kapat

18.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Çok yaşa Galatasaray

İşte inanç, işte güven; işte bu maçı kazanmayı daha İstanbul'da kafaya koymuş Aslanlar'ın zaferi. İşte Türk futbol tarihinin en büyük bayramı. Söyleyecek kelime bulamıyorum, gerçekten bulamıyorum. Maçın en kritik anlarını 10 kişiyle oyna ve Arsenal'den kupayı al. İşte Türk'ün zaferi. "Şimdi İstanbul'da olmak vardı" diye bir şarkı var. Şimdi İstanbul'da olsaydım, o İstanbul'u sabaha kadar uyutmayacak kalabalığın arasına karışsaydım. Bu ne güzel coşkudur, bu ne güzel bayramdır bu ne güzel zaferdir herkese kutlu olsun, herkese...

Arif topa biraz daha dikkatli vursaydı, ya da yanında bomboş bekleyen Hakan'ı görebilseydi Galatasaray'ın ilk yarıyı galip bitirmesi işten değildi. Korkunç bir mücadele içinde geçen ilk yarının tek kritik pozisyonuydu bu.

Galatasaray orta alan oyuncuları beklediğimiz o müthiş preslerini yapınca Arsenal'in oyun kurması mümkün olamadı. Bu yüzden korkunç dediğim mücadele, orta sahada kıran kırana geçti. İki takım da bu alanı aşıp topu hücuma sokmak için öldüresiye savaştılar. Ama her iki savunma da doğrusu fevkalade başarıyla oynadı. Galatasaray savunmasında Bülent müthişti, Popescu adeta bir elektronik beyindi. Savunmayı ileride kuran Galatasaray, ilk toplara basmak için büyük bir gayret içindeydi. Bu yüzden bir-iki ikili mücadeleyi kaybettiler. Ama yardımlaşma o kadar güzeldi ki, kaybedilen toplar tehlike boyutuna ulaşmadan tekrar kazanıldı.

Hagi bir süperstar
Bu yarının süperstarı Hagi'ydi. Büyük top cambazı, hayatının final maçına fevkalade hırslı hazırlanmıştı. Top ayağına adeta yapışıktı. Hele Bergkamp'a attığı bir çalım vardı ki, Arsenalli futbolcu bunu herhalde hayatı boyunca unutmaz.

Birinci yarıyı ahla kapadık, ikinci yarıyı ahla açtık. Hücumda topu dikkatli ve ayağa oynadığımız zaman Arsenal savunması çözülüyor. Gene böyle bir akında daha ikinci dakikada bu defa Hakan, Seamann ile karşı karşıya kaldı. Golü kurtaran da direk oldu.

Devrenin geri kalan bölümünde Galatasaray olağanüstü bir mücadele sergiledi. Ve bu defa da Hagi'nin lüzumsuz itişmesi maçın en kritik anında takımı 10 kişi bıraktı. Hem de Hagisiz... Galatasaray'ın moralman sarsılacağını düşünmüştük. Sarsılmadılar... Koşmaktan bitkinleşen orta sahanın iki müthiş presçisi okan ve Suat oyundan alındıktan sonra da olağanüstü bir çabayla maçı götürdüler. Altın gole de yaklaştılar. Ama olmadı. Top, oyun içinde bize bir türlü sevmedi. Ve kalpleri durduran penaltı atışları başladı.

4 muhteşem penaltı attık
Penaltılarda, maç içinde Arsenal'i kurtaran direk bu defa bizim yanımızda oldu. Kazanmayı hakedenlerin yanında... Ve 4 muhteşem penaltı attık. Seaman 4'ünü de seyretti. Kupa bizim, zafer bizim... Türk futbolunuda yeni bir sayfa açılıyor. Bundan sonra artık her maça başımız dik, yüreğimiz sapasağlam çıkacağız.

Yaşa Galatasaray... Çok yaşa... Binlerce, milyonlarca teşekkür... Bu kupayı başından beri hak etmiştik ve kazandık.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır