Aralarında kan bağı bulunan iki takımın maçının küme düşme ve şampiyonluk hesaplarının alt üst olduğu bir haftaya denk gelmesi, ister istemez "dedikodu kazanı"nın fokurdamasına sebep oldu. Burada önemli olan nokta, bu kardeşlerden hangisinin küçük, hangisinin büyük olduğuydu. Bunu ise bu maçın sonunda net olarak anlayamadık ama herhalde gelecek hafta anlayacağız.
İlk yarıda diri, istekli bir Adanaspor vardı sahada. Ama kendini fazla sıkmayan turuncu-beyazlılar da göze çarpıyordu. Oğuz, Zdravkov, Hayati ve özellikle Altan, ilk yarının en çalışkan isimleri arasındaydılar. İstanbulspor ise sanki kendini maça konsantre etmemiş gibiydi. Ve ilk yarı sonunda Adana, istekli oyununun karşılığını 2-1'lik galibiyetle alırken İzmir'den gelen gol haberi de işin tuzu-biberi oluyordu.
İkinci yarıda İstanbul'da Timur ve Aykut oyuna girdi ve Boğa canlandı. Bütün riskleri göze alan İstanbul, kontrataklardan neredeyse kalesinde golü görüyordu. Ama Altan ve Ali Asım'ın direğe nişanladığı toplar maçın kaderini değiştirdi.
Ve o kadar golcü varken bir stoper, Emre, attığı 3 golle ligin kaderini değiştirdi. Emre, hayatında belki de bir daha hiç hat-trick yapamayacak ama bizler gelecek hafta son yılların en heyecanlı düşmeme mücadelesini izleyeceğiz.