikler" yapmazsa duramaz, iki eli kanda olsa yetişir, aksi halde "aydın olamadığı" hissine kapılır, yataklara düşer...

Düşünceye Özgürlük kitabı etrafında olanlar da aynı türden davranışlar...

DGM savcısı, 9.5 yıl isteyince bazıları, "Biz o kitabı okumadan imzalamıştık. Afedersiniz!" deyip çark ettiler.

Mesele basit:
Aydın etkinliği olsun diye kitabı okumadan imzayı basarsan, sıkıyı görünce de tornistan edersin...

Sakın kızdığımı sanmayın, bu tuhaf etkinlikler bize de muhabbet imkanı yaratıyor...

Özal faktörü
Yazılmazsa haksızlık olur...

Galatasaray'ın UEFA kupasını almasındaki en önemli etkenlerden biri gümbürtüye gitti.

Turgut Özal faktörü...
Keşke yaşasaydı da görseydi...

Türk insanının zihinsel potansiyeli ve yaklaşımları onun sayesinde büyük bir dönüşüme uğramasaydı...

Onun girişin, yapın, arkanızdayım demesiyle, ülkenin her yanı yeşil sahalarla kaplanmasaydı...

Özel televizyonlar sayesinde, insanlarımız, dünya futbolunu ve futbolun ne çekici bir sektör olduğunu görmeselerdi...

Dünya devlerinin oyunlarını, maharetlerini ve çalışmalarını izlemeselerdi...

Böyle bir başarı gelir miydi acaba?..

Hiç sanmıyorum ve bu hakkı Özal'a teslim ediyorum...

Bu yönerge saygısızlıktır

Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer, gazetelere bir yönerge göndermiş ve demiş ki:

"Resmi törenlere, erkek gazeteciler takım elbise, kravat; bayan gazeteciler ise döpiyes veya pantolon ceket ile katılacaklar."

Bence bu işte ciddi bir tuhaflık var...

Önce meseleyi koyalım:

Zevatın belirli bir üslupla yer aldığı toplantıya katılan gazetecinin de o üsluba özen göstermesi gerekir.

Meselâ, herkesin smokinle katıldığı bir resepsiyona, gazetecinin de smokin ile katılması en azından "şık" bir davranıştır.

Nasıl, pikniğe smokin ile gitmek uygun değilse, resmi bir toplantıya da eşofmanla katılmak saçmadır, abestir.

Ukalalık ve hatta küstahlıktır.

Ama seçeceği kıyafeti, gazetecinin saygınlığına ve anlayışına bırakmak esastır.

Bir ülkenin gazetecisine, "ne giyeceğini hatırlatmak" en azından o mesleğe saygısızlıktır.

Gazetecinin, nerede ne giyileceğini bilecek yetenekte olması beklenir.

Patavatsız yapan olursa, kendisine bunu hatırlatmanın bir çok yolu vardır.

Bir gazeteci, nerede ne giyeceğini bilmiyorsa zaten gazeteci değil, hokkabazdır.

Ama ülkenin en yüksek makamı, gazetecilere "sakın hokkabazlık yapmayın" diye yönerge gönderemez.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır