|
|
'Çocuk yapmamı Erdal istedi'
İkinci çocuğuna hamile olan Emel Yıldırım, Aktüel Dergisi'ne çarpıcı açıklamalarda bulundu.
ÇAPKIN işadamı Erdal Acar ile olan ilişkisiyle sık sık gündeme gelen eski manken Emel Yıldırım, bugün piyasaya çıkan Aktüel Dergisi'nde özel hayatı ile ilgili sorulara dobra dobra cevap verdi. İşte Yıldırım'ın açıklamalarından bazıları..
"KALBİNE GÖRE VERDİ"
* "Çocuk yapmamı Erdal çok istedi. Ben ilk başta nikah olmadan doğurmak istemiyordum. Ama o çok isteyince ben de kabul ettim. Zaten bir gün yüzüme vurulacak bir şeyi asla yapmam. Evli olsak pek farketmezdi tabii. Ama kadının istemesiyle erkeğin istemesi çok farklı. Erkek isteyince kadın da çocuk yapmak ister. Ben ilk hamileliğimde çok çektim, o yüzden ikinci bir çocuk istemiyordum. Ama Erdal bir erkek çocuk istiyordu. Allah kalbine göre de verdi. Hem benim çocuklarım dünyanın en şanslı çocukları herhalde. Cansu'nun doğum anını kaydettirdim hemşireye. Kaset saklı; Cansu ne zaman hazır olursa vereceğim seyretsin diye. Oğlumun doğumunu da kaydedeceğim. Ayrıca annesiyle babasının evliliğini görecek benim çocuklarım. Bu büyük bir şans."
"ADAM ZENGİN"
* "Beni seçmiş, ailesi beni seçmiş. Beni o ilgilendirir. Hem o erkek, sonuçta. Onunla bununla çıkıyor diye kendimi bozamam ki. Sorumluluklarım var. Çocuğum var, yuvam var. Adam zengin, adam yakışıklı, adam mevkili. Bir kadının istediği erkek yani. Ama akıllı, evlilik düşünecek bir kadın Erdal'a bakmaz. Hayatında ben varım çünkü. Onlar gelip geçici. Her zaman kalbinde olan tek insan benim. Bensiz yaşayamaz, ben de onsuz yaşayamam. Çapkınlıkları sorulduğu zaman bile artık "Helal olsun, yapsın, canı sağolsun" diyorum."
"İÇTEN SEVERDİ"
* "Annem bana düşkündü ama beni hiçbir zaman eliyle falan okşamamıştır mesela. İçten severdi. Biz dört kardeşiz: Üç erkek ve ben. Bizi sevdiğini biliriz ama belli etmez, öpüp koklamazdı. Ben kızımı bıktıracak kadar öpüyorum. Küçükken ellerini ısırır, yanaklarını öperdim sürekli. Zaten çalışmadığım için 24 saat beraberiz. Annem üç erkek çocuk doğurduktan sonra ben de erkek olurum diye korkmuş. O zaman ultrason falan da yok. Düşürmek için çok uğraşmış. Divandan divana atlamış; kına suları, soğan suları içmiş; kardeşlerimi karnının üstünde zıplatmış. Kader işte; yiyecek ekmeğim varmış, yapışıp kalmışım."
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|