kapat

19.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Kopenhag destanı

Kopenhag'da destan yazan Cim-Bom'un maçını izliyoruz... Galatasaray her hücuma geçtiğinde biz de onlarla beraber... İkibuçuk saat süren final mücadelesinin sonunda bir bakıyoruz perişan olmuşuz...

Şairin dediği gibi: "Tarihin dilinden düşmez bu destan... Nehirler gazidir, dağlar kahraman..." İşte Kopenhag destanı da... Böyle bir destan. Dilerseniz "başından" başlayalım.

Maçın "öncesinden."

Kopenhag'ın "3 Mayıs'taki Diyarbakır'dan" farkı yoktu.

Galatasaray-Antalyaspor "Türkiye Kupası maçı" Diyarbakır'daydı.

Ve Diyarbakır o gün "Sarı-Kırmızı'ydı."

Çarşamba öğleden sonra Kopenhag'da "şehir turu" attık.

Ve gördük ki...

Ha Diyarbakır, Ha Kopenhag.

İkisi de "Sarı-Kırmızı."

ASAYİŞ EKİBİ
Bir başka caddede yine bir kavga...

Meclis Başkanvekili Murat Sökmenoğlu... Yaşar Okuyan... Fikret Ünlü... Hemen otobüsümüzden aşağı fırladılar.

"Asayişi" sağlayıp, döndüler.

Daha sonra...

Bir Yunan lokantasının önünde, bir grup İngiliz...

Galatasaray bayrağını yerlerde sürüklüyorlar. Meğer, Fikret Ünlü "ne babayiğit adammış."

Şoföre bağırdı:

- Stop!..

Ünlü'nün "İngiliz holiganların" arasına dalmasına zor mani olduk.

Heyetteki bir başka "babayiğit" de Mehmet Ali İrtemçelik.

Bir İngiliz "uygunsuz bir hareket" yapınca... İrtemçelik "anında tepki veriyor."

"Kavga... Gürültü" gibi ortamlarda ise...

"Müthiş arabulucu."

TRİBÜNLER
Ve stadyumdayız...

"Kimi ararsanız" orada.

Siyasetçisi... Sanatçısı... İşadamı... Gazetecisi... Belediye Başkanı... Karslı'sı... Rizeli'si... Konyalı'sı.

Fazilet'ten Mehmet Elkatmış diyor ki:

- Allahın izni ile alacağız.

ANAP'lı Melike Hasefe "rüyasını gördüm" diye başlıyor:

- Bu iş penaltılara kalacak... Ve alacağız.

Mustafa Taşar "hasta."

39 derece ateşle, maçta.

"Bir iğne... İki hapla" ayakta.

"O gövdeyle" bir de, tribünde "iskemlenin üstüne" çıkmaz mı...

Hasta, hasta bağırıyor:

- Aslan Gassay...

TEKME... DİRSEK...
Solumuzda Sağlık Bakanı Osman Durmuş.

Sağımızda Devlet Bakanı Hasan Gemici.

Önümüzde Dışişleri Bakanı İsmail Cem.

Maçı izliyoruz.

Galatasaray'ın her hücumunda, herkes birbirini "dürtüyor."

Birbirine "dirsek" veya "tekme" atıyor:

- Bak!.. Gole gidiyoruz!..

Maçtan sonra fark ediyoruz ki...

Tekme dirsek yemekten "her yerimiz perişan."

Tabii, bizim dirseklerden de "diğerleri perişan."

FAZİLETSPOR
Devre arasında herkes birbirine soruyor:

- Ne olacak?

Herkesin, birbirine yanıtı:

- İyi olacak... Alacağız.

Bakıyoruz... Recep Tayyip Erdoğan da maçta.

"Aslan Cim Bom" diye bağırıyor:

- İyi olacak... İyi olacak...

"Ya sizin parti" diyoruz:

- Fazilet'te neler olacak?

Tayyip Erdoğan:

- Galatasaray alacak... Bizde ise... Anayasa Mahkemesi kararı beklenecek.

- Başka?

- Bir de şey var... Parti içindeki "iç demokrasi arayışına... Farklı görüşe... Kongredeki farklı siyasi yaklaşıma" bir müdahale gelecek olursa... Bu hayra alamet olmaz.

