kapat

11.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'Erkmen hatırına soyunduk'
Entelektüel kimlikleriyle ön plana çıkan 32 ünlü, Bülent Erkmen'in kitabı için 'soyundu'. Bazı insanlar 'sanat' bazıları da 'bir toplu katliam' dedi.

GRAFİK Tasarımcısı Bülent Erkmen'in hazırladığı "32 Büst-Otuz İki Fotoğraf İçin Yazılmış Yalanlar" adlı kitap, gündeme bomba gibi düştü. Entelektüel kimliği ön planda olan kişilerin "çıplak" olarak verdikleri portre pozları, yeni bir tartışma başlattı. 32 ünlünün buluştuğu bu kitaba, sanat camiasından iş dünyasına, grafikerlerden öğretim üyelerine kadar birçok ünlü poz verdi.

ÖZEL KİTAP
Kitap türünde belki de bir ilk. Fotoğrafları Tülin Altılar'a, metinleri ise Faruk Ulay'a ait olan kitapta, 32 fotoğraf ile bu fotoğraflarla hiçbir alakası olmayan 32 "yalan" var. Yani 32 bağımsız hikâye. Her sayfa özel bir tasarımla ilginç bir çevirme tekniği ile hazırlanmış; fotoğraflara ulaşmak da çok zor. Kitabın 32 çift, "hiç açılmamış" sayfası var. Sayfaların iç yüzeylerinde fotoğraflar, dış yüzeyinde ise hikâyeler yer alıyor.

Kitabı bulmak da hiç kolay değil; zira kitapçılarda satılmıyor. Türkçe 2 bin, İngilizce 300 adet basılan eserin, her nüshasında orjinal bir numara var.

Kitabın basına yansımasıyla her ağızdan farklı yorumlar çıktı. Verdikleri pozun arkasında olanlar ile pişman olanların uzlaştıkları tek nokta "Bülent Erkmen, yıllardır arkadaşım. Ona güvendim ve poz verdim" cümleleri oldu.

SOYUNANLAR KONUŞTU
Orhan Silier: Bu çalışmanın sansasyonel değil, örnek bir sanat eseri olarak değerlendirilmesi gerekir.

Prof. Dr. Yurdaer Altıntaş: Kitap, bir tasarım olarak değerlendirilmeli.

Hilmi Yavuz: Çok yanlış bir şey yapıldı. Amaç saptırıldı. Bu özel bir çalışmaydı. Gazetede görünce sinirlendim. Kendimden çok, bayan arkadaşlarım adına üzüldüm.

Mustafa Taviloğlu: Önemli olan fotoğraflar değil, kitapta yazılanlar. Fotoğrafı çektirdiğim için memnunum.

Nejat Yavaşoğulları: Magazin dergisine değil, sanata soyunduk.

YORUMLAR
Duygu Asena: Kardeşim İnci Asena'nın sanatsal bir çalışma için soyunmuş olması yaratıcılık. Ancak İnci'nin eski Türkiye güzeli olarak lanse edilmesi rahatsız edici. Etkinliğe şair olarak katılıyor.

Müjdat Gezen: Estetik değil. Fotoğraflar ne bir Ara Güler, ne de bir İsa Çelik fotoğrafı.

Hülya Avşar: Bence bu bir toplu katliam. Kahvaltımı, denize nazır yaparken peynir ve zeytinler gözüme yılan gibi göründü. Fotoğraflar feciydi.

Bedri Baykam: Görevi mankenlik olmayan kişilerin bu fotoğrafları çektirmesi güzel. Bana da böyle bir teklif gelseydi kabul edebilirdim.

Amerikan Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Bazmanoğlu: Çok çirkin. Foto-montaj zannettim. Böyle resim çektirebileceklerine inanmıyorum.

Psikiyatrist Esat Göktepe: Diğer soyunan insanlara göre hoş görünmüyorlar. Bir psikiyatrist gözüyle yaklaşmak gerekirse, birçok insan o yaşta bu şekilde görünmek istemez. Cesur iş.

Ebru Şallı: Hiç de estetik değil.

Beyazıt Öztürk (Beyaz): Bu iş 'Ben bunları soydum' diye yapılmışsa kötü. HABER MERKEZİ

Soyunan kadınlar erkekler değil!
Kültür ve sanat camiasının tanınmış 32 ismi, "kitap için soyundular" deniyor. Ama "soyunma" muamelesini kadınlara yaptık. Soyunan kadınlar oldu, erkekler değil.

Erkekler gömlek ve atletlerini çıkardılar. Kadınlarsa onlardan farklı olarak bir de sutyenlerini.

Erkekler bedenlerinin üst kısmını gösterdiler, kadınlarsa bir de cinsel organlarını.

Sokakta, bahçede, caddede bir erkek, üstü çıplak dolaşabilir. Tamam, doğal karşılanmaz böyle bir davranış ama alışkınızdır. En azından inşaat işçilerinin üstleri çıplak çalıştıklarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Ama bir kadın üstü çıplak sokağa çıkarsa kilodunu çıkarmış erkek muamelesiyle karşılaşır.

SARKIK GÖĞÜS TARTIŞMASI
İşte bu yüzden "soyunan ünlüler"e gelen tepkiler, yalnızca ve yalnızca kadınların göğüslerineydi.

Sabahtan beri dinliyorum; "sarkık göğüslerle niye poz verdiler?" deniyor. İnci Asena'nın, Serra Yılmaz'ın, Gülsün Karamustafa'nın, Naz Erayda'nın göğüsleri konuşuluyor. Şakir Eczacıbaşı, Hilmi Yavuz veya Murathan Mungan'ınkiler değil. Eleştirilen kadınlar yani, erkekler değil. Eğer aralarında kadınlar olmasaydı, bu kadar ilgi çeker miydi konu?

Yine bir eşitsizlik söz konusu değil mi?

SEDA KAYA GÜLER


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır