Tüm Türkiye, yıllardır hayal ettiğimiz finale kilitlendi. İmkanı olan, bilet bulan herkes Kopenhag'a koştu. Gidemeyenler ise bu akşam bu büyük olayı televizyonlardan seyredecekler. Gülen taraf G.Saray olur mu? Bunu bilmek zor. Ama bir gerçek var ki; bu çocuklar görevlerini fazlasıyla yaptılar. TSYD, hazırlık, kupa, lig ve Avrupa derken bu sezon 65'in üzerinde maç oynadılar. Bu kaldırılması kolay bir yük, futbol tarihimizde alışılmış bir olay değil.
Bunu yaparken sadece fiziki ve psikolojik değil, mali konularda da büyük özveri gösterdiler. İçlerinde Türkiye'ye para kazanmak için gelen yabancıların fedakarlıkları daha da anlamlı.
Kupayı çok istiyoruz. Bunun için futbolcularımız ellerinden geleni yapacaklar. Buna inancım tam. Ancak kazansalar da, kaybetseler de benim için bir şey değişmeyecek. Onları maç bitiminde ayakta alkışlayacağım.
Bu, olayın saha dışındaki önemli bir boyutu. Saha içinde dikkat edilecek konulara da şöyle bir göz atalım. Öncelikle oyun disiplini, Terim'in vereceği taktik planın harfiyen uygulanması. Rakibin yetenekli oyuncuları çok, hepsine bir adam veremeyeceğimize göre takım halinde hareket etmeye çok ihtiyaç var.