- Müdahale gelmezse...

- Parti içindeki bu demokratik gelişmeye saygı duyulursa... O zaman... Yeniden bir bütünleşme süreci sağlanabilir.

KUTLU OLSUN
Zafer... Galibiyet... Başarı...

Öylesine güzel bir duygu ki.

Geceyarısından sonra havaalanındayız.

Ver elini, Esenboğa.

2500 kilometrelik yolculuk "sabah saat yedide" sonuçlanıyor.

Esenboğa "bayram yeri" gibi.

Hepimiz yorgunluktan "perişan" haldeyiz.

Yaşar Okuyan "ben seni eve bırakayım" diyor.

Onun makam otomobili ile şehre girerken...

Bakan "ani bir karar" veriyor:

- Hastaneye baskın yapacağım.

"Yapma" diyoruz.

Yapsa... "İyi resimler" çekeceğiz.

Zira Bakan "Sarı'lar... Kırmızı'lar" içinde.

- Yapmayın Sayın Bakan...

"Gerekçemiz" de şu:

- Hemşire ya da doktor... Gece sevinçten geç yatmıştır... Bugün gecikebilir... Böyle bir zafer gününde, kimsenin kalbi kırılmasın... Ayrıca... Sarı Kırmızı'lı Bakan'ı gören hastalar ya "Aslan Gassay" diye heyecanlanırlarsa... Heyecandan ölen falan olursa...

Okuyan diyor ki "öyle olsun bakalım."

Ve otomobil yola devam ederken...

Biz uykuya dalıveriyoruz...

Rüyamızda "Galatasaray, penaltı atıyor.

"Bayramın" kutlu olsun Galatasaray.

"Zaferin" kutlu olsun, Türkiye.

KAVGA
Yolda bir "kavga" gördük.

İngilizler "bizimkilere" bulaşmışlar.

Ellerinde "bira şişeleri."

"Çirkin el, kol işaretleri" yapıyorlar.

Bizimkilerin de "maaşallahı" var.

İngilizler'in etrafını sarıverdiler.

Tekme... Tokat... Yumruk.

Kavganın "tam ortasına" düştük.

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü, otobüsümüzün şoförüne bağırdı:

- Stop!

Şoförün frene basmasıyla birlikte...

Fikret Ünlü ile Yaşar Okuyan "kavgacıların" ortasına daldılar:

- Durun!.. Ayıptır!..

- Ama Sayın Bakanım... Onlar başlattı.

- Olsun... Siz vurmayın...

- Ama Yaşar abi... Fikret abi...

- Dağılın diyorum size.

- Peki abi.

Kavganın "daha da büyümesi" önlendi.

Yola devam ettik.

DATTİRİ DÜTTÜRÜ
Maçtan sonra "Kopenhag caddeleri" görülmeye değer...

Otomobilleriyle gelmiş olan "gurbetçilerimiz" tur, atıyorlar...

"Dattiri... Düttürü" bütün kenti ayağa kaldırmış.

Ve Kopenhaglı da "Galatasaray'ın sevincine" katılıyor.

"MAHSUN"
Yine maçı seyrediyoruz.

Galatasaray'ı... Bu arada "diğer takımları" konuşuyoruz.

Tayyip Erdoğan diyor ki:

Sen asıl "diğer partilere" bak.

- Nesine bakalım?

- Ben merkezli siyasetin... Tekelci siyasetin sonu geldi... Artık müzakere, müşavere dönemi başlıyor... Artık, siyasette "tavanın" değil, "tabanın" dediği olacak... En radikal partilerde bile yeni gelişmeler bekle...

Derken yine bir Galatasaray akını.

Top direkten dönüyor.

Arkamızdaki bir seyirci, omuzumuza vuruyor:

- Yıkılmadık, ayaktayız!

"Kim" diye dönüyoruz...

Mahsun Kırmızıgül.

AÇIK PAZAR
Caddeler, sokaklar "işportacı" dolu.

Kimi "Galatasaray şapkası" satıyor.

Kimi "Sarı-Kırmızı'lı kaşkol."

"Forma..."

"Bayrak..."

Müşteri deseniz "kuyrukta."

Sanırsınız ki "Ali Sami Yen Stadı'nın önü."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır