G.Saray bir daha kolay nasip olmayacak büyük bir başarıya imza attı. Dünyanın en iyi teknik adamını, en iyi oyuncularını da bir araya toplasanız böyle bir kupayı alma garantiniz yok. Örnek yıldızlar topluluğu, trilyonluk bütçesi ile Arsenal.
G.Saray'ın başarısına sadece sportif anlamda bakılmamalı. Tüm dünya gündeminde bir yıldır G.Saray, dolayısıyla Türkiye var. Bu tanıtımı parayla yapmak mümkün değil. Devlet yıllardır bunun için trilyonları akıttı. Avrupa Birliği'ne katılmak için vermeyeceği taviz yok. G.Saray takımına gerekli desteği vermeli. Bu takımın dağılmasına göz yummamalı. Kimse "Bu haksızlık. G.Saray daha da güçlenir. Yakalamak zor olur" demesin.
Sarı-kırmızılılar buraya büyük özveri ile büyük riskleri alarak geldiler. Siz de yapın, siz de Türkiye'yu buralara taşıyın, siz de alın. G.Saray, UEFA Kupası'nı alırken çok önemli bir şeyi ispatladı. Eğer kaliteniz varsa, fizik gücünüz yeterli ise, yüreğinizi sahaya koyuyorsanız her işi başarmak mümkün. G.Saray hayal diye görünen şeyin gerçek olabieceğini sahada gerekli her şeyi yaparak tüm dünyaya gösterdi.
G.Saray'ın bugüne kadar oynadığı en iyi takım Arsenal. Maç öncesi favoriydi. Futbolu bilenlerin çoğunluğu böyle düşünüyordu. Sakın abartılıyor sanılmasın; Overmars, Henry, Bergkamp, Kanu'yu topla buluşturduğun zaman nelerin olabileceğini herkes televizyonlarda seyretti. Ama G.Saray öyle iyi organize oldu, öyle iyi yardımlaştı ki bu yıldızların topla buluşmasını engelledi. Rakip oyuncular teke tekte rahat adam geçiyorlardı ama beş-altı kişi birden kademedeydi. G.Saray sadece rakipleri oynatmamakla kalmadı, dünyanın en büyük yıldızlarına kendilerini de kovalattırdılar. Vieira, Petit hücuma çıkamadılar. Overmars, Bergkamp defansa gelip, G.Saray'ı durdurmaya çalıştılar.
Bu başarıda Terim ve ekibini ayrıca kutlamak lazım. Son maçlarda yorgun düşen ve sakatların çok olduğu takımı mükemmel hazırlamışlar. Tüm oyuncular güçlerinin sonuna kadar mücadele ettiler. Üç oyuncu değişti. Girenler de tabanca gibiydiler. Hagi, hırsının, zorlanışının, tükenişinin sonucunda atıldı. Maç bittiğinde sahada sağlam yedi-sekiz oyuncu kalmıştı.
G.Saray, Türkiye'nin gururu olmaya devam ediyor. Ama Kopenhag'da bir konuda sınıfta kaldık; habercilik. Televizyonculuk adına kışkırtıcılık ve şarlatanlık yapıldı. Sağ duyulu bazı kanalları bundan ayırıyorum. Ama herkes bunu kimlerin yaptığını biliyor. Şu anda kupanın sıcaklığı ile zevkini yaşamalıyız. Ama ülkemizin geleceği sağlıklı toplum yapısı için bu işin masaya yatırılması ve uzun süre tartışılması şart.