Mali piyasalarda beklentisizliğe yurtiçi ve yurtdışı olumsuz gelişmelerin etkisi de eklendi. Enflasyonu düşürmeyi hedefleyen programın uygulamaya konulduğu 2000'de piyasalardaki likidite ilk kez bu kadar sıkıştı. Gecelik faizler bir anda yüzde 70'e vurdu ve yılın en yüksek düzeyine çıktı.
Piyasaların likiditeye sıkışmasında sıralanan belli başlı nedenler arasında yurtdışından sermaye akışının azalması, yeni bir dış borçlanmaya gidilmemesi ve yurtiçinde döviz hesaplarının çözülmemesi gösteriliyor. Merkez Bankası'nın açık pozisyonları yeniden sınırlamasının olumsuz etkisi yanında dış piyasalardaki düşüşlerden ve yurtiçinde açıklanan cari işlemler dengesi verilerinin olumsuz çıkmasından dolayı dövize talep arttı. 1999'un ilk iki ayında 1 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi bu yılın aynı döneminde 1.5 milyar dolar açığa dönüştü.
* Faiz fırlaması - Tam bu aşamada Merkez Bankası "getir dövizi al lirayı" politikasını uyguladı. Haftanın son günü olan Perşembe piyasanın 1.6 katrilyon lira ihtiyacına karşılık Merkez Bankası sadece 500 trilyon borç verdi. Onun da faizi fırladı. Likiditeye sıkışan bankalar döviz satmaya başladı. Merkez Bankası'nın dövize talebin görüldüğü günde asıl amacının bankalara döviz sattırmak olduğu sanılıyor. Bu gelişmelerle yüzde 30'u gören ve son 15 yılın en düşük düzeyine inen Hazine bonosu faizleri geçen hafta yüzde 35'e kadar tırmandı.
* Borsada düşüş - Borsa hem dış piyasa gelişmelerinden hem de yurtiçi faiz artışından ürktü ve haftayı yüzde 6.31 kayıpla bitirdi. İMKB Endeksi dört günle sınırlanan haftada 17.557'den 16.449'a indi. Dış gelişmeler arasında Morgan Stanley'in Gelişmekte Olan Ülkeler Endeksi'nde Türkiye'nin payını azaltması da etkili oldu. Türkiye'nin bu endeks içindeki ağırlığının yüzde 5.17'den yüzde 4.26'ya inmesi yabancıları satışa döndürdü. Bunun etkisinin tatil dönüşü sürmesi bekleniyor.
* Faiz korkusu - ABD Merkez Bankası 16 Mayıs'taki toplantısında piyasalara sürpriz yapmadı ve faiz artırımını beklendiği gibi, 0.50 ile sınırlı tuttu. Ancak FED'in açıklaması faizdeki artışın devam edebileceği yönünde olunca, ilk günkü rahatlamanın yerini son iki günde sıkıntılı bir bekleyiş aldı. ABD'nin faiz artırmasının Latin Amerika ülke ekonomileri üzerindeki olumsuz etkisi öncelikle o ülke borsalarına yansıdı. Ardından da dünya borsalarına.
* İcraatlarda hızlanma - Tüm bu olumsuzluklar yanında yurtiçinde Tarım Birlikleri Tasarısı'nın Meclis'te görüşülmeye başlanması, özel emekliliği düzenleyen taslağın Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilmesi ve Meclise gönderilmesi de piyasaları canlandırmaya yetmedi.
Önümüzdeki hafta hem IMF heyeti hem de Dünya Bankası Başkanı Türkiye'de. Dolayısıyla reformlarda daha hızlı davranılabilir. Açıklamalar olabilir. Ancak bunlar da piyasaları canlandırmaya yetmeyebilir. Bunun için hükümetin icraatlarının devamı yanında dünya piyasalarının düzelmesi veya en azından kötüye gidişin durması beklenebilir.
Sonuç - "Acı olmadan kazanç olmaz"