Kadıköy'de buluşmuşlardı. Bir dekorasyon firmasında şoför olarak çalışan Serkan da gelmişti. "Firmanın arabasını alırım, rahat gezeriz" deyince sevinç çığlıkları atmışlardı. Kadıköy'de birkaç bara girip çıktılar o gece. Kalamış, Suadiye, Caddebostan sahil şeridini rüzgar gibi geçip Bostancı'da mola verdiler. Sonra yine çıktılar sahil yoluna. Yollar boş, alan genişti. Serkan gaz pedalı üzerindeki baskısını her an biraz daha arttırıyordu. Neşeli kahkahalarla sürerken yolculukları, bir anda alt üst oldu dünya. Aracın tekerlekleri yerden kesilmiş uçuyorlardı. Kartal marka araç yere vuruyor, taklalar atıyordu. Kırılan camlar birer bıçak gibi saplanıyordu körpecik bedenlerine. Sonra her biri bir başka köşeye savrulup gitti. Araç durduğunda etrafı derin bir ölüm sessizliği kaplamıştı.
Bir araç daha vardı. Kartal marka araç yoldan çıktığında o aracın üzerine düşmüştü önce. Bilanço ağırdı. Çok ağır...
Cemal Yirmibeş, Gökalp Gönüler ve Oğuz Bekmezci... Maltepe Kale Sokak'ın sevimli afacanları ölüm yolculuğunda da birbirlerini yalnız bırakmamışlardı.
Arkadaşları Serkan Özen ile Burç Özel ise ağır yaralanmışlardı. O geceyi eğlenmeye ayıran gençlerle yolları Maltepe Sahili'nde, İdealtepe Spor Tesisleri'nin önünde yolları kesişen Diş hekimi Selim Çömlekçioğlu ile arkadaşı Hasan Temiroğlu da mutlak bir ölümden dönmüşlerdi. Yaralılar hastaneye taşındı aceleyle. Cemal, Gökalp ve Oğuz'un cesetleri de morga kaldırıldı. Cemal ile Gökalp Anneler Günü'nde toprağa verildi.