* Çok mutluyum, heyecanlıyım, gururluyum. İlk defa böyle yüce bir makam kansız, kavgasız ve hilesiz el değiştirdi. Ben 7 yıl boyunca işte bunun için gayret gösterdim. Ben hiçbir şeye talip olmadım, mücadele etmedim. Eğer bir şey için mücadele etseydim ve başaramamış olsaydım şapka çıkarırdım. Hadisenin böyle bitmiş olması bunun ispatıdır.
* Bölükbaşı'nın bir sözü vardır. "Bir yerlere gelinmesi, gidilmesinden çok daha kolaydır. Rüzgar iter gelirsin, ama giderken aynı iyiliklerin olması çok zordur" diye. Bugünkü manzarayı gördükten sonra diyeceğim tek şey var; Fevkalade mutluyum...
* Demirel'e bu kalabalık ve yoğunluktan dolayı "Yorgun musunuz?" diye soruyoruz. O bildik üslubuyla cevap veriyor: "Bir saatten fazla ayakta el sıktım ama yorgun değilim. Harran'dan Mahmut Çavuş'u, Şırnak'tan Orhan'ı gördüm. Nasıl yorgun olurum?
* Demokratik bir toplumda Evet'ler yüzde 70'in üstündeyse orada bir hile veya yanlış vardır. Yüzde 30 ise, iyidir. Ben burada bunu gördüm.
* Yukarıdaki deyişi örneklemek için bir hikaye anlatıyor Cumhurbaşkanı Demirel: "30 cm. arayla iki delik varmış. Deliğin birinde de fare. Ağzında koskocaman bir peynir olan kedi dışarıdan şöyle demiş; 'Fare kardeş, gel delikten çık. Öbür deliğe girersen, sana ağzımdaki peyniri vereceğim.' Farenin cevabı şöyle olmuş; 'Mesafe kısa, mükafat büyük. Bu işin içinde bir hile var, çıkmam.' Demirel bu hikayeyi kendisine gösterilen ilginin haklı gururu ve bilinciyle anlatıyor ve kendisi söylemiyor ama bir yerlere mesaj da veriyor.