kapat

11.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Trilyonluk vurgun yapanlar yine başrolde...

Soruşturması 22.1.1999 yılında başlayan Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki yolsuzluk olayı üstü kapalı olarak yine devam ediyor. Aslında eski Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay zamanında başlayan tahkikat, Milli Eğitimin bazı üst görevlilerinin 6 aya mahkumiyeti ile sonuçlanmış, ayrıca bunlar para cezasına da çarptırılmışlardı. İsimlerini saymama şu anda gerek görmediğim bu yüksek dereceli Milli Eğitim memurlarının, Açıköğretim ve Açık İlköğretim kayıtları sırasında öğrencilerden toplanan paraları kanunda Ziraat Bankası'na yatırılması emredildiği halde, özel anlaşma ile başka bir bankaya yatırıp, menfaat temin ettikleri iddiası mahkemece de doğru görülmüştü... Yargılandıkları mahkeme 6 aylık cezayı paraya çevirmiş, ayrıca para cezası vermiş ve bu kişileri bir süre de meslekten men etmişti.

Pekiyi bunları neden anlattığımı izah edeyim de, siz de anlayın ama kolay anlayabileceğinizi sanmıyorum. Çünkü mesele akılllara durgunluk verecek derecede vahim!... Bir zamanlar gazetelere manşet olan bu olaylar sonucu, şimdi o suçlu görülen ve cezalara çarptırılan yüksek kademedeki müdürler yine iş başındalar da ondan... Ne yapıyor, ne ediyorlarsa, bütün tökezlemelerden sonra yine dört ayak üstüne düşüyorlar ve bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Bunları oraya hangi güç tekrar getiriyor, hangi güç onlara bu avantajı sağlıyorsa helal olsun doğrusu... Kanunlar, kitaplar, etik kurallar, politik dengeler ne dereceye kadar geçerli bir türlü anlamadım gitti.Bu köşede kötü kişilerle uğraştığım yetmiyormuş gibi başımıza bir de bu kurumlar çıktı.

Evet Sayın Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, nasıl olsa bu yazıyı özel kaleminiz veya sekreteriniz, bugün olmasa bile yarın önünüze koyacak. Okuyunca da konuyu hatırlayacaksınız. Bu konu benim konum değil, binlerce Açıköğretim öğrencisinin yatırdığı paralarının hesabının konusudur. Bu çocukların sırf okuyup, diploma alabilmek için ailelerinin kendilerine verebildiği harçlıkları veya orada, burada çalışarak biriktirdikleri paraların hesabını sormak da bana düşüyor. Zira ortada büyük bir yolsuzluk olmuş, mahkeme ile tespit edilmiş, sonra bu zevat tekrar baş köşelere getirilmiş. Eğer ne olmuş derseniz, konuyu daha açık ve isimlendirerek, bu sütunlarda açıklarım. Sizden cevap bekliyorum.

Oh ne bolluk, ane bolluk...
Kastamonu ilinin Daday ilçesi, Sorkun köyünde, tam 5 evet yanlış okumadınız tam beş öğrenciye 2 öğretmen düşüyor. Oh ne bolluk, ne bolluk diyeceksiniz. Bu iki öğretmen hallerinden memnun, böyle bir şans dostlar başına... Öğrencilerin karşısına ikisi birden geçiyor, rahatlıkla ders anlatıyorlar. Pekiyi bütün bunları olurken, öğretmensiz olan bir sürü okulda öğrenciler ne yapıyor?... Kastamonu Milli Eğitim Müdürü, buna cevap versin bakalım...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır